Selef-i Salihin

Selef-i Salihin: Geçmişte İslamı dava edinmiş, davası için acı çekmiş ve İslam’ın bugünlere sağlam bir şekilde bozulmadan gelmesine vesile olmuş salih insanlar demektir. Bu muhterem zatlar bugün hala adı dilimizden düşmeyen İmamı azam, Şafii, Eşari, Taberi, Ahmed Serhendi (rahmetullahi aleyhim) vs dir. Ancak bugün fikirleri kabul görmese bile farklı düşüncelerinden dolayı kötülediğimiz beya uzak durduğumuz bir çok selef alimi de İmamı Azam gibi ve diğer ulema-i izam efendilerimiz gibi imali fikr etmiş, kendilerine göre delilleriyle özgün fikirler, bilgiler üretmişlerdir. Vasıl bin Ata, Cehm bin Safvan, Gaylan ed Dımeşki, İbni Teymiyye vs (rahmetullahi aleyhim) gibi. Oysa ekolleşme öncesi bu kadar farklı fikir bir aradaydı (Ebu Hanife, vasıl bin ata, cehm bin safvan muasırdırlar) ve hiçbiri birbirine kin gütmez, hakaret etmez, talebelerini diğeri hakkında kışkırtmazdı, İmam Buhari, Ebu Hanife’yi eleştirirken bile ‘’bazı insanlar şöyle dediler’’ diyerek eleştirmiş isim vermemiştir. İmamı Azamı en çok tenkid eden kişi talebesi Ebu Yusuf’tur, eleştirilmek için talebe yetiştirmiş bir alimdir Ebu Hanife. Cedel en önemli silahıydı bu alimlerin…

Modern dönemdeki en büyük problemlerimizden biri geçmişte yaşayan seleflerimizin biyografileri hakkında gerekli malumatımızın olmayışı, bugün Bedir savaşını okuyan bir mübtedi hz İkrime için, Uhud’u okuyan hz Vahşi, Hind, Ebu Süfyan (ra) için Cemeli, Sıffini ilk defa okuyan mübtedi birçok sahabi hakkında menfi fikirler içinde olabilir. Bu okumaları artırmaz üzerine bir şeyler koymaz, taşları yerine oturtmaz ise bu yanlış bilgiler ile bir hayat geçirir ihtimal insanları ifsad eder. Aynı muhakeme ile mutezile ekolü kurucularından Vasıl bin Ata’nın takvasını, İbni Teymiyye’nin davası uğruna ne badireler atlattığını ne savaşlara en önde katıldığını, hapislerini bilmez. Maateessüf bilmiyoruz…

Beşinci halife, müceddid, fitne ateşini söndüren Emevi halifesi Ömer bin Abdülaziz, kadere iman etmiş olmasına rağmen kader inancını reddettiğini ileri sürdüğü Kaderiler’in reisi Ğaylan’ı seviyor ve onun hakkında şöyle diyordu; ‘’nefsini Allah’a adamış, tüm vaktini onun yolunda sarf eden ve bütün organları hikmetle konuşan kimseyi görerek sevinmek isteyen kimse bu adama baksın’’ Vasıl bin Ata hocası Hasan Basri (ra) in ders halkasından itizal etti ancak gittiği yer çok uzak değildi aynı mescidin bir başka kolonu’nun dibi ve bu ayrılış keskin ve kesin değil yine bir çok konuda hocasına danışır, hatta takvalı olması konusunda nasihat ederdi bunun yanında hocasına karşı bir saygısızlığı da görülmüş değildi. Vasıl bin Ata’nın eşi Ümmü Yusuf’a Amr bin Ubeyd’in mi yoksa Vasıl’ın mı daha faziletli olduğu sorulunca; Ümmü Yusuf, ‘’onlar arasında ki farkın gökle yer arası kadar’’ olduğunu söyledi. Yine bu ikisinin ilimleri nasıl diye sorulunca dedi ki ‘’Vasıl gece olunca, önüne kağıt-kalem koyar namaza dururdu namaz da muhaliflerinin aleyhine bir ayet gelince oturur onu yazar, sonra da namazına dönerdi’’ demiştir. Vasıl bin Atanın rakiplerinden biri de Cehm bni Safvan’dı aracılara çeşitli sualler verir ‘’git Cehm’e sor sana şölye cevap verecek sen şöyle söyle o böyle diyecek sen böyle söyle diyerek kendisine göre Cehm’in yanlış yolda olduğunu gösterip irşad etmek istemiştir. Cehm bin Safvan Sümeniler (putperest) ile bir tartışmasın da cevap veremeyip susunca mühlet ister ve Vasıl bin Ata’ya keyfiyeti bildirir. Vasıl gerekli cevapları bir mektup ile kendisine gönderir, Sümeniler: ‘’bu cevap senin değil kimin derler’’? Cehm, Vasıl bin Ata’yı tarif eder, gelirler Vasıl bin Atan’ın huzurunda iman ederler Vasıl ‘ra’ harfini söyleyemediği ‘ğayn’ şeklinde dediği ve bu peltekliğinin anlaşılmaması için kelamını ‘ra’ harfinden kurtarmak için ‘ra’ harfi olmayan kelimelerle konuşurmuş içinde ‘ra’ harfi olmayan bir kitap yazdığı dahi mervidir.

