1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Özür grupları için sendikalara bilgi notu
Özür grupları için sendikalara bilgi notu

Özür grupları için sendikalara bilgi notu

Eğitim hayatımızda Milli Eğitim Bakanlığı ve Yüksek Öğretim Kurumu’nun eşgüdümlü hareket etmemesinden kaynaklı plansızca açılan eğitim fakülteleri ve alanlarından başlayarak, öğretmen olmayanların istihdamına kadar, 2010 da çıkarılan zorunlu hizmet affınd

A+A-

Eğitim hayatımızda Milli Eğitim Bakanlığı ve Yüksek Öğretim Kurumu’nun eşgüdümlü hareket etmemesinden kaynaklı plansızca açılan eğitim fakülteleri ve alanlarından başlayarak, öğretmen olmayanların istihdamına kadar, 2010 da çıkarılan zorunlu hizmet affından,  yandaşlık kaygısıyla ölümüne savunulan 4+4+4 sistemi de dahil olmak üzere zincirleme kazalar yaşanmıştır. Eğitim Sendikalarının bu süreçte iyi bir sınav vermediğini de kabul etmek zorundayız.

Eğitim çalışanlarının haklarını koruma amacıyla kurulmuş sendikal yapıların, mağdur olununca dava açan yapılar olmaktan çıkıp, testi kırılmadan sürece müdahil olmaları gerekir. Bizleri mağdur edecek ne varsa henüz yasa-yönetmelik çıkmadan uyarmak, olması gerekenleri raporlaştırmak, engellenemiyorsa eylemlerle kamuoyu desteği alıp bakanlık üzerinde baskı oluşturmak önemlidir. Doğru sırayla ve stratejiyle yürütülen bir mücadelenin, nicelikten bağımsız olarak nasıl etkili olduğunun ispatı Anadolu Eğitim Sendikasıdır.

Yalnızca sonuçlar üzerinden tepki veren sendikalarımızın bugünkü özür grubu mağdurlarının neden mağdur olduğunu hala doğru analiz edemediğini, mağduriyetin kapsamı hakkındaki bilgilerinin bakanlıktan geri olduğunu görmenin üzüntüsünü yaşıyoruz.

Kılavuza dava açmayı yeterli görüp “ortak eylem çağrımızı” reddeden, gazete ilanımızı “demode” bularak katkı vermeyi reddeden sendikalarımızın ilan ve eylem kararımızı uygulamaya koyduktan sonra da olsa teker teker alana çıkmalarından, medyada sık sık boy göstermelerinden memnunuz. İnsani ve acil konularda sendikal rekabet yerine ortak dil geliştirmenin önemi büyüktür. Bu ortak dil ve ortak talepler konusunda duyduğumuz endişe nedeniyle eğitim sendikalarımızın sayın yöneticilerini bilgilendirmek isteriz:

