Nuh (a.s) kıssası

Rahmân ve Rahîm olan Allahın ismiyle

Rabbimiz Allah subhanehu ve teâlâ insanlara doğru yolu bilmeleri ve yaşamaları için seçtiği peygamberlerini kavimlere yollamıştır. Nuh aleyhisselâmı da kendi kavmine yollamıştır.

Andolsun biz Nuhu da kendi kavmine gönderdik. Araf: 7/59

Ve o da diğer Allah subhanehu ve teâlânın kullarına yolladığı elçiler gibi kavmini Allah subhanehu ve teâlâya ibadete çağırdığında kavmine şöyle sesleniyordu:

Ey kavmim Allaha kulluk edin Sizin Ondan başka ilahınız yoktur. Doğrusu ben sizin için büyük bir günün azabından korkmaktayım. Araf: 7/59

Tüm peygamberler insanlığa doğruları öğütlemişler ve yanlışlardan dönmeleri içinse uyarılar yapmışlardır. Her dönemde ise doğruların düşmanları doğruların açıklayıcılarına ve onlarla birlikte olanlara saldırmışlardır.

Nuh aleyhisselâmın kavminin sözü geçerli olan idarecileri ve toplumun ileri gelenleri olan müstekbirlerde onun bu hak bu davetine karşı çıkıyor ve Allah subhanehu ve teâlânın seçilmiş hak peygamberine şöyle diyorlardı.

Gerçekte biz seni açıkça bir şaşırmışlık ve sapmışlık içinde görüyoruz. Araf: 7/60

Biz seni sadece bizim gibi bir insan olarak görüyoruz. Bizden basit görüşlü hareket eden alt tabakamızdan başkasının sana uyduğunu görmüyoruz. Ve sizin bize karşı bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz. Bilakis sizin yalancılar olduğunuzu düşünüyoruz. Hud: 11/27

Sana düşük seviyeli kimseler tabi olup dururken biz sana iman eder miyiz hiçŞuara: 26/11

Onlara sapkın ve şaşkın hallerini bildiren Allah subhanehu ve teâlânın peygamberine karşı o inkârcı kâfirler Nuh aleyhisselâmı şaşırmışlık ve sapıtmışlıkla itham etmişlerdi. İnkâr cümlelerinden birinde onu insan olarak gördüklerini söylüyorlardı.

Aslında niyetleri iman etmek olmayan tüm zamanların kâfirlerinde ortak olarak görülebilecek bir özellik iman etmemek için bahaneler ileri sürmektir. Ve Nuh aleyhisselâmın kavmi de inkârlarında direten bir kavim olarak Nuh aleyhisselâma karşı sürekli inkâr cümleleri söylemişlerdi.

Yine Nuh aleyhisselâma uyanların toplumun zayıf kesiminin fakirlerinin uymasını da onun için bir utanç olarak gösteriyorlar ve Nuh aleyhisselâmı yalancılıkla suçluyorlardı.

Nuh aleyhisselâm ise onların sözlerine karşılık veriyor ve görevini yapmak için büyük bir gayret sarf ediyordu:

Ey kavmim Bende bir şaşırmışlık ve sapıtmışlık yoktur. Ama ben Âlemlerin Rabbinden bir elçiyim.Araf: 7/61

Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyımHud: 11/25

Allahtan başkasına tapmayın Ben size gelecek elem verici bir günün azabından korkuyorum. Hud: 11/26

Ey Kavmim Allahın emirlerini bildirmeye karşılık sizden herhangi bir mal istemiyorum. Benim mükâfatım ancak Allaha aittir. Ben iman edenleri kovacak ta değilim. Çünkü onlar Rablerine kavuşacaklardır. Fakat ben sizi bilgisizce davranan bir topluluk olarak görüyorum. Hud: 11/29

Ey kavmim Ben onları kovarsam beni Allahtan kim korur Düşünmüyor musunuz Hud: 11/ 30