Bu konuda ulema içerisinde en çok tartışılan eleştirilen, sevenleri kadar sevmeyenleri de olan isim Takıyyüddin İbni Teymiyye’dir. İbni Teymiyye, ihtimal ders halkasından fazla, hayatı cihad meydanlarında geçmiş hayatının büyük bölümünü moğollarla mücadele içerisinde geçirmiş, ki kendi döneminde bir çokları tesbih çekerek dua ederek Moğollardan kurtulmaya çalışırken, hicret ederken o kılıcıyla mücadele etmiş, kendisine göre doğru olanı eğilip bükülmeden, sağa sola yalpalamadan savunmuş ve son nefesini de müslüman olarak vermiş bir hanbeli, islam alimi. Tasavvuf düşmanı değil tasavvufun içindeki aşırılıkların düşmanıdır. Selefiliğin kurucusu, kökü falan da değildir selefiliğin aslı İmam Ahmed bin Hanbele uzanır. Bugün azami bir diploma sahibi olan herkesin eleştirebileceği biri hiç değil. Ehli sünnet ulemasından Zehebi, İbni Teymiyyeden övgüyle bahsetmiş ve görüşlerini savunmuştur. Sübki, Zehebi’yi bu konuda eleştirirken bile ‘’üstad zehebi’’ diye saygı ile eleştirmiş tahkir, tezyif, tadlil ifadelerinden uzak durmuştur. Ebul Hasan en Nedvi, İmamı Rabbani’nin hayatını da yazmıştır, İbni Teymiyye’nin hayatını da yazmıştır ve ikisinden de sitayişle bahsetmiştir.

Netice itibariyle kemal sıfatının yegane sahibi hz Allah celle ve ala dır. İsmet sıfatını da paygamberan-ı izam efendilerimiz haizdir. Binenaleyh Allah ve peygamberlerden başka hiç kimse la yüs’el değildir, hatalarıyle savaplariyle selefimiz kendinden sonrakiler için bir şeyler yapma gayretinde olmuşlar, hiçbirinin herhangi bir maaş+sigorta+ yol+yemek derdi de yoktu, birilerinin itiraz edeceği şeyler söylemeselerdi ictihad müessesesi olmazdı, amaçları kendilerine göre doğruyu göstermekti, Allah rızası idi. Hesabı Allah’ın göreceğine iman ediyoruz öyleyse vefat etmiş ulememızın eserlerinden çok kendileriyle hesaplaşmaya kalkarlarsak Allah’ın yapacağı işi yapmaya kalkmış oluruz bu da bir vebaldir. Müslümanlar için ayrı bir tefrika sebebidir.

Veminellahit tevfik..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Senusi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mihrap Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mihrap Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?