  1. Yer değiştirmeler yalnızca özür gruplarında değil isteğe bağlı olarak da sorunludur. Zorunlu hizmet affını desteklemenizden kaynaklı yanlıştan dönülmesi için Danıştay’da açtığımız ve 2 yıldır süren iptal davamıza müdahil olun. (2. İdare 2010/3395)
  2. “Zorunlu hizmet bölgelerine isteğe bağlı gitmenin, uzun süre çalışmanın yolu pozitif ayrımcılıktan, özendirmekten geçer” tezimiz bakanlıkça kabul görmüş, bir çalışma başlatılmıştır, önerilerinizle destek olun.
  3. Özür grubu yalnızca eş durumu, yalnızca iller arası tayin demek değildir. İl emrine atanmak da çözüm değildir. Tüm özür gruplarında (eş, sağlık, eğitim, öğrenim, genel ve özel hayatı etkileyen haller) İl içi dahil olmak üzere özrün bulunduğu ilçeye yer değiştirme hakkından azına razı olmayın.
  4. 28 Ağustos Tarihinde tam sayfa gazete ilanımıza konu olan, 29 Ağustosta ayrışmadan alanda olan özür gruplarını eşin işine, ile-ilçeye, kıdeme-branşa göre ayırmayın.
  5. 31 Ağustos Tarihinde bakanlığı getirdiğimiz nokta ÖZÜR GRUBU BAŞVURUSU ONAYLANMIŞ TÜM ÖĞRETMENLERİN norma bakılmaksızın (il emri) yer değiştireceği bir ek yerleştirme hakkıdır. Bu kapsamda 8500 kadar öğretmen (yalnızca sınıfçı değil, yalnızca eş özrü değil, yalnızca asker, savcı vs. eşi değil) yer değiştirecekken basına verdiğiniz 7000 rakamı, mağduriyeti “eş özrü” ile sınırlandırmanız, çözümü “alan değişikliği” olarak göstermeniz, 657’ye göre zaten hak olan becayişe sığınmanız YANLIŞTIR!
  6. İşveren olan bakanlığın bile onayladığı BİR ÖZRÜ diğerine yeğ tutmak, biri olmazsa, diğeri olsun, şu gitmezse bu gitsin demek sendikal pazarlığın dili olamaz.
  7. Sendika olarak alana çıkmadan çok önce bakanlığa yaptığımız ÇAĞRILARIN ilkini, özür grubu 2. yerleştirme yapıldıktan bir hafta sonra SON ÇAĞRI olarak yapan temsil yetkili sendika başta olmak üzere tüm eğitim sendikalarının sürece dahil olmak, çözüme imza koymak istemelerini anlıyoruz. Sırf bu imzayı koymak adına yeni başvuru ekranı açtırmak, oluşacak üç-beş boşluğa birkaç öğretmen yerleştirmek gibi bir zaferi kovalamayın. Verilen sözlerde, bakanlıkça başlatılan çalışmada yeni bir atama takvimi, boşalacak norm şartı, özür türü, eşin işi gibi ayrımlar zaten yokken, yeni başvuru aldırmak kazanılan cephenin terk edilmesi demektir!
  8. Bizim eylem öncesi, eylem günü ve eylemden sonra defalarca görüştüğümüz makamlara şimdi “özgün çözüm önerilerinizle” gittiğinizde, henüz attıramadığımız adımı EĞİTİM ve GENEL HAYATI ETKİLEYEN HALLER (deprem) konusunda baskı oluşturun. Toptan reddedilen başvuruların kabulünü, alınmayan başvuruların alınmasını sağlayın.
  9. Dilimiz ne yandaş ne de candaş olmalıdır, yüz yüze ve basın yoluyla verdiğiniz mesajlar sendikal veya siyasal ikbali değil, öğretmen hakkını gözetmeye yönelik olmalıdır. “Rica ediyoruz” ile “bu bakan zaten vermez” yaklaşımları aynı derece tehlikelidir.
  10.  Tüm yer değiştirme mağdurları adına hak elde etmenin yolu, ortak ilkeler doğrultusunda tüm eğitim sendikalarının eylem ve dava gücünü kollayarak bakanlık üzerindeki baskıyı sürdürmesidir. Eksikli ve ayıplı bir yer değiştirmeye ASLA RAZI OLUNMAYACAĞI mesajını vermek adına, B ve C planlarınızı bakanlığa da, diğer sendikalara da açıklayın.

Anadolu Eğitim Sendikası, başlattığı bu süreci mutlak bir zafere taşıyıncaya kadar her zeminde, sendikalı-sendikasız her mağdurla beraber mücadelesini sürdürme sözünü veriyor. Bu sürece katkı verecek tüm eğitim sendikalarına peşinen teşekkür ediyor, sendikal haklar ve sendikal ahlak adına yeni bir başlangıca da vesile olmasını diliyoruz.

 

Anadolu Eğitim Sendikası

Genel Merkez

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.