Yardım çalışmalarının olmazsa olmazları

Son dönemde enformasyonun çok hızlı gelişmesi nedeni ile yardım faaliyetlerinde ve bunların duyurulmasında artışlar olduğu görülmekle beraber, bu çalışmalardaki bir takım uygulamaların da sorgulanır olduğuna şahitlik etmekteyiz. Hatta sorgulamak gerektiğini de düşünmekteyiz.

Yardım ve vakıf işlerinde sacayakları;

Biz Müslümanlar yardımlaşmayı ilahi emir olarak anlayan ve uygulayan bir dini geleneğe mensubuz. Bu geleneğin desteği ile tarih boyunca gerek bireysel gerekse kurumsal anlamda yardım etme ve yardımlaşma tecrübeleri biriktirme imkânımız da olmuştur.

Doğrusu bu birikim de dünyanın yüz akı yardım çalışmalarını oluşturmaya imkân vermektedir. Açıkçası geçmişin birikiminden bugün de daha güzel yararlanabilir olmakla alakalı arzumuzu hep taşımaktayız. Ancak yapılan güzel işleri de görmezden gelmek istemem.

Bu girizgâhın amacı şudur efendim; son dönemde enformasyonun çok hızlı gelişmesi nedeni ile yardım faaliyetlerinde ve bunların duyurulmasında artışlar olduğu görülmekle beraber, bu çalışmalardaki bir takım uygulamaların da sorgulanır olduğuna şahitlik etmekteyiz. Hatta sorgulamak gerektiğini de düşünmekteyiz.

Zira bu faaliyetlere dair kimi görüntülerin gerek yardım edenler açısından, gerekse yardıma muhatap olanlar açısından hep bir şeylerin eksik olduğu kanaatini bizde oluşturmaktadır. Olayın yardımları organize eden kişi, kurum ve yapılara dönük haklı/haksız şüpheler barındırdığı da bir gerçektir.

Âcizane yardım işlerini amatör ruhla taşımaya çalışan ve bu ruhla sahada olmaya gayret eden birisi olarak insanların yüreklerine dokunma gayretindeki yüce gönüllerin incinmesini önleyecek bazı hususları dile getirmek gerektiğini düşüyorum.

Ben derim ki;

Birisi ya da bir kurum insanların ihtiyaçlarını görmek üzere başkalarının bağış ve yardımlarının vekâletine talipse yani yardım organize edecek ise bu çalışmalarda mutlaka bulunması gereken bazı unsurlar vardır.

Nedir bunlar?

Bunlar:

Güven, itibar, emek, Şeffaflık, hesap verebilirlik, Samimiyet (ihlas) ve süreklilik şeklinde sıralanabilir. Tabi şunu belirtelim bu unsurların hepsi asli ve biri diğerini tamamlayan (mütemmim) unsurlardır.

Örneğin şöyle bakalım; yardım çalışmalarının finansörü bağışçılardır. İnsanlar her zaman ihtiyaç sahibini bizzat kendileri bulabilme imkânında olamaz. Ya da ihtiyacın olduğu bölgeye bireysel çabalarla ulaşmak mümkün olamaz. Bu durumda güvenilir ve itibarlı kişi ya da kurumlar aranır.

Yani bu yola çıkanın önce, Güven ve itibar sahibi olması lazım. Bu da sözle olmaz. Olmazsa olmaz desteklere ihtiyacı var. Güven ve itibarı sağlayan hususların başında şeffaflık ve hesap verebilirlik gelir. Açıkçası çoğu kere ihmal edilen bu hususun olmayışı ya da kaybı çalışmaların akamete uğratan bitiren yıkıcı bir niteliğe sahiptir.

Bu iş “İnsanlara; “siz yapın bağışı gerisi bizde” demek suretiyle yürüyecek bir iş değildir. Abi; “benim Müslümanlık geçmişim bana şahitlik eder. Ne gerek var hesaba, kayda kuyda vs.” diyemezsiniz. Hele ki önünüzde Hz. Ömer gibi bir örnek varken. Yarım cübbelik kumaşın hesabını soran adama; soğukkanlıca hesap veren, şeffaf bir şekilde meseleyi anlatan Halife Ömer Müslümanlık geçmişini şahit gösterme yolunu seçmemişti.

Ayrıca varsa bile, Güven ve itibar; şeffaflığa ve hesap vermeye mani değildir. Hatta bu konuda hesap sorulmadan hesap vermek güven arttırıcı unsurdur. Sorulduğunda söylenen ise zaten saydamlık değildir. Sürekli bir şeffaflık lazım.

            Emek

Evet, güven ve itibar lazım ama o da öyle Akşamdan sabaha kazanılmaz. Onun için de Emek, Çaba ve Gayret lazım. Gayretle çalışıp emeği büyüteceksiniz. Bağışına sizi vekil edecek olana da, yardım ulaştırdığınıza da telkin edeceğiniz güvenin emeği lazım. Yoksa bir atımlık bile merminiz oluşmaz.

