Araf'ta bir Arif vardı

Araf programına bu ismi veren bilerek mi bilmeyerek mi vermiş onu bilemem, ama önemli bir isim.

Araf programına bu ismi veren bilerek mi bilmeyerek mi vermiş onu bilemem, ama önemli bir isim.

Malum Araf Kur’an’ın ifadesiyle günahları sevapları denk olan kimselerin mahşer sonrası bir süreliğine kaldığı cennet ile cehennem arasında bir yerdir olarak zikr ediliyor.

Bana karılsa dünya hayatı da bir Araf ve biz bu kısa hayatın sonunda ya Cennete ya da Cehenneme gideceğiz. Onun için Araf’a konuk olmak çok önemli olsa gerek, eğer sınavınızı iyi verip öyle yaşarsanız her gün bir adım daha Cennete yaklaşırsınız, sınavınızda başarısız olup yanlış üzerinde ısrarla yaşarsanız da her gün bir adım daha Cehenneme yakalaşmış olursunuz.

Bu işin manevi yönü, gelelim programın bu haftadaki konuğu Abdurrahman Kurt beye, Doğrusu Esra hanımın sorularına verdiği içten ve samimi cevaplarla hayata olumlu bir katkı yaptığına inanıyorum.

Konuşmasından “Güzel söz ve Hikmetle” dertleşmenin önemine vurgu yapması benim duyduğum en dolu ve en yerinde ifadelerden biriydi. Biz öyle bir dönemde yaşıyoruz ki, yalan dolanın bini beş para, politika çok kirlenmiş, haftalık, günlük, hatta saatlik yalanlarla algılar oluşturuluyor, olguların üstü örtülüyor. Şu anda öyle bir Türkiye’de yaşıyoruz, maalesef!

Konuşup tartışacağız, Sezar’ın hakkı Sezar’a deyip doğruya doğru, yanlışa yanlış diyeceğiz, ama vakarımızı da muhafaza edeceğiz.

1924 sonrası ülkenin genelinde ve özellikle de Kürdistan coğrafyasında olup biten hadiseleri iyi anlamak, kavramak durumundayız. Kürt vatandaşlarımızın ruhen huzurlu olması için millet ve devlet olarak ne yapmamız gerekiyorsa yapmaktan geri durmayacağız.

Bu işler öyle gavur usulü, seküler mantıkla olabilecek işler değil, selam ve dua ile barışık bu değerleri yaşatacağız. Atalarımız öyle yaptı, biz de o yolda yürüyeceğiz.

Yavuz Sultan Selim kadar vatandaşlarına güveneceğiz, İdris-i Bitlisi kadar sabırlı ve anlayışlı olacağız. II.Mahmud’un merkeziyetçi ve ürkek yönetim tarzıyla, başlayan sıkıntı 1924 sonrası laik/ladini yönetim anlayışıyla devam etti.

Kimse Aslan parçası bu millete tilkinin postunu giydirmeye kalkmasın! Aslan tşlki postunda büzülmeyeceği gibi postu da yırtar, bu böyle biline. Zaten devlet ile millet arasındaki uyumsuzluk ondan kaynaklanıyor.

Yakın tarihte Diyabekir’in Dağkapı meydanında devlet adına Şeyh Sait ve Arkadaşlarından bir yiğidin özür dilemesi ile başlamasını beklediğimiz huzurlu bir hayatın startının verilmesi ve hak ve adalet endeksinde dosdoğru yoluna devam etmesini bekliyorum.

Bu ülkenin ne HDP’ye, ne de MHP’ye ihtiyacı var. İleriye doğru emin adımlarla yürümek için en az Ak Parti kadar vizyon sahibi bir muhalefet partisine ihtiyacımız vardır. Başkanlık sistemi bunu gerektiriyor.

Bu ülke;

Yer altı, yer üstü kaynaklarıyla,

Yaşadığı dört mevsimiyle,

Şirin bir yarım ada oluşuyla,

Muadil gece ve gündüzüyle,

Bu topraklar üzerinde yaşayan 83 milyon vatandaşıyla daha huzurlu ve mutlu yaşamayı hak ediyor.

Dünya ve ahret dengesi içinde “ilahi öğreti” ışığında bir kutup yıldızı gibi dünyaya meşale yakabiliriz. Yeter ki, Müslüman’ca yaşamayı, İnsanca üretmeyi, Medenice tüketmeyi ve İlahi nizam ile idare etmeyi/edilmeyi bilelim. Bunlar zor şeyler değildir.

Atatürk ilke ve inkılaplarıyla, Kemalist kafayla, İslam’i değerlerle kavga ederek adam olmamız çok zor.

Malumunuz TBMM 2021 yılını İstiklal Marşı yılı olarak ilan etti, buyurun bu ruhla bir araya gelelim ne dersiniz? İstiklal marşını 41 satırla ele alalım, orada mündemiç olan mesajların ışığında yaşayalım, yürüyelim.

Bu hürriyet manzumesinde, iman var, istiklal var, vatan var, toprak var, bayrak var, ama Kürt/Türk kavramları yok dikkat ettiniz mi? Irk kavramına gelince de her okuyan kendi ırkına kast ediyor, herkes ait olduğu ırkıyla var olsun zaten, Türkçe yazılması kadar da normal bir şey olmasa gerek. Ama Türkçeyi Türkçülüğe alet ederseniz, işte sorun orada başlıyor.

Zaman küçük düşünme zamanı değildir. Kendi sorununuzu kendiniz hal etmezseniz, birileri onu besler ve zaman zaman karşınıza çıkarır bir Kürt vatandaş olarak benden söylemesi.

Eğer siz bu Araf’ta Ariflerle konuşursanız hem dünyanızı hem ahretinizi mamur ederseniz diye düşünüyorum.

Hadi ya Allah.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Eyüphan Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mihrap Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mihrap Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?