Camilerde deprem semineri verilemez mi?

Sevgili Dostlar,

Bugünkü yazımı vefatının 16. yılında, Divan şiirine sayısız eser kazandıran Fuzuli ve Nabi gibi şairlerin gazellerini etkileyici sesiyle okuyan ünlü gazelhan Kazancı Bedih üzerine yazacaktım.

Kazancı Bedih ve Gazelhanlar Anma Gecesi 24 Ocak Cuma akşamı saat 20.00'de canlı olarak TRT 2'de ekrana gelecek, ölüm yıl dönümünde canlı yayında türkülerle anılacaktı. Şanlıurfa müzik kültürünün de anlatılacağı programda Urfa THM Korosu, TRT THM Korosu ve Şanlıurfa Belediyesi THM Korosu Kazancı Bedih ile özdeşleşmiş eserleri seslendireceklerdi.

Hiçbir ayrıntıyı kaçırmamak için yanıma not defterimi bile almış, vaktinden çok önce Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Mehmet Akif İnan Konferans Salonunda yerime oturmuş canlı yayın hazırlıklarını izliyordum.

Programa Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, TRT Genel Müdürü İbrahim Eren, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Said Kaya ve çok sayıda vatandaş katılmıştı.

Program başlamış, birkaç türküden sonra Şanlıurfalı Halk Müziği Sanatçısı Mehmet Özbek de gazelhanlık hakkında katılımcılara bilgi veriyordu ki; ne olduysa o an da oldu. O koskoca bina bir sağa bir sola beşik gibi sallanmaya başladı. İzleyicilerden panikleyenle ayaklanmıştı ki Sayın Mehmet Özbek’in sakinleştirici konuşması etkili oldu. Panik havası sakinliğe bıraktı yerini. Sonra da program Elazığ’da yaşanan 6,8 şiddetindeki deprem üzerine sonlandırıldı.

Bir kez daha hatırladım ki insanın başına ne zaman ne geleceği hiç bilinmiyor. Bir bakmışsın varsın, bir bakmışsın yoksun… Burada Elazığ ve Malatya’da depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, acılı ailelerine ve yakınlarına baş sağlığı, yaralılara da acil şifalar diliyorum.

Yaşanılan bu deprem olayı üzerine düşünürken bundan tam 7 yıl önce 30 Mayıs 2013 tarihinde “Camilerde Deprem Seminerleri” başlıklı yazdığım bir yazım aklıma geldi. Esas aklıma gelen kendi yazım değil; yazıya konu olan Çorum Sivil Savunma Uzmanı Mahir Odabaşı’nın anlattıkları idi. O yazımı yazmama sebep olan olay, Cuma vaazı yerine bir uzmanın görüntülü olarak cami cemaatine Deprem Konferansı vermesiydi. O tür uygulamayı ilk görüyordum. “Bu hareket eğer yanlış bilmiyorsam bir ilk olmalı. Şahsen ben elli yaşımı geçmiş olarak gittiğim hiçbir camide böylesini görmedim ve başkalarından da duymadım” diye de not düşmüştüm. Sonradan öğrendim ki geçmiş yıllarda rahmetli A. Mete Işıkara Hoca Kocatepe Camisinde depremi anlatmış…

Camiler sosyal konuların, Müslümanların ortak dertlerinin anlatıldığı ve hatta karşılıklı fikir telakkisinde bulunulduğu alanlardır, böyle de olması en doğal olanıdır.

Sayın Mahir Odabaşı yakinen tanıdığım bir değerimizdir. Aradan geçen 7 yılsonunda bu seferde Çorum'un Osmancık ilçesinde cuma namazı öncesi cemaate vaaz yerine deprem semineri veriyor. Tarih 24 Ocak 2020 yani Elazığ depreminin olduğu günün öğle vakti. Ne tesadüf ki akşam deprem oluyor.

Yağmurlu havada gülenle ağlayanın belli olmadığını dile getiren Odabaşı, her cemaatin bir veli olduğu gerçeğinden yola çıkarak bu semineri düzenlediklerini belirtiyor ve olumsuzluk yaşanmaması için her cemaatimiz bir velidir düşüncesiyle bu semineri düzenledik. Bu tür bilgiler bir mıh bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir komutanı, bir komutan bir orduyu, bir ordu da bir ülkeyi kurtarır hesabıyla paylaşıldıkça peyderpey çoğalacaktır. Olası afetlerde sorumlu değil, sorumluluğunun bilincinde bir neslin yetiştirilmesi için etki sağlayacaktır. Geçmişte yapılan tüm çalışmalardan olumlu dönüşler oldu. Bu sayede vatandaşlarımızda akıllarına takılan soruyu soruyor. Olaylar aynı sadece mekânlar değişiyor İfadelerini kullanıyor.

Bu hatırlamadan sonra yıllar önce yazdığım bir şiirim aklıma geldi. Biz şairler duygu insanlarıyız. Önceki depremleri yaşamış biri olarak sonrasında ders almayanlar için hatırlatma şeklinde kaleme almıştım. Görüldü ki hala aynı kafada insanlarımız var.

DEPREM DEMİŞTİ

Deprem bize ne demişti?

Gidiyorum, geleceğim…

Arada haber vermişti

Deme nerden bileceğim

Artçılarla bir yokladı

Bazen de haber yolladı

Yetmedi… Tuttu salladı

Deme nerden bileceğim.

Başkalarında olurken

Seyrettin öyle durdun sen

Yaradan akıl vermişken

Deme nerden bileceğim.

Beton attın kumdan çaldın

Üçe yaptın beşten aldın

Bilen gören olmaz sandın

Deme nerden bileceğim.

Çaldın, çırptın ne oldu

Onca insan toprak oldu

Körpecik filizler soldu

Deme nerden bileceğim.

Duymadın mı Erzincan’ı

Ya da dünkü Sakarya’yı

Gör o zaman şimdi Van’ı

Deme nerden bileceğim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Halil Manuş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?