İstanbul Sözleşmesi insanı rezil ediyor!

İstanbul Sözleşmesi, çeyrek asır boyunca insanın dengesini bozduktan sonra ne mal olduğu ortaya çıkacak gibi. Size garip geliyorsa buyurun sözleşmenin 12.maddenin 5.bendini okuyun.

İnanç, Kültür, Namus, Örf ve Adet gibi toplumsal normlara savaş açan İstanbul Sözleşmesi, çeyrek asır boyunca insanın dengesini bozduktan sonra ne mal olduğu ortaya çıkacak gibi. Size garip geliyorsa buyurun sözleşmenin 12.maddenin 5.bendini okuyun.

Anne, Baba, Kardeş, Akraba kavramlarını çöpe atıp, üç günlük dünya hayatının şehvani duyguları için kadını tanrıçalaştıran bu sözleşme, anne babanın çocuklar üzerinde nasihat/tedip hakkı konusunda da şerh koyuyor. Bu sözleşmenin yasaya uyarlanması olan 6284 numaralı kanunda “Kadının beyanı esastır” ifadesiyle insanlık tarihinin en büyük suçunun işlenmesine sebep oluyor.

Kişi çocuğuna nasihat edemez, kızını yaptıklarından dolayı uyaramaz, 17 yaş altı evlenmek yasak, ama isteğe bağlı cinsel ilişki serbest. Kız kiminle kalkıp oturuyor, babayı ilgilendirmezmiş. Buyur 3.maddenin (f) fıkrasını okuyun.

Koca eşini, kızını başkasıyla aynı yatakta yakalarsa kendisine bağıramaz, adamın canına kast edemez,

Eşine Psikolojik, Ekonomik, Cinsel ve Fiziki şiddette bulunamaz. Bu şiddet türleri nedir ne değil bilen var mı acaba? Vay batsın sizin sözleşmeniz!

Anayasa üstü bir özelliğe sahip olan bu sözleşenin şikayet edilecek mercii de yoktur.

Kadının erkek karşısında bağımsız hareket etmeyi hedef edinen bu sözleşme, aile bireylerini birbirine düşürmekten ve ayırmaktan başka ne işe yarar?

Bu sözleşme diyor ki;

Eşine “ben kocanım benim hassasiyetime dikkat edeceksin” diyemezsin. Koca sabah evden çıkan karısına nereye gittin? diye sorgulayamazmış.

Dinimize göre bu yanlıştır, toplum bu davranışı hoş karşılamaz, gibi ifadelere de hayatta yeri yok, bu tür kriterlerin ortadan kaldırılması lazımmış.

Çocuğu dinini öğrenir öğrenmez, namaz kılar kılmaz, babayı enterese etmezmiş, vah ki ne vah! Bu sözleşmeyi imzalarken hiç mi içiniz sızlamadı? Sözde yetkili etkili zevat? Başınıza ne getirdiler ki o anda zihin melekeniz formatlandı.

Bu sözleşme Toplumsal Cinsiyet eşitliği ile insanlığın anasını ağlatıyor,  insanlığa hiç mi acımadınız? Bu madde kadın erkek tuvalet ve hamam birliği için mücadele ediyor, bunu tasavvur edebilir musunuz?

İstanbul gibi mübarek bir şerhin adını bu sözleşmeye verirken hiç mi vicdanınız sızlanmadı.

Başka işiniz yok da Toplumsal Cinsiyet eşitliği ile eşcinselliğe alt yapı hazırlamaktan utanmıyor musunuz?

O, AB fonlarından aldığınız haram parayı harcarken yarın yaptığınız çalışma aracılığıyla bu toplumun aile yapısı bozulacaksa, zehir, zıkkım yeseniz daha iyi değil mi?

Erkek erkeğe, Kadın kadına, Hem erkek hem kadına sulanabilme hakkı olan “cinsel eğilim/yönelim” ne zamandan beri insan hakkı olmuş? Tarihte Lut(as) kavminin gevezeliği yüzünden bir defa gayrettüllah celallendi bir daha mı celallensin istiyorsunuz?

Elin gavuru dediğimiz,

Rusya, Macaristan, Ermenistan, Polonya bu sözleşmenin ne mal olduğunu anladı da siz neyi bekliyorsunuz?

Dikkat, Dikkat!

İstanbul Sözleşmesi kadına yönelik şiddeti önler” diyenler, “kadın erkek eşitliğini sağlıyor” diyenler peşinen yalan söylüyorlar, bu ifadeler yukarıda bir kısmını sıraladığım defolu kabahatları örtbas etmek için söylenen vitrinlik ifadelerdir bilesiniz.

Bir defa aralarında tartışma çıkan Karı-Koca arasında 48.madde gereği arabulucu girmeyi yasaklıyor. Bu yasakla da İlahi Öğreti olan Kur’ana bir daha meydan okuyor. Buyur Nisa suresi 35.ayeti okuyun, Allah hakem komisyonu onları barıştırın diyor.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Ak parti genel başkan vekili Kurtulmuş, İçişleri bakanı Soylu bu sözleşmeye karşı olmasına rağmen yetkili etkili organlar neden harekete geçmiyor? ne zaman kadar sözde konuşacağız? Artık harekete geçme zamanı.

Sakın KADEM’in ayak oyunlarına gelmeyin, Türkiye Aile Meclisi 3 BİN paydaş dernekleriyle bu sözleşmenin ne belalı bir sözleşme olduğunu fark etmiş. Muhalefet gibi iktidara saldırmak bize yakışmaz diye sesinizi fazla yükseltmiyoruz, ama zor durumda kalsak milyonları ayağa kaldırırız. Çünkü sloganımız/şiarimiz “Önce Aile” olup o uğurda her türlü meşru mücadeleyi veririz. Çünkü bu milletin bu memleketin kilit taşları AİLE’dir.

Selam ve selametle yaşayın.

Eyüphan KAYA

Türkiye Aile Meclisi Güneydoğu Bölge  Başkanı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Eyüphan Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mihrap Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mihrap Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?