Coğrafya kader midir?

Neydi İbn-i Haldun’a bunu söyleten?14. yy da insanların yaşam tarzlarındaki güçlükler hat safhada iken İbn-i Haldun kimi ve neyi gördü de bunu söyledi? Güneşin doğduğu yer ile battığı yer arasındaki hangi farkı gördü İbn-i Haldun...

Neydi İbn-i Haldun’a bunu söyleten?14. yy da insanların yaşam tarzlarındaki güçlükler hat safhada iken İbn-i Haldun kimi ve neyi gördü de bunu söyledi? Güneşin doğduğu yer ile battığı yer arasındaki hangi farkı gördü İbn-i Haldun...

Birçok münazaraya konu olmuş, birçok kişiyi fikir ayrılıklarına sokan bu konuda bütün fikirlerden ziyade bu konuya belki de çok farklı bir pencereden bakmanızı isterim. Yeryüzünün tamamını yaratan Allah insanlara oranın güzel mevsim, eşsiz lezzetlerini tatmaları için fırsat vermiştir. Daha sonra insanoğlu dayanamamış ve bencillik duygularını kabartarak beraber yaşamaları gereken yerlerde, yanlarındaki insanların da haklarının var olduklarını göz ardı ederek zorba olanlar kendilerinden daha güçsüz olanları bu beldelerden uzaklaştırmıştır. Onları kendilerinin yaşamak istemedikleri yerlere sürmüşler. Buna karşı çıkanları öldürmüş ve bunun adını savaş ve göç koymuşlar.

Bunun adını vahşet ve bencillik koymamışlar. Bu iki ismin önüne gerçekleşme tarihlerini yazmışlar ve marifetmiş gibi gelecek nesillere aktarıyorlar. Sonra aradan yıllar geçiyor. İnsanların zihinlerinde farklı fikir akımları doğuyor, hayatlarını kolaylaştıracak teknolojik aletler, kıyafetlerinden tutalım, yüzlerindeki gülüşler bile değişmiş. Her şeyleri değişen ve değiştiren insanoğlu bencillik duygularını sulamış, büyütmüş, beslemiş... Farklı beldelere, istemedikleri beldelere sürdükleri kardeşleri için sınırlar çizmişler, haritalar çizmişler ve topraklara isimler vermişler. Haritaları çizerken bile haksızlık konuşmuş ve yalanlar söylenmiş. Kuzey Amerika'yı, Afrika'dan Büyük göstermişler mesela. Oysa Afrika 6 milyon kilometre daha büyüktür. Daha sonra topraklarında sürülen insanların gittikleri yerlerin yeraltı zenginliklerinin var olduklarını fark ederler ve oradaki mazlum insanları katlederek, tehdit ederek sömürmeye ve köleleştirmeye başlamışlar. Bir taraf fakirleşirken diğer taraf hep büyümüş, zenginleşmiş, yenilmez bir hâl almış. Daha sonra çok bilmiş insanlar bölgelere göre iklimi belirlediklerini zannettiler. Bazı yerlere soğuk dediler, Bazı yerlere yağışlı, bazı yerlere yazları sıcak ve kurak dediler.

Oysa insanların mevsimleri içlerindeydi. Bütün varlığı sömürülen çaresiz bir babanın yaşadığı yere kurak diyemezsin çünkü bulutlar o babanın gözlerinde yer alıyor ve orada yağıyor en çetin yağmurlar. Evladını bir bombardıman yağmurunda kaybetmiş bir annenin, evladına dokunduğunda buz kesilmiş bir ceset hissettiği zaman o annenin mevsimine sıcak diyemezsin. Orada dondurulmuş hayat, duygular, ümitler var. Sonra insanlara bazı yerlerin çok uzakta bazı yerlerin çok yakında olduklarını söyler ve bunları isimlendirirler. Oysa uzaklık ve yakınlık da insanın içindedir. Her zaman yardımına koşan bir ülke varsa o sana en yakın yerdir. Konum olarak yanı başında bile olsa her seferinde zulüm ediyorsa sana, o sana en uzak ülkedir. İnsanlar çok şey kurgulayıp hayata geçirmişler. Yaşattıkları zulümleri unutup buna karşılık da COĞRAFYA KADERDİR kılıfını uydurmuşlar ve bunu bize sunmuşlar.

Oysa ne farkımız var bugün ülkesinden sürülen ve mülteci deyip küçümsenen insandan? Biz onlardan daha iyi olduğumuz için mi onların yaşadığı acıları yaşamıyoruz? Yoksa bizlerde bu yaşananlara coğrafya kaderdir deyip örtbas mı edeceğiz? Ne zaman fark edeğiz aslında yeryüzünün herkese ait olduğunu? İnsanların iyi insanlar ve kötü insanlar olmak üzere iki ırktan oluştuğunu ne zaman fark edeğiz? Velhasıl kelam, coğrafya kader değildir. İnsanlar insanlara kader oldular.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cevdet Çakır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mihrap Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mihrap Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?