Sağlık olsun diyelim?

Ne demiş büyüklerimiz “Her şeyin başı sağlık” demek ki sağlık bu kadar önemlidir.

Sağlığı yerinde olamayan biri mutsuzdur, güçsüzdür, verimsizdir.

Ülkemizde sağlık hizmetleri bildiğim kadarıyla dünya ölçülerinin üstünde veriliyor.

Bu hizmetin en önemli adımı “Aile hekimliği” basamağıdır. Her vatandaş aile hekimine parasız gidebiliyorsa bu en büyük hizmetlerden biridir. Ülkenin de burada kazancı var, erken teşhis ve tedavi ile hem hastalık önlenebilir, hem vatandaş sağlığına kavuşur hem de ihmale fırsat vermeden hastalığın büyümesi önlenir.

Ancak duyarlı vatandaş, bilinçli vatandaş yetiştirme konusunda devlet olarak eksiğimiz var.

Sabırlı, neyi ne zaman yapabileceği konusunda rahat karar veren ve gereğini yapan vatandaş kitlemiz hayli azınlıkta.

Bu konuda tüm yetişkin vatandaşlarımızı en az iki saatlik bir seminer ile bilgilendirmek gerekir diye düşünüyorum. Bu seminer esnasında herhangi bir sağlık sorunu vuku bulduğunda doğru yolu takip etme ve kendine mukayyet olmanın avantajlarını ve bu yolu takip etmeyenlerin duçar kaldığı sıkıntıları, yaşanmış örnek hikayelerle anlatmakta fayda var.

Vatandaşın istediği zaman 2. ya da 3. kademe hastaneye veya acile gitmesi sağlık sorununu büyütüyor. Çoğu zaman hem kendisine hem diğer hastalara sıkıntı oluşturuyor.

Aslında dayanılamayacak kadar acınız yoksa hastalığınızın düzgün tedavi edilmesi için muhakkak aile hekiminize gidin.

Bunun birçok faydası var.

*Basit bir ilaçla iyileşebilirsiniz,

*Fazla zaman kaybınız olmaz,

*Gerekirse doğru uzmana sizi yönlendirebilir,

*Daha ağır hastalara zararınız dokunmaz,

*Ekonomik gideriniz de az olur.

Geçende sıra dışı bir kaşıntı bacaklarımda oluştu, bir iki gün tembellik yaptım; belki geçer diye, daha da ilerleyince ben de sabahın erken saatinde uzman doktora muayene olmak için devlet hastanesine fiş almaya gittim. Sıra bana gelene kadar fiş bitti.

Oradan aile hekimime gittim, iki merhem, bir hap yazdı, kullandığım gibi kaşıntım hafifledi, her geçen gün daha da iyileşiyorum. Demek ki hastalığım aile hekimliği düzeyindeymiş. Olan benim zamanıma oldu, ama bazı hastaların sorunlarını dinleme fırsatım oldu. İyi ki gitmişim ve o havayı teneffüs ettim.

Ayrıca randevu konusunda da sabırsızız bir az, ben bir ara randevu için aradım en erken 15 Ağustos deyince onay vermedim, bakın bu gün hangi ayın kaçıdır? Yani o uzun zaman bildiğimiz süre aslında çok da yakınmış.

Şunu da söyleyeyim her geçen gün vatandaşlarımız hak hukuk meselesinde duyarlı olma konusunda daha da iyiye gidiyor. O kadar kalabalığa rağmen kimse kimseye bağırmıyor, metanet içinde fişlerin dağıtılmasını bekliyorlardı. Bu açıdan Diyarbakır’lı hemşerilerimi tebrik ederim.

Keşke o bir saatlik süre içinde ellerinde kitapçık ve okuyabilselerdi.

20 yıl önce, yeşil kart sosyal güvenceleri olmayan vatandaşlarımıza veriliyordu. Maalesef kimi vatandaş gidip adına ilaç yazdırıp çöpe atıyordu. Kimi duyarlı vatandaş “niye böyle yapıyorsun?” deyince de sanki bir marifetmiş gibi “ben devlete zarar veriyorum” diye küstahça cevap verenler oluyordu.

Ayrıca adamın biri yeşil kart yenileme sırasında beklemeden direk görevli memurun yanına kadar gelerek “ben otobüs firmasının sahibiyim” diyerek kendine ayrıcalık isteyen oluyordu, işin ilginç yanı bu otobüs sahibi vatandaşın yeşil kart almasıydı tabi. Tabi memurdan gereken fırçayı da alıyor.

Elhemdulillah bu tür sıkıntılarımız azalıyor. Ama şunu da belirtmekte fayda var. Kronik hastalarda ve acil durumlarda bir derece sıkıntı var.

Hasta birden fazla doktora gidiyorsa ikinci, üçüncü doktor randevu ile gel diyor. Yatalak hastalara, kronik hastalara muhakkak kolaylık sağlamak lazım, çünkü onlarla birlikte sağlıklı vatandaşlarımız da sıkıntıya düşüyor. Sağlıklı vatandaşlarımızın mağduriyeti hayatın tadını, verimini kaçırıyor.

Bu tür hastalarımız sayısı belki %1’e tekabül ediyor ama birinin mağduriyeti binleri rahatsız ediyor. Çünkü hem sağ hem de bize muhtaç olacak şekilde hayatını sürdürüyorlar, asıl sıkıntı burada.

Ayrıca bez ve benzeri medikal yardıma ihtiyacı olan vatandaşlara da sağlık yardımı açısından SGK’nin daha iyi bakmasını bekliyoruz. SSP hastaları bez katkısı konusunda ve klima kullandırmak durumunda olduğu için gelen elektrik faturası açısından maddi sıkıntı yaşıyorlar, bu hastalarımıza nasıl bir katkı sağlayabiliriz, acaba? Bir çare aramak lazım.

Tabi iyinin daha iyi daima vardır. Sağlıkta kayda değer bir sorun olmasa dahi daha iyi hastalarımıza nasıl hizmet verebiliriz? Sorusuna cevap aramalıdır.

Mesela soruyorum nerde kaldı bizim şehir hastanemiz? Fizik tedaviyi bekleyen 4-5 bin hasta var, FTR’ci sayımız devlet hastanesinde sadece 9 ne zaman sayıları 15’e çıkarılacak?

Kısacası biz iyi niyetle olaylara yaklaşırsak sorunlarımızın giderilmesi de kolaylaşır. Sağlık olsun diyelim.

Şimdiden geçmiş olsun.

Ekli Dosyalar
# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Eyüphan Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?