            Samimiyet

İhlas, bir Müslüman’ın hayatının bütün alanları için olması gereken bir şeydir. Bununla birlikte görünüre etkisi nedeniyle yardım çalışmalarının çok önemli bir unsurudur. Bu konuda gizli ya da açık tek ajandanız, hedefiniz  Allah’ın rızasını kazanmak olmalıdır.

Açıkçası mesela; ileride ulaşmak istenen siyasal ve bürokratik bir takım hedefler için insanların yardımseverlik kaygılarını alet etmek kadar çirkin bir şey olamaz.  Olması gereken, Müslüman’ca bir iman, ahiret inancı, Allah'a hesap verme şuur ve bilincidir. Sadece Rabbin rızası hedeflendiğinde bunu sözle anlatmaya da ihtiyaç kalmaz zaten. Moda tabirle bu sinerji muhataba anında ulaşır. Zira iyilik bulaşıcıdır. Samimiyet ise iyiliğin motor gücüdür.

Bu bahse çok dikkat etmek gerektiğini vurgulamak istiyorum. Zira çoğu kere bireysel ve kurumsal yardım çalışmalarına dair; “acaba ardından ne çıkacak?” sorusunun çokça sorulur olduğu dönemlerdeyiz. Bu konuda soranların ard niyetli olduğundan yola çıkarak konuyu çözemeyiz. Çünkü insanların hamiyetperverlikleri ve yardım etme hassasiyetlerini istismar ederek kişisel ya da kurumsal (siyasal, cemaatsel vb.) menfaat elde etme gayretinde o kadar örnek var ki….

Ayrıca çok profesyonel bir organizasyon şemanız olsa, her türlü ekipmana sahip de olsanız, ihlâslı insanlardan oluşan bir ekibiniz yoksa ruhsuz bir operasyon çabasıdır bu. İnsana dokunmayan, ruhlara ve yüreklere ulaşmayan yardım çabalarının evrileceği nokta sömürgeciliğe kapı aralamaktan başka bir şey değildir.

Kısacası; Allah için yapma bilinç ve çabası bu işin olmazsa olmazıdır.

Tanıtım mı Reklam mı?

Yardım çalışmalarında süreklilik önemlidir. Bunun için ise tanıtım ve bilgilendirme lazım. Ancak burada da reklam ile tanıtım arasında bulunan çizgiyi iyi belirlemek lazım. Bunun ihlali samimiyet konusunda sınanma sebebi olur. Şöyle ki; reklam ve tanıtım çizgisini aşmak, ajandası Allah rızası dışındaki siyasal ve bürokratik hedefler gibi dünyevi işler olanların sık başvurduğu bir iştir.

Olması gereken; tanıtımdır. Bunun bağışçıların güveninin devamlılığı, yardımların yerine ulaşıp ulaşmadığının gösterilmesi açısından yani şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından önemi büyüktür.

Ancak olması gereken bu çizginin korunması iken, çoğu kere olan çizginin aşılması şeklinde ortaya çıkmaktadır. Hadi samimiyet sorgulaması yapmayalım da; ...mış gibi yapmak ile gerçekten yapmak, tebessüm ve gülümseme ile sırıtıp yılışmak aynı değildir. Yardım ettiğiniz kişiyi konu mankeni haline dönüştürmek apaçık sakilliktir. Eline aldığı bir poşet erzakı uzatırken selfie yapma telaşında olmak sıkıntıdır.

Bütün bunları da özellikle video ve fotoğraf gibi görsel tanıtım yöntemlerinin gerekliliğine inanan ve uygulayan birisi olarak söylüyorum. O çizgi korunmalı. Unutulmamalıdır ki; yardıma muhtaç olan kişiler maddi anlamda yoksun ve çaresiz ama insan. Onların da yüreği, iffeti ve onuru var. En azından empatiyi denemek lazım.

 

Bütün bunlardan sonra

Elbette iyi planlanmış bir organizasyon şeması kurumsal çalışma yapacaklar için önemle devrede olmalıdır. Biz kurumsal ya da bireysel bir çabanın içerisinde olacak başta kendim olmak üzere bütün yardım severlerin işine yarayacak ipuçlarını oluşturalım dedik.

Velhasılı kelam;

Güven, itibar, emek, Şeffaflık, hesap verebilirlik ve Samimiyet (ihlas) içerisinde yürütülecek yardım çalışmaları Müslüman kimliğimizin ve Müslüman’ca duruşumuzun olmazsa olmazıdır. Çalışmalarımızın sürelilik içerisinde yürümesi için önemli bir unsur olan tanıtım çizgisinin reklama evrilmesine müsaade edilmemelidir. Yüreklerine dokunulacak yüzleri güldürülecek çok kardeşimiz var.

Gönüllerde yeri olanlardan olabilelim diye dua ile…

Vesselam!

13.02.2021

Osman HAZIR

MERSİN

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Osman Hazır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mihrap Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mihrap Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?