Ne mutlu Müslüman olana

Ben Müslüman bir anne ve babadan doğma, Müslüman oğlu Müslümanım. Bu bana ne kazandırdı biliyor musunuz?

Sabırlı olmayı, aza kanaat getirmeyi, başkasına karşı şefkatli ve merhametli olmayı, hayvan sevgisini öğretti, özgüven duygusunu kazandırdı.

Kalp ve beden temizliğini öğretti, kalbimden kin ve nefret taşımamayı, hep iyi şeyler düşünmemi sağladı, beş vakit namaz öncesi, abdest ve her fırsatta yıkanmayı ve gusül abdestini öğretti. Cuma günü camiye gitmeden önce sünnet guslünü öğretti, yemekten önce ve sonra el yıkamayı öğretti.

Rükû ve secdeyi öğretti, Allah’tan başka kimsenin huzurunda eğilmemeyi öğretti,

Medeni cesaretle, vakarlı bir hayat yaşamayı öğretti.

Olur, olmaz kimselerle tokalaşmamayı, namahrem bayanlarla mesafeli durmayı ve sarhoş edici meşrubatlardan uzak durmayı, kumar ve zinaya yanaşmamayı öğrettiler.

Paragöz bazı zevzekler gibi parama para katayım, başkası çalışsın ben yiyeyim diyen faizcilerden olmamamı öğrettiler.

Ne hikmetse bazı vicdanı bozulmuş insanlar bu özel ve müstesna özellikleri taşıyorum diye beni hep kıskandılar, hırpalamaya çalıştılar, küçük görmeye/göstermeye gayret ettiler.

Onlar açık saçıklığı, çok kişi ile yatmayı, sarhoş olmayı, milli piyango almayı, ibadetten yoksun bir hayat yaşamayı çağdaşlık saydılar.

Laiklik adı altında Anadolu insanının imanını çaldılar. Yetmiyor şimdi de uluslararası sözleşmeler aracılığı ile aile yapımızı bozup toplumsal cinsiyet eşitliği teraneleriyle eşcinselliğe yaşama imkânı ve ortamı arıyorlar bu memlekette.

Hay Allah canınızı alsın!

Siz bu Müslüman torunlarından daha hangi intikamı alacaksınız öğrenebilir miyim? Tabi bunu siz de bilmiyorsunuz, ağababalarının önünüze hangi yemi bıraksa onu yiyorsunuz.

Malum Coronavirüs diye bir hastalık türedi. Hani “belası ayağının altından çıktı” diye bir deyim var, aynen onun gibi kuduran Çin’den dünyaya yayıldı.

Korunması hem zor, hem kolay,

Çarşı Pazar dolaşma, Sarmaş dolaş yaşama, Herkese dokunma, El yıkamasını sık sık yap vs. yani benim senin normal hayatı korunmak için model oldu elhemdulillah.

Bu ara ne hikmetse toplu istirahat ve eğlence yerlerini cami ile kıyaslayanlar var.

Kimse demiyor ki, arkadaş cami müstesna bir mekân, temiz ve mübarek bir yerdir. İnsanlar camiye beden ve elbise temizliği içinde, edep dairesinde giderler, burası herhangi bir toplu yaşam yerine benzemez.

Abdestinizi alır, ruh güzelliği içinde selam ve dua ile camiye gidilir,

Cuma namazında hutbe ve namaz boyunca abdestli vaziyette durulur.

Biz vatandaş olarak yaş gereği küçükken öğretmenimizden bir şeyler öğreniriz, büyüdükten sonra da camimizin imamını dinler ona göre yaşamımızı dengeleriz.

Peki, neden toplumda Ateizmin, Deizm kol geziyor, derseniz işte onu Milli Eğitime ve Diyanete sormak lazım.

Öğretmen seküler, laik yetişti, İmam-Hatipler kontrol altına alındı. Hak ve hakikat pek anlatılmadı, yoksa bu toplum şimdi dünyevi ve uhrevi meselelerde şahlanmıştı.

Ben Müslüman olarak yaşadım, bu yaşamdan hiçbir şikâyetim yok, daha iyi bir Müslüman olmamanın ezikliği içindeyim.

Me mutlu Müslüman olana diyor, Coronavirüsten ülkemizin korunması için dua ediyorum.

Allah cümlemizi kazalardan belalardan böyle devasız dertten muhafaza eylesin.

Her hastalığın bir devası vardır(Hadis). Hastalık sayısı ve hastalıklara deva olacak dermanlar sayısı kadar peygambere salat ve selam olsun.

Esselamualeyküm ve rehmetüllahi ve berekatuhu ebeden daima.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Eyüphan Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?