“İstiklal Marşı” ile barışmanın tam zamanı

Adı üzerinde “istiklal Marşı” 12 Mart 1921 yılında TBMM tarafından bu milletin marşı olarak kabul edilmiş ve o günün ruhunu taşımaya devam ediyor.

Adı üzerinde “istiklal Marşı” 12 Mart 1921 yılında TBMM tarafından bu milletin marşı olarak kabul edilmiş ve o günün ruhunu taşımaya devam ediyor.

TBMM tarafından 2021 yılının İstiklal Marşı yılı olarak belirlenmesini de çok çok önemsiyor, oy veren, teklif eden, emeği geçen herkesi de tebrik ediyorum.

İstiklal marşında;

Cesaret var, Güven var, İman var, Şehadet var, Ezan var,

Mabet var, Vatan var, Bayrak var, Toprak var, Dua var, Hak Teala’ya teslimiyet var. Var da var

Zaten bütün bu değerlerden dolayıdır ki İstiklal Marşı özelliğini taşıyor, çünkü insanı yaşatan, ruhunu besleyen bu değerlerdir.

Kimse, tarih coğrafya öğrenerek, tabii bilimlerde uzman olarak insanlığında terakki etmemiştir. Buradaki başarı da elbette ki önemli ama dünya ile sınırlı olduğu için mezkur değerler karşısında eksik kalır.

Bu değerler talim terbiye kurumlarımıza yansımalı,

Bu değerler hayatımızın birer ölçüsü olarak yaşamalı,

Bu değerler devleti dizayn eden yasa ve yönetmeliklerimize dayanak oluşturmalı,

Özellikle bu günlerde tartışmaya açılan Anayasa hazırlık aşamasında bu değerlerin tamamı dikkate alınmalıdır.

O zaman,

Bu ülkede zina serbest olmaz,

Bu ülkede hırsızlık arsızlık olmaz,

Bu ülkede ırkçılık olmaz,

Bu ülkede faize dayalı ekonomi olmaz,

Bu ülkede içki satışı teşvik edilmez,

Bu ülkede ahlaksızlığı aşılayan reklam ve dizilerimiz olmaz,

Bu ülkede moda ve kozmetik sanayi sektörü cirit atmaz,

Bu ülkede bırakın kadın cinayetini, cinayet işlenmez,

Peki ne olur?

Huzur ve mutluluk olur,

Kanaat olur,

Merhamet olur,

Emniyet olur,

Adalet olur

İbadet olur,

Selam ve dua olur,

Sulh ve selamet olur,

Üretim olur,

İnsanlarımızın gözü de gönlü de tok olur,

Üç üret, iki sat bir tüket” ekonomisi mantığı yerleşir,

Bu ülke bir sonraki yılda “İslami hayat endeksine” göre dünyada en az ilk beşte olur,

Şaka bir yana artık insanlığın ali menfaatlerini düşünmenin zamanıdır.

BM’nin seküler aklı ile insanlığa huzur kazandırmanın mümkün olmadığını artık kabul edelim.

İstiklal marşının 41 satırına da sadakat gösterelim.

Marşımızın yazılmış 41 satır ile,

8’i okunurken 33’ünde çile” gibi dertli ifadelerden şairlerimizi kurtaralım.

Bırakın Atatürk ilke ve inkılapları, çünkü onlar meclis tarafından kabul edilen değerler değildir.

Bırakın uluslar arası ladini sözleşmeleri, onlar halkımızın rızasına muvaffak değildir,

Bırakın bir ırka endeksli söylemleri, halkın gönlü buna açık değildir.

83 Milyon vatandaşlarımızı kucaklayacak “İstiklal Marşı” gibi bir değerimiz varken, 15 Temmuz kıyamında bu ruh canlanınca neler yapabileceği ortadayken, bu fırsatı değerlendirmenin tam zamanıdır diye düşünüyorum.

Benden söylemesi, gerisi sizin bileceğiniz iştir.

Selam ve selametle.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Eyüphan Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mihrap Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mihrap Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?