Bu annelerin bir derdi var!

Hacire Akar hanım efendinin HDP’nin kapısında kararlı bir eylem yapıp evladına kavuşması bağrı yanık binlerce anneden bir kaçı “bir umut” diyerek, HDP il binasının yolunu tuttular. Ne yapsınlar ki onlar için de bir umut ışığı doğdu, “denize düşen yılana sarılır” misali orada oturma eylemi yapıyorlar.

Ben 5 Eylül günü ki daha eylemin üçüncü günüydü Türkiye Aile Meclisi adına onları ziyaret ederek; hallerini sordum, sabır diledim, yaptıkları eylemin manidar olduğunu, sulh ve selamet için önemli bir adım olduğunu söyledim.

O zaman sayıları 3 iken bu gün 33 olmuş, 1033 anne de umudunu yetirmiş vaziyette, tükenmiş bir halde hanesinde bekliyor. Dolayısıyla bu oturma eylemini küçümsememek lazım.

HDP’nin terörle bağlantısının olduğunu hepimiz biliyoruz. Ayrıca dağa gönderilenlerin %90 HDP tabanı tarafından rehberlik edilerek, ikna edilerek dağa gönderildiğini de alem biliyor. Bu annelerin çocuklarını HDP’den istemesi de tesadüfi değildir, çünkü anneler bunu biliyor.

O zaman HDP bu konuda harekete geçmek durumundadır. Kandilin kellelerine söylesinler, bu çocukları baba ocağına anne kucağına kavuşturmalarını bekliyoruz. HDP, BTÖ ile irtibatını bir şekilde kullanırsa iyi bir iş yapmış olur, çünkü önemli olan bu annelerin çocuklarına kavuşmalarıdır. Her gelen genç ölümden kurtulmuş olacak, ailesinde kısmi bir mutluluk yaşanacak.

Hatırlarsanız, birkaç yıl önce yine anneler Büyükşehir belediyesinin önünde eylem yaparak çocuklarını dağdan istediler, o zaman dahi 25 aileden 15’i çocuklarına kavuştu. Maalesef Gültan Kışanak hallerini dahi sormadı, insanlık bu muydu? yine Sur Belediye Başkanı Seyit Narin hür iradesini kullanarak onların halini sormaya gitti.

Şimdi de HDP’liler ağız burun bükerek bu eylem yapan annelerin sağında solunda binaya girip çıkıyorlar. Bunlar küçük kabahatler değildir. Gültan Kışanak nasıl ki ceza evindeyse yarın siz de kodesi boylarsanız, kimse size acımaz bilesiniz.

Bu bağrı yanık annelere Hükümetin desteği gecikmedi. 8 Eylül günü Malatya’da Cumhurbaşkanımızın annelere destek vermesiyle başladı ve çok yönlü devam ediyor, etmelidir de.

Sivil Toplum Kuruşları da aynı şekilde destek vermeye devam ediyor. Bir muhalefet ne yapacağını şaşırmış vaziyette duruyor.

HDP’ye gelince görülen kadarıyla kılını kıpırdatmıyor, nerdeyse bu onurlu eylemi başlatan annelere saldıracaklar. Hatta çocuğu için eyleme katılan bir babayı üç maskeli tehdit etmiş. Zaten maskeli oluşları bu diyarın yabancıları oldukları, bir o kadar da korkak olduklarını ortaya koyuyor. Yoksa insan öz vatanında niye yüzünü gözünü kapatsın, bu aynı zamanda bir suçluluğun ifadesidir.

HDP yetkililerine sesleniyorum ne edip edin bu annelerin çocuklarını getirtin. Gidin yalvarıyor musunuz, kavga mı ediyorsunuz, ne yaparsanız yapın ama çocukları getirin. Kandilin siyaset sahnesindeki uzantısı siz olduğuna göre sizin onlara nazınız geçer, geçmeli. Devlet, Bakanlarıyla kapınıza gelip eyleme destek vermişse, bu sıradan bir iş değildir.

Bir de şu Leylalarda yaşayan Leylacıklarınıza da söyleyin öyle Kürt meselesini diline dolandırmasın, bir Kürt olarak kanıma dokunuyor. O ne annem kokuyor, ne kardeşim, ne halam ne de teyzem. O bu coğrafyanın insanı kokmuyor. Daha fazla Kürt çocuklarını da ölüme göndermesin! Kürtler ölmesin ben bu halime razıyım.

Devlet çözüm sürecinde huzurumuzda hazır ola geçti onlar devlete tokat attılar, biz bunu yaşadık, şimdi de devlet onlara tekme atıyor. Olay Kürt meselesi olmaktan çıkmıştır.

Kim ki dağdakilere gerilla dese, yada örgütün şu anki haline PKK dese Kürtlere hakaret ediyor. Kürt bu kadar kandile köle olmaz. Barış sürecini baltalatan kimseler Kürt olamazlar, onlar bu devletin de milletin de düşmanlarıdır. Halkımız her geçen gün bunu daha iyi fark ediyor.

Baksanıza kayyum geldi diye yapılan protestolarda kaç kişi var? Tabi ki gelmemekte haklıdırlar, çünkü verilen görevi hakkıyla yerine getirmezseniz birileri size “dur” der.

Devlet Başkanımız Erdoğan’ın Malatya’da 81 ilden bir araya gelen o seçkin katılımcılara, İmam-Hatipliler dünyasına bu onurlu anneleri alkışlatması takdire şayandı ve bu eylem hayırla da sonuçlanacağına inanıyorum. Ama kim ne yaptıysa da tarih yazacak, bunu da unutmayalım.

Bu destekten daha fazla Külliyeden bir şey bekleyemeyiz. Ne yazık ki bu gençlerin dağdan inmesi için HDP kanadının çalışma ve çabası gözükmüyor, bu pek hayra alamet değildir.

Bir ara Hani ilçemizde bir Öğretmen örgüt tarafından kaçırılıyor, Kaymakam Müftünün bunlarla irtibatının olduğu istihbaratını alıyor, müftüyü çağırıyor diyor ki “Müftü bey akşama kadar sana mühlet, Öğretmen geldi geldi, gelmediyse ben ne yapacağımı bilirim” ve öğretmen serbest bırakılıyor.

Şimdi HDP’nin meselesi de budur. Bir defa BTÖ içindeki İstihbarat, bu gençlerin kimler tarafından dağa gönderildiğini biliyor. Gönderdiği gibi getirdi getirdi getirmese işler karışık gibi gözüküyor.

Bu Annelerin bir derdi var, bu derde çare bulmak hepimizin görevi. Benim gücüm bu yazıyı yazmaya yetiyor, keşke BİN kişi ile dağlara çıksak da bulduğumuz her genci ovaya indirsek. Ama o gün gelir mi bilemem.

Allah hayreylesin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Eyüphan Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?