1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Öğretmenlerin çığlığını duyun artık
Öğretmenlerin çığlığını duyun artık

Öğretmenlerin çığlığını duyun artık

Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer Dinçer son günlerde çıktığı programlarda; Türkiye’deki öğretmen kadroların %80' inin dolduğunu, özellikle sınıf öğretmenlerinin bulunduğu illerde norm fazlası durumda olduğunu ve bunların ekonomiye artı yük getirdiğini, Devl

A+A-

Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer Dinçer son günlerde çıktığı programlarda; Türkiye’deki öğretmen kadroların %80' inin dolduğunu, özellikle sınıf öğretmenlerinin bulunduğu illerde norm fazlası durumda olduğunu ve bunların ekonomiye artı yük getirdiğini, Devlet olanaklarının isteğe bağlı ve özür durumu yer değişikliği taleplerinin tamamına cevap verecek durumda olmadığını söylüyor.

Peki, Sayın Bakan Bunları Biliyor mu?

1- MEB; “sakın yapmayın sistemi kitlersiniz” dememize rağmen 2010 yılında keyfi olarak zorunlu hizmet affı getirerek;  batıdan doğuya gelecek yaklaşık 40 bin öğretmeni engellemiş,  özellikle doğuda yıllardır çalışmış sınıf öğretmenlerini çakılı hale getirmiştir.

2-  Öğretmenlerimiz zorunlu hizmetlerini tamamladıkları zaman (bu süre ortalama 6 yıl) yer değiştirebildikleri gibi, eğitim özründen faydalanarak kendilerini geliştiriyor ve bilimsel anlamda çeşitli kazanımlar elde ediyorlardı. Siz öğretmenlerin eğitim hakkını ellerinden alarak öğrenim özürlerini kaldırdınız. Sebebini sorduğumuzda, bu yolla çok kişi yer değiştirildiği söylendi. Ama şunu unuttunuz; bu zamana kadar bu sayı fazla değilken, neden bu sayı 2010 ve 2011 yılında artı? Önceden ortalama 6 yıllık bir öğretmen eğitim özründen faydalanırken,  zorunlu hizmet affıyla birlikte 2 yıllık bir öğretmen bile öğrenim özründen faydalanarak yer değiştirme yoluna gitti. Yani bu sorunları siz oluşturdunuz. Yanlışı, yanlışla kapatarak, yıllardır özellikle doğuda çalışan öğretmenlerin elinden bu hakkı alarak bir cezada böyle vermiş oldunuz. O öğretmenlerin Ankara’da, İstanbul’da, Konya’da, İzmir’de... Yüksek lisans yapma hakkını elinden aldınız. O öğretmenler yıllardır doğunun ücra köşelerinde çalışarak gereken vefakârlığı yapmamış mıydı? Orada yıllardır çalışan öğretmenlere pozitif ayrımcılık yapılacağına, neden bu öğretmenler sanki günah keçisi gibi hep eziliyor?

3- 4+4+4 eğitim sistemini getirdiniz. Bu sistemin okul yapısı ve öğretmen istihdam politikasına uygun olmadığını, 1+5+3+4 olması gerektiğini söyledik ve bununla ilgili pek çok yazı yazdık. Ama bizi yine duymadınız!

Peki, Şimdi Ne Oldu?

a) 33 bin sınıf öğretmeni norm fazlası oldu ve 60 bin fazladan branş öğretmeni ihtiyacı oluştu. Her bir öğretmenin devlete 3 bin TL maliyeti düşünüldüğünde bu 93 bin öğretmenin yıllık devlete maliyeti ortalama 3milyar 348 bin TL dir. (Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin %9 u)

b) Meslek öğretmenleri hariç Her 10 branş öğretmeninden 9 'u yer değiştirebiliyorken, sınıf öğretmenlerinin neredeyse tamamı çakılı kaldı.  

c) 4 yıllık branş öğretmeni yer değiştirebiliyorken,  15 yıllık sınıf öğretmeni yer değiştiremez hale geldi.

d) Ülkenin ücra köşelerinde yıllardır çalışan öğretmenlerin elinden, eğitim hakları alınarak,  öğrenim özür durumu tayinleri kaldırıldı.

e) Özellikle sınıf öğretmenlerinin eş durumu özrü hiçe sayılarak, eşinin yanına gidemiyorsan ücretsiz izin al denilmiştir.

f) Özellikle sınıf öğretmenlerin sağlık problemlerinden dolayı yer değiştirme talepleri hiçe sayılmıştır.(Özellikle dememin sebebi bu sıkıntıları en çok sınıf öğretmenleri yaşamaktadır.)

Peki, Şimdi Ne Yapılmalı

a) Sınıf öğretmenlerini, 5. sınıflarını elinden alarak mağdur ettiniz. Bu mağduriyetin giderilmesi için sınavlar ve seminerlerle, bütün sınıf öğretmenlerine alan değişikliği başvuru hakkı tanınmalı ve sınavlarla bu sayı eleminize edilmelidir. Çünkü sınıf öğretmenliği her alana hitap edecek geniş formasyonlu bir eğitim bilimidir.

b) Emeklilik yaşı gelmiş ama çalışmakta olan sınıf öğretmenlerinin, emekli olabilmesi için emekliliğe teşvik edici çalışmaların yapılmalı, emekli olmak istemeyen tecrübeli öğretmenlerden stajyer öğretmen danışmanlığı için yararlanılmalıdır.

c) Diğer bakanlıklarla görüşme yapılarak, bu bakanlıklarda çalışabilecek sınıf öğretmenlerinin, kurumlar arası geçişi kolaylaştırmalıdır.

d) Becayiş sistemi bakanlık resmi sitesinden açılacak bir modülle işlevsel hale getirilmelidir.

c) Polise, askere verildiği gibi Doğuda çalışan öğretmenlere de maaş tazminatı verilerek, 1 yıllık hizmet 2 yıl sayılarak, batıdan doğaya teşvik edici uygulamalarla sirkülasyon sağlanmalıdır.

d) Doğuda çalışan öğretmenlerimize tüm özlük hakları konusunda pozitif ayrımcılık yapılmalıdır.

Kısacası öğretmenlik yalnızca maliyet hesaplarıyla yapılacak bir hizmet değildir. Doğuda çalışmayı cazip hale getirmeden, uzun yıllar boyu gönüllü ve verimli hizmet alamazsınız. Orada çalışanlarla, batıda çalışanlara aynı ekonomik koşulları getirir üstüne de doğuda çalışlara yer değiştirme konusunda “sen fedakarlık yap” demeniz halinde, büyük bir haksızlık etmiş olursunuz. Öğretmenler saksıda yetişmediği gibi onların da aileleri, bakmakla yükümlü oldukları yakınları, sağlık sorunları, büyük üniversitelerde yüksek lisans yapma istekleri, daha iyi koşullarda çalışma-yaşama hakları vardır.

Tüm koşulları adil bir hale getirmeden mutsuz öğretmenler istihdam etmeye devam ederseniz sistem kaosa dönüşeceği gibi hedeflediğiniz eğitim verimliliğine ulaşmanız asla mümkün olmayacaktır.

 

                                                                                               

  Fatih KAYA

Anadolu Eğitim Sendikası 

Eğitim ve Sosyal İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.