Doğala özdeş insan orijinal insan değildir

Komplo teorisi denebilir belki ama Küresel dünyayı yönetme çabasındaki bir takım aile ve zümrelerin gerçekleştirmek istedikleri hedeflerinden kuşkulanıyorum.

İnsana ve topluma dair dertlenmenin, kaygılanmanın insanı yücelttiğini öğreten bir geleneğin temsilcisi olmaya çalışırım. Hasbi dertlenmenin abes bulunduğu bir çağda yaşadığımın da elbet bilincindeyim. Bireyselliğin, bireyciliğin, bencilliğin kutsandığı bu çağda başkasının derdini paylaşabilmeye çalışmak elbette zor olacaktır.

Şikâyet niyeti ile söylemiyorum bunları. Sadece durum tespiti olsun istedim.

Kısacası benim, paylaşacak derdim, iletecek kaygım dertlenen bir yüreğim var. Meşru her zeminde derdini paylaşmak isteyen birisi olarak bu saygın mecrada yer almaktan mutlu olduğumu belirteyim.

Gelelim güne gündeme;

Doğala özdeş insan!

Bu söz son dönem reklam ve pazarlama ifadeleri arasında en çok duya geldiklerimizden oldu. Marketten aldığınız bir limonata şişesinin üzerini okuyorsunuz yasa gereği mecbur olduklarından içindekileri yazmışlar. Tabi küçücük minnacık. Yine de okuduğunuzda görürsünüz ki içerisinde sadece %10 limon konsantresi var. Ancak doğala özdeş limon aroması, şekerler. Limon rengi veren boyalar vs. vs bol miktarda doğal olmayan şey. Hatta içerken aldığınız limon tadını o %10’luk limon konsantresinden değil “doğala özdeş” olarak sundukları limon aromasından yani yapay maddeden aldığınızı bilmeniz lazım.

Aynı durumu; limonlu, muzlu, çilekli vb. Olarak satılan gofrette ve bilumum endüstriyel üründe de bulacağınızı bilmeniz lazım. Kestirmeden söyleyeyim; üzerinde “doğala özdeş” yazan hiç bir şey kesinlikle doğal değildir. Hatta o ürünle alakası olmayan başka bir şeydir. Yoksa vişneli diye sattıkları kimi yiyecek ve içeceklerin vişne rengini (!) tutturabilmek için bilmem ne böceğinin kanını ne diye katıştırsınlar? Ne kadar mümkün olur bilmem ama endüstriyel gıdalardan kaçınmak lazım.

Doğuştan eşcinsel ya da doğuştan cinsiyetsiz

Yapılan araştırmalar kimi eşcinsellerin iddia ettikleri gibi doğuştan gelen bir eşcinsellik geni olmadığını, eşcinselliğin çocuklukta yaşanan bir takım travmalar, kötü çocukluk ve özellikle ergenlik döneminde eşcinsellik konusunda ilgi ve merak uyandıracak örneklerin bulunmasının etkisi ile yani sosyal öğrenme ve sosyal çevre katkısı ile oluşan sapkın bir davranış olduğunu gösteriyor. Meselenin tehlikesine dair endişe duyan birisi olarak konuyu zaman zaman yazı ve konuşmalarımda gündemime alıyorum. Yeni çıkacak kitabımda da bu konuya başlık açtım.

Peki doğuştan eşcinsellik ya da cinsiyetsizlik (gender) mümkün mü?

Açıkçası her şey doğal akışı içerisinde bırakılırsa mümkün olmadığı ortada. Ancak; küresel tanrıların oluşturdukları LGBT lobisi bu konuyu sıkıca gündemine almış vaziyette. Görünen o ki gıdaların genetiği ile oynanmasının, topraksız bitki yetiştirmenin ya da laboratuvarda et üretmenin sadece küresel ısınma ve kaynak yetersizliği ile izahı mümkün değildir.

Henüz bilimsel olarak elimizde bir kanıt olmasa da kimi besinler üzerinden eşcinselliğe ve cinsiyetsizliğe yatkın “canlılar” üretme hedefi güden çalışmalar yapıldığını düşünmeye başlayanlardanım.

Tamam paranoyak olmayalım.

Ancak ineklerin gaz çıkarması ile küresel ısınma arasında ilişki kurup kirli zihinleri ile karanlık laboratuvarlarda ürettikleri yapay, doğala özdeş şeye “temiz et” ismin takmalarını çok masum göremiyorum.

Parfüm;

Uzun yıllar kullanılan parfümler ozon tabakasını deldi dediler. Sanırım kozmetik sektörü yeter artık deyince delik kapanıyor demeye başladılar. Ancak ineklerin çıkardığı gaz üzerinden etimize, kurban bayramımıza ve cinsiyetimize dönük küresel şirk mühendisliği yapmaya çalışıyorlar.

Hocam haram mı?

Haramı helali değerlendirmek her zaman mümkün. Ancak öncelikle bakmamız gerek uyarı levhaları var. Onlardan ikisini aşağıya yazdım. Buyurun;

“Ey insanlar! Yeryüzünde bulunan maddelerin helâl ve temiz olanlarından yiyin; şeytanın peşinden gitmeyin, çünkü o apaçık düşmanınızdır.”﴾Bakara:168﴿ ayetinin uyarısı ile

“Helâl bellidir; haram da bellidir. İkisinin arasında ise birtakım şüpheli şeyler vardır ki insanların çoğu bunları bilmezler. Kim şüpheli şeylerden sakınırsa, dinini ve ırzını (namus ve haysiyetini) korumuş olur. Kim de şüpheli şeylere düşerse, harama düşmüş olur...” (M4094 Müslim, Müsâkât, 107) Nebevi ikazı çağlar üstü bir şekilde yön levhamız olarak durmaktadır.

Komplo teorisi denebilir belki ama Küresel dünyayı yönetme çabasındaki bir takım aile ve zümrelerin gerçekleştirmek istedikleri hedeflerinden kuşkulanıyorum. Mesela?

1-    Dünyanın geri kalanındaki insanların çoğunu önce eşcinselleştirmek,

2-    Sonrasında cinsiyetsiz bir dünya oluşturmak,

3-    En sonunda ise üreme yetisini kaybettirdikleri ve laboratuvarda ürettikleri bu “doğala özdeş” ancak gerçekte doğal olmayan “canlı türü” üzerinden dünyayı yöneterek kendilerine hizmet ettirmek.

Olur, mu canım o kadar demeyin. Tedbir her zaman iyidir.  Kuşkularımı paylaşırken muharref Yahudilikteki seçkin ırk ve diğer milletlere yönelik yapılan Goyim tanımlamaları aklıma geliverdi nedense?

Neslini koruma azminde olanlardan olabilelim duası ile…

Vesselam!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Osman Hazır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mihrap Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mihrap Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?