1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. Uzmanlardan Öğrencilere Meslek Uyarısı!
Uzmanlardan Öğrencilere Meslek Uyarısı!

Uzmanlardan Öğrencilere Meslek Uyarısı!

Üniversite tercihi yapacak öğrencilere uyarılarda bulunan uzman eğitimciler, “Mutlu olabileceğiniz mesleği seçin” diyor.

A+A-

ÖSYM tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen YKS sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından 7 Ağustos’ta başlayacak olan üniversite tercihlerinde adayların dikkatli olmaları ve acele etmemeleri gerektiğini belirten uzmanlar, adayların mutlu olabilecekleri meslekleri seçmeleri gerektiğini belirtildi.

Rehberlik Uzmanı Çiğdem Uslu, dönemin çok hassas olduğunu söyleyerek, üniversite tercih yapacak adayların sevdiği alanları tercih etmesi gerektiğini ifade etti.

Uslu, “Eski puan sisteminde öğrenciler YGS’den dört yıllık bir bölüm seçebiliyorlardı. Şu andaki sistemde sadece iki yıllık bölümleri tercih edebiliyor. Lisans bölümlerinin tamamı alanlara kaydı. Tercih yaparken ön plana çıkan unsurlar başarı sıralamalarıdır. Öğrenciler asla başarı puanına göre tercih yapmamalı.  Puana göre yapılan tercihlerde olumsuz durumlarla karşılaşma olasılığı olur. Başarı sıralamaları daha doğru bir tercih yapma olanağı sağlar. Çok önemli bir sürece girmiş bulunmaktayız. Tercih demek öğrencinin bundan sonraki hayatının ve geleceğini oluşturması demektir. Bundan sonraki hayatını yaşantısını statüsünü, ekonomik düzeyini belirlemesi anlamına geliyor. Öğrencilerimizin de velilerimizin de çok dikkatli davranmaları, anlık karar vermemeleri, sağdan soldan duyduklarıyla öğrencilerimizin hayatlarını etki etmemelerini istiyoruz. Aynı şekilde öğrencinin de, arkadaşının girdiği bölümü tercih etmesi değil de, gerçekten ilgisini ve isteğine göre bir meslek seçmesi, seçtiği meslekte mutlu olması gerekiyor. Çünkü hayatının geri kalanını etkiliyor.” diye konuştu.

“Mutlu meslek mutlu gelecek”

“Mutlu meslek demek mutlu insanlar, mutlu gelecek demektir.” diyen Uslu, “O yüzden de asla gelişigüzel tercih yapmamaları gerekiyor.  Öğrencilerin bu alanda profesyonel olanlardan destek alması gerekiyor.  Üniversite tercihleri yaptıkları zaman hangi üniversite kafalarında şekillendiyse o üniversiteye gidip konuşmaları gerekiyor. Hele ki özel üniversiteleri tercih edecek olan öğrenciler muhakkak üniversitelerle görüşüp fiyatları, olanakları hakkında bilgi sahibi olması gerekiyor. Çağımız bilgi çağı, ÖSYM’de bu konuda bilgilerini güncelliyor. Mesela bu yıl kılavuzda KPSS puanını bile yayınlamış, bu dikkatimi çeken bir detay. Öğrenci hangi alanı Seçtiyse onun KPSS’deki alan puanını da yanına yazmış. Böylelikle öğrenciler devlete atanma puanlarını görebiliyor. Aynı zamanda tıp ve hukuk gibi alanların da atanma puanları verilmiş.  Bu ÖSYM’nin dahi kendisini ciddi anlamda geliştirdiğini gösteriyor. Öğrenciler yeni gidecekleri bölümde kaç tane Profesör kaç tane Doçent, kaç tane Doktora öğrencisi var bunları araştırması gerekiyor. Üniversiteden aldığı bu veriler ve profesyonellerden aldığı destekle birlikte gerçekten doğru bir tercih yapabilirler.” şeklinde konuştu.

Tercihlerin Ağustos’un 7’sinde başlayacağını ve 14’üne kadar devam edeceğini hatırlatan Uslu, “Ben hemen karar vereyim olsun algısıyla hareket edilmemeli. Ben bu yıl boşta kalmayayım, muhakkak bir üniversiteye girmeliyim algısı içerisine girmesinler. Bu hayatlarını gerçekten çok fazla etkiliyor. Öğrencilerin mantıklı, bilinçli tercihler vermesinden yanayım. Öğrenciler öncelikle hedefe ulaşma noktasında ilerlemeliler. Bir yıl denedi olmadı ikinci yıl da denemesinden yamayım. Bu onun hayatı ve hayatında keşke dememek için, vicdanının da rahat olması için istediği hedefe gitmesinden yanayım. Burada öğrencinin şunu da sorgulaması gerekiyor. Ben elli net ile başladım. Benim yapabileceğim en fazla net kaç olabilir? 80-85 olabilir. Ben burada istediğim bölümü kazanabilir miyim, kazanamaz mıyım? şeklinde sorgulamalıdır.” dedi.

“B ve C planları olmalı”

Öğrencinin farklı alternatiflerinin olması gerektiğini belirten Uslu, şu ifadeleri kullandı:

“Öğrencinin B ve C planının olması gerekiyor. Sürekli aynı şeyler için hedefe ulaşmak ta doğru bir davranış değildir. Belli bir müddetten sonra o hedefe daha farklı nasıl ulaşabilirim algısı içine girmesi gerekiyor. Mesela Hemşirelik istiyorsa iki yıllık sağlık bölümlerini bitirdikten sonra DGS ile Hemşireliğe çıkarabilir. Öğrencinin alternatifleri her zaman değerlendirmesi gerekiyor. Eğer 12’inci sınıftayken kafasında bu yıl olmadı ben gideyim algısı içerisine girmeden kendisine yeni bir şans vermesinden yanayım. Çünkü Türkiye’de üniversiteye girme şartları ciddi anlamda değişti. Eskiden bir bölüm okuyordunuz ve bitiyordu. Şu anda böyle bir şey yok. Şimdi aynı anda üç üniversite okuyabilirsiniz. Çift ana dal, yan dal yapabilirsiniz. Yatay geçişler hem üniversiteye giriş puanları hem de okuldaki başarı puanlarıyla iki farklı şekilde oluyor. Özel üniversitelerde okurken devlet üniversitesine geçiş yapabiliyorlar. Devlet üniversitelerinde bir bölümü okurken farklı bir bölüme geçiş yapabiliyorlar. Ondan sonraki süreçte bu olanakları değerlendirmeleri lazım... Aynı şeyi sürekli yapmak belli bir zaman sonra öğrencinin heyecanını kaybetmesine sebep olabiliyor. Bu çok daha ciddi kaygıları beraberinde getiriyor ve hem öğrencinin hem de velilerin psikolojilerinde olumsuzluklar meydana getiriyor. Ben burada her zaman öğrencinin kendisini tanımasını ve sonrasında yoluna devam etmesini öneriyorum.” (Nizamettin Aşkın- İLKHA)

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.