Buna karşılık Nuh aleyhisselâmın kavminin ileri gelen inkârcı kâfirleri Nuh aleyhisselâm ile tartışmaya giriyorlar ve inkârcılıklarını şu sözler ile Nuh aleyhisselâma iletiyorlardı:

Ey Nuh Bizimle mücadele ettin ve bize karşı mücadelede çok ileri gittin. Eğer doğrulardan isen kendisiyle bizi tehdit ettiğini bize getir Hud: 11/32

Böylece hakka karşı direnişlerini sürdürürlerken kendi dilleri ile azabı da istiyorlardı. Kendi aralarında konuşup halka açıklama yaparlarken de:

Bu tıpkı sizin gibi beşer olmaktan başka bir şey değildir. Size üstün ve hâkim olmak istiyor. Eğer Allah isteseydi muhakkak ki melekler gönderirdi. Biz geçmişteki atalarımızdan böyle bir şey duymadık. Muminun: 23/ 24

Bu yalnızca kendisinde delilik buluna bir kimsedir. Öyle ise bir süreye kadar ona katlanıp bekleyin bakalım Muminun 23/26 diyorlardı.

Evet insanları Allah subhanehu ve teâlânın ismi ile Onun razı olduğu güzel ve doğru onlara çağıran kişiyi yalanladılar delidir dediler O baskı altına alınıp engellenmişti. Kamer: 54/9

Allah subhanehu ve teâlânın kullarına kul olduklarını hatırlatan bir seçilmiş kula karşı cahiliyenin uygulamış olduğu yöntem onu yalanlamak davasını yaymaktan onu engellemekti. [Bugünde Peygamberlerin hak davetini insanlara öğütleyenlerin karşılarına aynı şeyler çıkmaktadır. Onlarda cahiliye sistemlerinin basın-yayın organlarında yalanlanabilmekte haklarında irticacıdır gericidir haricidir aşırı dincidir denilebilmektedir. Toplumla o kişinin buluşmasının önüne her türlü engeli koymak için cahili sistemler büyük bir engelleme politikası içerindedirler. Amaç insanların tevhidi hakkıyla bilmemesi ve Allah subhanehu ve teâlânın ismiyle bir hayatı yaşamamasıdır.]

Sonunda Nuh aleyhisselâm inkârcıların bu durumlarını Rabbine arz etti:

Rabbim dedi doğrusu ben kavmimi gece gündüz imana davet ettim. Fakat davet etmem kaçıştan başkasını arttırmadı. Gerçektende imana gelmeleri ve böylece günahlarını bağışlaman için onları ne zaman davet ettiysem parmaklarını kulaklarına tıkadılar. Beni görmemek için örtülerini başlarına çektiler büyüklük tasladıkça büyüklük gösterip direttiler. Sonra ben kendilerine haykırarak davette bulundum. Sonra onlarla hem açıktan açığa hem de gizli gizli konuştum. Dedim ki Rabbinizden mağfiret dileyin çünkü o çok bağışlayıcıdır. Mağfiret dileyin ki üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin mallarınızı ve oğullarınızı çoğaltsın size bahçeler ihsan etsin. Sizin için ırmaklar akıtsın. Size ne oluyor ki Allaha büyüklüğü yakıştırmıyorsunuz Oysa sizi türlü merhalelerden geçirerek o yaratmıştır.

Görmediniz mi Allah yedi göğü birbiriyle ahenktar olarak nasıl yaratmış onların içinde ayı bir nur kılmış güneşi de bir kandil yapmıştır. Allah sizi de yerden bir bitki gibi bitirmiştir. Sonra sizi yine oraya döndürecek ve sizi yeniden çıkaracaktır. Allah yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır. Ki onda geniş yollar edinip dolaşabilesiniz diye. Nuh: 71/520

