1. HABERLER

  2. YEREL

  3. Soylu: Hiç kimse sessiz çoğunluğun sessizliğine aldanmasın
Soylu: Hiç kimse sessiz çoğunluğun sessizliğine aldanmasın

Soylu: Hiç kimse sessiz çoğunluğun sessizliğine aldanmasın

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu ezanın aslına dönüşünün yıldönümü sebebiyle düzenlenen programa katıldı.

A+A-

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu ezanın aslına dönüşünün yıldönümü sebebiyle düzenlenen programa katıldı. Taksim olaylarını değerlendiren Soylu, “Hiç kimse sessiz çoğunluğun sessizliğine aldanmasın. Büyük bir gök gürültüsü gibi bütün o yalanlarını ortaya çıkartabilecek ferasete, akla, sağduyuya ve sabra sahiptir. Milletimizin sağduyusunu kimse yanlış anlamasın” dedi.

Sivil Dayanışma Platformu ezanın Türkçeden aslına dönüşünün 63. yıldönümü sebebiyle merhum başbakan Andan Menderes’in kabri başında anma programı düzenledi. Programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu, AK Parti milletvekilleri Harun Karaca, Faruk Işık, Enver Yılmaz, Ziver Özdemir, Mehmet Erdoğan, eski milletvekili Hüsnü Tuna, gazeteci Abdurrahman Dilipak, çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcisi ile vatandaşlar katıldı. Anıt Mezar’daki programda Kur’an-ı Kerim ve duaların yanı sıra Arapça ezan da okundu.

‘EZANIN ASLIYLA BULUŞMASI 1960 DARBESİNİN EN ÖNEMLİ SEBEPLERİNDENDİR’

Anıt Mezar’dakilere hitap eden Süleyman Soylu, “Burada andığımız esas itibariyle demokrasinin bir erdemidir. 14 Mayıs 1950’de hemen bir ay sonra ezanın aslıyla buluşması aslında milli iradenin bir erdemidir. Ezanın aslıyla buluşması sandığın bir erdemidir. Bu millet, bu bayrak, bu vatan, bu ezan bu milletin kutsalları olarak tanımlanmıştır. Bu millet tarif edilirken ezanıyla, bayrağıyla vatanıyla tarif edilmiştir. 1960 darbesinin en önemli sebeplerinden birisidir ezanın aslıyla buluşması. 1960 darbesine Türkiye’yi götüren o kinin, o nefretin, o entrikaların, o oyunların, o hakaretlerin sonucudur. Hazmedememişlerdir milletin kendi inancıyla ve kutsallarıyla buluşmasını. Hiçbir şekilde hazmedememişlerdir.” şeklinde konuştu.

Süleyman Soylu program bitiminde gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı. Bir gazetede çıkan ve 3 ay öncesinde Amerika’daki bir enstitüde Taksim’deki olayların masaya yatırıldığına dair soru üzerine ise şöyle konuştu: “Bu tip organizasyonlarla Türkiye dönem dönem karşı karşıya kaldı. 1960 darbesine baktığın zaman İngiliz gizli belgelerin açıklandığında darbenin nerden neşet ettiği ortaya çıkmıştır. Şimdi de Türkiye’nin etkinliğini kırmak, gelişmişliğini, ekonomisini, demokratik yürüyüşünü engellemek için gerek dış dünyadan gerekse onların içerdeki ortaklarından çok ciddi biçimde saldırılar gerçekleşmektedir.”

‘ELDE ETTİĞİMİZ AVANTAJI YİTİRMEYE ÇALIŞAN ÇOK CİDDİ LOBİLERLE KARŞI KARŞIYAYIZ’

2007 öncesinde de Amerika’daki bir enstitü tarafından ve yine gündemi sarsan ve birçoğu da gerçeklerle örtüşen haberlerle karşı karşıya kalındığını hatırlatan Soylu,”Çok dikkatli olmamız gereken bir dönemdeyiz. Çünkü Türkiye 300 yılı aşkın süredir ilk kez batıyla makasını kapatan, onların ekonomik kriz, sosyal kriz, siyasal kriz sebebiyle bir şekilde Türkiye’nin bugünkü ekonomik gelişmişliği, demokratik gelişmişliği, siyasal gelişmişliği üzerinden elde ettiği avantajı yitirmeye çalışan ciddi lobilerle karşı karşıyayız. Faiz lobisi bunun en temel unsurlarından birisidir. Ama bu millet feraset sahibidir. Neyle karşılaştığını çok iyi bilmektedir. Bizin sözümüz, iddiamız, irademiz daha fazla demokrasidir. Türkiye aynen o dönemlerde olduğu gibi geçmişte yaşanan senaryolarda olduğu gibi yalanla, iftirayla ve entrikayla karşı karşıyadır. Dün akşam yine sosyal medya üzerinden milletimizi Gazzede, Filistin’de çekilen fotoğrafları İspanya’da çekilen fotoğrafları, kendisini TOMA’nın altına atıp bana bir şey oldu diye isyan eden ve etrafındaki insanları tahrik etmeye çalışan bir anlayışı dün net bir şekilde yaşamıştır.” dedi.

‘MİLLETİMİZİN SAĞDUYUSUNU KİMSE YANLIŞ ANLAMASIN’

“İftiralar neredeyse Türkiye’nin her yanını sarmıştır” diyen Soylu, “Ama milletimiz uyanıktır, sağduyu sahibidir. Dün Ankara’da gereken cevabı vermiştir. Bugün de İstanbul’da bu milletin çok az bir bölümü bu cevabı verecektir. Hiç kimse sessiz çoğunluğun sessizliğine aldanmasın. Büyük bir gök gürültüsü gibi bütün o yalanlarını ortaya çıkartabilecek ferasete, akla, sağduyuya ve sabra sahiptir. Milletimizin sağduyusunu kimse yanlış anlamasın.” şeklinde konuştu.

Ezanın Türkçe okunduğu dönem ile aslına döndüğü dönemi yaşayan Cemal Tuncay da hatıralarını Anıt Mezar’dakilerle paylaştı. Ezanın Arapça okunduğu il günde yaşananları kendisini dinleyenlere aktaran Tuncay, “Benim memleketimi İngiliz gavuru işgal ettiği ama benim ezanıma mani olmadı. Benim bu memleketimi Yunan gavuru işgal etti ama ezanıma mani olmadı. Ama öyle bir zalim idare geldi ki benim ezanımı yasak etti.” diye konuştu.
CİHAN

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.