1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Memura iş güvencesi kalkıyor mu?
Memura iş güvencesi kalkıyor mu?

Memura iş güvencesi kalkıyor mu?

2023 Vizyonu'na, hükümetin kamu personel sistemini değiştirme hedefi de girdi. Hükümet, yeni bir memuriyet sistemi için düğmeye bastı.

A+A-

2023 Vizyonu'na, hükümetin kamu personel sistemini değiştirme hedefi de girdi. Hükümet, yeni bir memuriyet sistemi için düğmeye bastı. Çalışmanın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yürütüldüğü ve sistemde radikal değişiklikler yapılmasının planlandığı öğrenildi. Hükümetin bir süredir dar bir bürokrat kadroyla 657 sayılı devlet memurlarını ilgilendiren yasa üzerinde çalıştığı ve yeni sistemin günün şartlarına uygun olarak dizayn edildiği ortaya çıktı.

Hazırlanan yeni taslakla, 657 sayılı yasadaki memurun tanımı değişecek. Memurun iş güvencesi ortadan kaldırılacak. Görevini iyi yapmayan memur işten çıkarılabilecek. Memurun verimliliği de ölçülecek. Çok çalışan çok, az çalışan az maaş alacak. Yeri değiştirilen bürokrat mahkemeye başvurup geri dönemeyecek.

46 yıllık 657 sayılı devlet memurları yasasını rafa kaldıracak çalışmayı memur konfederasyonlarıyla da paylaşmadığı, çalışmanın sadece bakanlık bürokratlarından oluşan dar bir grup tarafından sürdürüldüğü belirtildi.

Vatan'ın haberine göre yeni kamu personel rejiminde en temel düzenleme olarak "verimlilik" ilkesi getirileceği iddia ediliyor. Memurun iş güvencesi ortadan kalkacak. Memurların da işçiler gibi çıkarılmaları mümkün olacak.

İddialara göre Memur maaşları da düzenleme içerisinde yer alıyor... Sadece "katsayı-gösterge", "derece-kademe" sisteminden ibaret olmayacak. Memurların maaşlarında da performans kriteri geçerli kılınacak. Memurun verimliliği ölçülerek çok çalışanın çok, az çalışanın az maaş alması sağlanacak. Verimli memur ile verimsiz memur arasında fark olacak.

İdarenin görevden alma ve görev yeri değiştirme insiyatifini kullanma şartları genişletilirken, görev yeri değiştirilen bürokratın mahkeme kararıyla geri dönmesinin yolu sınırlandırılacak. Hükümetlerin kendi kadrosuyla çalışabilmesi için "sözleşmeli" uygulaması da yaygınlaştırılacak.

DİSK Araştırma Enstitüsü’nün 2011 Yılına ait Taşeron ve Güvencesiz Çalışma Raporuna göre; on yılda gerek özel sektörde gerekse kurallı çalışmanın kalesi sayılan kamuda taşeronluk ve atipik istihdam biçimleri hızla yaygınlaştı. Başta eğitim ve sağlık sektörü olmak üzere, belediyelerden KİT’lere kadar pek çok alanda emekçiler en ağır şartlarda ve güvencesiz çalışma yaşamına dahil oldular. Çoğu üniversite mezunu yüz binlerce kişi kamu personeli sınavlarında kadrolu bir iş için çaba sarf ederken, kamuda istihdamın önemli bir kısmı, güvencesiz, kuralsız çalışma biçimleri ve hizmet alımı yani taşeron yolu ile sağlandı.

EĞİTİM TAŞERONLAŞTIRILIYOR!

Nitelikli bir eğitim için, süreklilik arz etmesi gereken eğitim sisteminde, öğretmenlerin istihdama dahil oluş biçimlerinin güvencesiz ve kuralsız olması, eğitimcilerin, geleceklerinden güvensiz bir biçimde dahil olmaları büyük bir sıkıntı olarak açığa çıkıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı 2010 Bütçe Raporuna göre, bakanlık bünyesinde 2003 yılından 20 Kasım 2009 tarihine kadar 478 bin kişi istihdam edilirken, bunların yalnızca yüzde 31 (148 bin kişi) kadrolu olarak istihdam edildi. Sözleşmeli olarak istihdam edilenler ise yüzde 15 (70 bin kişi) oldu. Buna karşın kısmi zamanlı geçici öğretici, ücretli usta öğretici olarak en kötü koşullarda, ders saati üzerinden sözleşmeli olarak, ayda en fazla 16-17 gün sigortalı olabilen, normal öğretmene göre çok daha az ücret alan öğretmenlerin sayısı bu dönem içerisinde MEB bünyesine istihdam edilenlerin yarısını (240 bin kişi) oluşturdu. Yani öğretmen alımlarında güvencesizlik ve kuralsızlık bir istisna değil kural haline geldi. Yine 4C statüsünde 20 bin personel bu dönemde MEB bünyesine dahil oldu. 

Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde temizlik hizmetleri de, taşeronlaştırıldı. MEB İDBB 2009 Yılı Faaliyet Raporu’na göre eğitim ve öğretimle ilgili toplam 43.973 kurum bulunmaktadır. Buna karşın hizmetli sayısı, kadrolu 30.066, 4/C kapsamında geçici işçi 5.280 olmak üzere toplam 35.346 adettir. 26.415 kurumda hiç kadrolu hizmetli bulunmamaktadır. Rapora göre “okulların temizlik gibi en temel problemlerinin çözümüne yönelik hiçbir düzenleme yapılmamış olması, özellikle okul yöneticileri ile velileri karşı karşıya getirmekte, okul idarelerini veliden sürekli para isteyen bir mekanizma haline dönüştürmektedir.” Bu çok açık bir itiraftır. Ayrıca raporda okul aile birlikleri tarafından istihdam edilen hizmetli sayısı bilinmediği belirtilmektedir.

SAĞLIĞIMIZ TAŞERONA EMANET


T.C. Sağlık Bakanlığı 2010 Mali Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurul sunumunda, AKP hükümetlerinin 2003’ten bu yana güttüğü sağlıkta dönüşüm programı çerçevesinde hizmet alımı ile temin edilen personel sayısının 11 binden 116 bine çıktığından övünülerek bahsedilmektedir Bu sayı toplamda istihdam edilenlerin yüzde 85’ini oluşturmaktadır. Bu durum sağlık sisteminde personel rejiminin önemli bir oranda taşeron sistemine dayandırılmaya çalışıldığını göstermektedir.

Taşeronlaşmanın hızla yaygınlaştığı alanlardan biri de Belediyelerdir. DİSK’e bağlı Genel İş sendikasının yaptığı bir araştırmaya göre belediye çalışanların yüzde 22’si taşeron firmalarda ağır koşullar altında çalışmaktadır. Maliye Bakanlığı kadro istatistiklerine göre belediyelerde, il özel idarelerinde ve Belediye İktisadi teşekküllerinde 175 bin kadrolu işçi bulunmaktadır. Bu rakam esas alarak bir sayı tespit etmek istediğimizde yaklaşık 50 bin kişiye ulaşılmaktadır.

ONBİNLERCE BELEDİYE İŞÇİSİ TAŞERONLAŞMANIN TEHDİDİ ALTINDA


29 Kasım 2010 tarihinde TBMM’ye sunulan ve torba yasa olarak bilenen “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” ile İl özel idareleri veya belediyelerin (bağlı kuruluşları hariç) sürekli işçi kadrolarında çalışan “ihtiyaç fazlası” işçilerin, Milli Eğitim Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatındaki sürekli işçi kadrolarına atanması gündeme getirilmektedir. Bu düzenleme on binlerce belediye işçisi açısından ciddi sorunlar yaratacaktır. “İhtiyaç fazlası” tanımlamasının hangi kriterlere dayandırılacağının belirsiz olması, kişilerin rızası dışında bu düzenlemenin hayata geçirilmeye çalışılması, kişi hak ve özgürlüklerinin ihlali anlamına gelmektedir. Aynı zamanda ataması tekemmül ettirilen işçiler, çalıştıkları kurumlarınca atama emirlerinin tebliğini izleyen günden itibaren beş iş günü içinde yeni görevlerine başlamak zorundadırlar. Bu süre içinde yeni kurumunda işe başlamayan işçilerin atamaları iptal edilmektedir. Bu kapsamda işçi nakleden mahalli idarelerin nakil sonrasında oluşan işçi sayısında beş yıl süreyle artış yapılamaması, buna karşı hizmet alımı yoluna gidebilmesi, taşeronlaşmanın yaygınlaştırılması amacını taşımaktadır. Kadrolu çalışanlar, sürgün edilecek, yerine taşeronlar sokulacaktır.

-Basından Derlenmiştir-

AES Anadolu Egitim, Ögretim ve Bilim Hizmetleri Sendikası

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.