Nuh aleyhisselâm hiçbir dünyalık beklentisi olmadan büyük bir sabırla görevini yapmıştı. Onlara gizli-açık tevhidi daveti sunmuştu. Allah subhanehu ve teâlânın onlar üzerindeki nimetlerini anlatmış doğru yolda oldukları takdirde bu nimetlerin daimi olacağını bildirmişti. Fakat onlar -inkârı hayat yapanlar olarak- inkâri hayatlarını korumak uğruna Allah subhanehu ve teâlânın peygamberini tehdit ederek Ey Nuh bu davadan vazgeçmezsen iyi bil ki taşlanmışlardan olacaksın Şuara: 26/116 dediler. [Aslında her dönemde iman ehline karşı besmelesizlerin takındığı tavır aynıdır. Yıldırma bastırma maddi ve manevi işkenceler baskınlar sorgular cezaevleri]

İnkârcı hayat programlarını savunmak ve hakka teslim olmamak için putlarından vazgeçmemeyi birbirlerine öğütlüyor ve Sakın ilahlarınızı bırakmayın hele Vedten Suvadan Yeğus tan Yeuktan ve Nesrden asla vazgeçmeyinNuh:71/23 diyorlardı.

Hakkın karşısında batılın tarafı olarak sebat ediyorlar ve batılı her türlü destekliyorlardı. Tevhidin hayata hâkim olmaması için kararlıydılar.

Onlar bu hallerindeyken sonunda Nuh aleyhisselâm Rabbine şöyle niyazda bulundu:

Gerçekten ben yenik düşmüş durumdayım. Artık Sen bu kâfir toplumdan intikam al. Kamer: 54/10

Yeryüzünde kâfirlerden hiç kimseyi bırakma. Çünkü sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar yalnız ahlaksız nankör insanlar doğururlar yetiştirirler. Nuh: 71/27

Artık benimle onların arasında Sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar. Şuara: 26/ 118

Ve Âlemlerin Rabbi yüce Allah subhanehu ve teâlâ Nuh aleyhisselâma vahyederek şöyle bildirdi:

Gerçekten iman edenlerin dışında kesin olarak kimse inanmayacak. Şu halde onların yaptıklarından dolayı üzülme. Gözetimimiz altında ve vahyimizle emrimizle gemiyi imal et. Hud: 11/ 3637

Bizim emrimiz gelip de sular coşup yükselmeye başlayınca her cinsten eşler halinde iki tane ve birde içlerinden daha önce kendisi aleyhinde hüküm verilmiş olanları dışındaki aileni gemiye al. Zulmetmiş olanlar konusunda bana hiç yalvarma. Zira onlar kesinlikle boğulacaklardır. Sen yanındakilerle birlikte gemiye yerleştiğinde bizi zalimler topluluğundan kurtaran Allaha hamdolsun de.Muminun: 23/2728

Nuh aleyhisselâm tam bir teslimiyetle Yüce Allah subhanehu ve teâlâya tevekkül içerisinde emri yapmaya koyulduğunda da inkârcılar topluluğu da Nuh aleyhisselâma karşı saldırılarını sürdürmekteydiler. Hakkın gücünü önlemek adına batılın sözcüleri alay etmeye giriştiler.

Nuh gemiyi yapıyor kavminden ileri gelenler ise yanına her uğradıkça onunla alay ediyorlardı. Hud: 11/38

Bunlara karşılık Nuh aleyhisselâm da onlara  Eğer bizimle alay ediyorsanız iyi bilin ki siz nasıl alay ediyorsanız bizde sizinle alay edeceğiz. Kendisini rezil edecek azabın kime geleceğini ve sürekli bir azabın kimin başına ineceğini yakında bileceksiniz Hud: 11/3839 diye karşılık veriyordu.

Mademki batılda o kadar ısrarlıydılar mademki hakkın karşısında batılı korumak uğruna hakka ve hak ehline saldırmaktan çekinmiyorlardı elbette yaptıklarının -dünyada ve ahirette- karşılığı olmalıydı.

Ve inkârcıları rezil edecek beklenen azap geldiğinde Nuh aleyhisselâm çok az olan iman ehline: Ona binin onun yüzmesi de demir atması durmasıda Allahın ismiyledir. Şüphesiz benim Rabbim bağışlayandır esirgeyendir Hud: 11/41 dedi.

