Kadın, anne olarak değerlidir

Kadınıyla erkeğiyle insan olarak yaratılmışız ve Allah katında ancak takva ile yakınlık derecemiz mertebesini bulur. Ona buna kendini beğendirmek için çalışıp çabalayan kimselerin vay haline!

Kadınıyla erkeğiyle insan olarak yaratılmışız ve Allah katında ancak takva ile yakınlık derecemiz mertebesini bulur. Ona buna kendini beğendirmek için çalışıp çabalayan kimselerin vay haline!

Kadının biyolojik ve duygusal açıdan erkeğe göre farklı meziyete sahip olmasından dolayı Allah’ın emaneti olarak ayrıca kendilerine bir değer atıf edilmiştir. Yani erkekler fiziki gücünü kullanarak kadına sıkıntı verirlerse, asgari ihtiyaçlarını Koca olarak temin etmezlerse Allah’ın emanetine ihanet etmiş olurlar. Onun için ben adamım diyen biri evlenince kadına tolerans gösterir, onu himaye eder. Öyle ki İslam kadını hayatın içinde herhangi bir pozisyonda sahipsiz bırakmaz, velisi kimse ona bakmakla yükümlüdür. Değilse devlet uhdesine alır.

Bu insani, İslami ve medeni durum feministleri kahrediyor, moda ve kozmetik sanaiyi çıldırtıyor. Çünkü bunların alanı kadın ve kadın belden aşağı özgür oldukça onlar için bir meta haline gelip işe yarıyor. Evine ailesine bağlı olan bir kadın ne diye moda ve kozmetik sanayinin esiri olsun, Kuaförlerde para harcaması için, elin oğlu saçını okşaması için kadının bağımsız olması, aileden kopması lazım. Anne, baba, abi koca kimsenin ona bir şey söylemeye hakkı yoktur( İstanbul sözleşmesi 3.madde (f) fıkrası.)

Düşünün ailesine bağlı bir kız, eşine sadık bir kadın, evlat yetiştiren bir anne bunların tuzaklarına düşer mi? Feministlere ilgi duyar mı? Feminizm hareketi gönüllü üyelerini en son imandan eder!

Toplumun %1’ini dahi oluşturmayacak kadar az olan Feministler, Eşcinsellerin de yakın iş birliği içinde AB projeleri ile toplumun huzurunu bozuyorlar. Bazıları da utanmadan bu tür faaliyetleri İnsan Haklarından saymaktadır.

Halbuki İnsan Hakkı; Mal, Can, Nesil(namus), Akıl ve İnanç olarak kısacası bilinen 5EM olarak tarif edebileceğimiz emniyet altında olması gereken insanların sahip olduğu temel değerlerden yola çıkarak alanı belirlenebilir. Acaba cinsel eğilim ve toplumsal cinsiyet eşitliği, eşcinsellik gibi utanç verici haller bu beş değerden hangisiyle bağdaşıyor?

Kadını erkekten ayıran bir hareket insani bir akım olamaz, tam tersine hem kadını hem erkeği mutsuz eder.

Erkeği erkekle, kadını kanla oyalayan cinsel eğilim insan hakkı olarak öne sürülemez, tam tersine neslin devamını ortadan kaldırmaya yönelik bir davranış olur.

İslam dininin müktesebatına göre anne baba pozitif ayrıcalığa sahip nadide değerlerdir. Ancak anne daha da ilgiye muhtaçtır. Eş olarak uğruna can verilebilecek kadar değerlidir. İstanbul sözleşmesine göre Eşinize tecavüz eden birine dahi şiddet uygulayamazsınız, alıp polise teslim edebilirsiniz hay lanet olsun bu maddeleri düzenleyenlere. Namus derken iki bacak arası akla gelmesin diyen yavuşak/yumuşak insanlar var ya, bu memleketin baş düşmanları, hain insanlardır. Bu böyle biline! Başka bir ifadeyle hain arıyorsanız İstanbul Sözleşmesini savunan insanlara bakın. Üç kuruş para için elli türlü yalan uydurarak bu sözleşmeyi savunuyorlar.

“Anne babanız ikisi ya da biri yanınızda yaşlanmışsa onlara karşı saygılı olun, onların ihtiyaçlarının temin edin, onlara karşı kibar davranın “öf” bile demeyin” diyen yüce Allah, anne baba hakkı konusunda Hz. Peygamber üç defa anne hakkı dedikten sonra baba hakkı demektedir. “Cennet annelerinin ayağı altındadır” deyip annelere verilmesi gereken değerlerin en büyüğü verilmiştir.

Batının batıl hayatı, ailesiz hayatı, para para diyen hayatı için yola çıkan bazı naehil yöneticilerimiz, siyasilerimiz sözüm ona aydınlarımız, kadına pozitif ayrıcılık adına iş aş kazanç olarak ona çalışma imkanı veriyor, peki ev hanımı olup 24 saat esasına göre çalışan, evlat yetiştiren, evin iç işlerini evirip çeviren anneler ne yapıyor? Onlar çalışmıyorlar mı?

Onlara niye sahip çıkmıyoruz? Bir anne çocuğuna baksa katkı yok, ama Ayşe Fatma’nın, Fatma Ayşe’nin çocuğuna bakarsa kreş parası kendilerine ödeniyor. Böyle bir şart olabilir mi? hele bu cümleyi yedi defa okuyun aklım donuyor arkadaş!

Benim kızım ikiz annesidir, dediler ki ikiz yardımı var, müracaat ettik denildi ki “evde emekli var, evin otomobili var, ev mülktür” vermediler, adres değişikliğini tavsiye ettiler, adres değiştirdik bu defa “anne sigortalıdır” diye vermediler. Kardeşlerim anneler cezalandırılıyor, kadın sokak kedisi olmaya teşvik ediliyor dikkat edelim, böyle giderse hep birlikte rezil olacağız, haberiniz olsun! İnandırıcı olsun diye kızımı örnek gösterdim, yoksa böyle birçok mağduriyetler yaşanıyor.

Peki ne yapalım?

Evliliği teşvik edelim,

Genç evlilere 1+1 ev 5 yıllığına tahsis edelim.

Kardı Ehsen/Mavera vakfı gibi alel usul evlenenlere faizsiz kredi vererek katkıda bulunalım.

Ev hanımlarını sigortalı yapıp asgari ücretin en az 1/3’’ünü kendilerine katkı verelim, çocuk başı gerektiği kadar katkıda bulunalım. Bu ülkeye insan lazım; insanı doğuran, yetiştiren annedir. Anneliği saygın bir konuma getirelim.

Devamını siz getirin benden bu kadar!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Eyüphan Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mihrap Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mihrap Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?