Tevhidi mesajı kabul etmiş azınlık tevhide yanaşmayan çoğunluk İman matematiksek hesaplamalara göre yapılamazdı. Sayı çoğunluğu hak olmak için ölçü değildi.

Evet Rabbimiz az olan tevhid ehlinin kurtulacağını müjdeliyordu. Besmeleli hayatlar besmeleyle yüzen ve besmeleyle duran bir gemiyle tufandan kurtulacaklardı bu Âlemlerin Rabbinin onlara bir ikramıydı. [Her dönemde tevhid ehli kurtulacak olanlardır. Sıkıntılar işkenceler alaylar boykotlar hapisler darağaçları tevhid ehlinin yolunun üzerinde olsa bile sonuçta büyük kurtuluş yine tevhid ehlinindir.]

Allah subhanehu ve teâlânın o besmelesiz kavim için azabı geldiğinde Gemi Onlarla dalgalar arasında yüzüyorken Nuh bir kenara çekilmiş olan oğluna seslendi: Ey oğlum Bizimle birlikte bin ve kâfirlerle birlikte olma Hud: 11/42

Nuh aleyhisselâm hayatını tevhidi mesaja sırt çevirerek yaşayan oğluna son anda da kurtuluş çağrısını yenilediğinde oğlu:

Ben bir dağa sığınacağım o beni sudan korur Hud: 11/43 dedi. Allah subhanehu ve teâlânın azabından dağa sığınabileceğini sanmak besmelesizlerin çarpık bakışıydı.

Nuh aleyhisselâm: Bugün Allahın emrinden esirgeyen olan Allahdan başka bir koruyucu yoktur Hud: 11/ 43 dedi.

Buna rağmen Nuh aleyhisselâm baba şefkatiyle oğlunun iman edip kurtulanlardan olmasını istemiş ve Rabbine seslenmişti:

Rabbim Şüphesiz benim oğlum ailemdendir ve senin vadin de doğrusu haktır. Sen hâkimlerin hâkimisin.Hud: 11/45

Bunun üzerine Âlemlerin Rabbi Nuh aleyhisselâma: Ey Nuh Kesinlikle o senin ailenden değildir. Çünkü o Salih olmayan bir işyapmıştır. Öyleyse hakkında bilgin olmayan bir şeyi benden isteme. Gerçekten cahillerden olmayasın diye sana öğüt veriyorum Hud: 11/ 47 buyurmuştur. [En güçlü bağ iman bağıyken cennet ehlide bu bağla birbirlerine bağlı olanlardır. Allah subhanehu ve teâlâ bu bağın ehlini birbirine kardeş kılmışken bunun dışındakilerse hangi yakınlık derecesinde olurlarsa olsunlar aslında uzaktırlar.]

Yine tevhidi davete sırt çeviren besmelesizlerden birisi de Nuh aleyhisselâmın karısıdır. O da oğlu ile birlikte kavminin dinini ve yaşantısını benimsemiş Allah subhanehu ve teâlânın ismiyle bir hayatı kabul etmemiş bir kimsedir.

Allah inkâr edenlere Nuhun eşini ve Lutun eşini örnek verdi. İkisi de kullarımızdan Salih olan iki kulumuzun nikâhı altındaydı ancak onlara ihanet ettiler. Bundan dolayı kocaları kendilerine Allahtan gelen hiçbir şeyle yarar sağlamadılar. İkisine de: Ateşe diğer girenlerle birlikte girin denildi. Tahrim: 66/ 10

Tevhidi kabul etmedikten sonra babanın oğula kocanın karısına faydasız yoktur. [Ah birde bunu babam hacı dedem hoca diyerek kendilerini avutanlara anlatabilsek.] Evet tevhidi davete kulaklarını tıkayan hak davetçi ile alay eden insanlar sonunda hak ettiklerini buldular. Şehirleri parlamentoları putları ve putperest kanunları ile yeryüzünden silindiler. O zalimler topluluğunun canı cehenneme

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hacı Ahmet Ünlü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mihrap Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mihrap Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?