Teslimiyetle kulluk bilinci

Teslimiyetle kulluk Allah'a teslimiyet noktasında ne derecede olduğumuzu ruh dünyamıza ayna tutarak hiç ölçtük mü Ne kadar seviyoruz ne kadar korkuyoruz ne kadar ümit besliyoruz ne kadar Occnun tarafındayız Bu ve buna benzer genişletilmiş soruların cevabı bize kulluğumuzda teslimiyetin boyutunu gösterecektir. Öncelikle kendisini ve yaşaması için tüm gereklilikleri yaratan Allahcca karşı sevgi ve daha sonrada diğer tüm yaratılanlara Kuran ve sünnet çerçevesinde sevgi Kişi sevdiğine karşı daha hassas olur ve onu üzmemek için onun hoşuna gitmeyecek davranışlardan uzak durur. Bilir ki eğer böyle yapmazsa onu tamamen kaybedebilir.

Emirler ve nehiylere riayetle kulluk Yine şöyle bir test yapsak nasıl olur acaba Bir günümüzün muhasebesini yaptığımızda kâr zarar tablomuz ne durumda Emirler tarafı mı ağır basıyor nehiyler tarafı mı Cennet tarafında ki artılar mı fazla cehennem tarafındakiler mi Kulluk yolculuğumuzun sıhhatli sonlanması bu konuya hassasiyetimizle alakalı.

İbadetler ve salih amellerle kulluk ibadetler dediğimizde öncelikle farz ve vacipler hemen devamında da sünnet ve nafileler gelmekte. Farz ve vacipleri hakkıyla ifa eden bir lMüslüman Nebevi tabirle Allahcc katındaki derecesini yükseltmek için sünnet ve nafilelere ağırlık vermelidir. Ve nafileleri salih amellerle ve sürekli iyilik düşünceleriyle desteklemelidir. Şöyle düşünelim aynı kategoride yarıştığımız herkes farzları aynı oranda yerine getirdi. Cennette daha da yükseklere ve zirvelere ve en önemlisi Allahcc katına çıkmamızı ekstradan yaptığımız nafileler sağlayacaktır. Burada yaptığımız küçücük iyilikler orada karşımıza devasa güzellikler olarak çıkar.

Zikirle kulluk Allahccı zikir aslında hatırlama ve hatırlanmadır. Zikir deyince aklımıza sadece dille zikir gelmesin. Aslında zikir bütün davranışlarımızın zikir edalı oluşudur. Yani yaşamımızın her kesitinde vahiyden izler taşımalıyız.

Buraya kadar kulluğa vesileleri anlatmaya çalıştık. Peki kulluğu sekteye uğratacak ameller nelerdir Elbetteki en başta şirk gelir. Şirk varsa kulluk kulluk varsa şirk yoktur. Allahcca tam anlamıyla kul olabilmek için irili ufaklı putlarımızdan uzaklaşmak umut bağladıklarımızla bağlarımızı koparmak şirk kalıntılarını hayatımızdan temizlemek zorundayız. Bize şah damarımızdan daha yakın Rabbimizcc ile aramıza giren aracılara asla müsaade etmemeliyiz. Yani tek bir merkeze/güce bağlı olmalı ve tek hüküm sahibi olarak onu özümsemeliyiz âlemlerin rabbi olan Allahccı Bize yaşamsal tüm gerekli olanları veren Allahccı Faydalandığımız tüm nimetleri veren Allahcc suyu havayı yiyecekleri tüm her şeyi Ama biz insanoğlu rızık korkusuyla başkalarına eğilip bükülüyor başkalarından medet umuyor ve adeta başkalarına suni kulluk yapıyoruz. Oysa Allahccın hükümlerine boyun eğen yap dediklerini yapıp yapma dediklerinden uzaklaşan kişi kulluğun lezzetlerini tatmaya başlar. Tatmaya başladıktan sonra da bir daha kolay kolay bırakamaz.

Kulluğun bir başka ifade boyutu da Allahcca ve onun yoluna karşı muhabbettir. Burada devreye Peygamber Efendimizinsav şu muhteşem beyanı giriyor Üç şey vardır ki bunlar her kimde bulunursa o kimse imanın lezzetini bulur. Bir kimse ki kendisi için Allahcc ve Rasulüsav her şeyden daha sevgilidir bir kimse ki diğer bir kimseyi ancak Allahcc için sever ve bir kimse ki Allahcc kendisini küfürden kurtardıktan sonra o küfre dönmeyi ateşe girmek gibi kötü ve kerih görür İşte bu kadar kısa öz ama bir o kadar da anlamlı ve önemli

Allahcc âlemlerin rabbidir canlı cansız tüm varlıkların. Halkedici rızık verici öldürücü ve dirilticidir. Her ne kadar zengin makam sahibi güçlü boylu poslu olursak olalım Occna muhtacız. Occnun verdiği nefese havaya suya yağmura güneşe muhtacız. Dünyanın en zengin adamı olsa alıp verdiği nefeslere gücü yeter mi Öyleyse aklımızı başımıza toplayalım. Zaten kulluk yalnızca Occna boyun eğmek yalnızca Occndan istemek ve Occnun hükümlerini şekşiz şüphesiz kabul etmektir. Kulluk sadece Occna olduğunda anlam kazanır. Kulluğun ince detaylarından bir diğeri ise Allahccın mümin ve müttaki kullarını kendimize dost fasık müşrik ve kâfirleri de kendimize düşman edinmeliyiz. Çünkü Yüce Rabbimizcc Kerim kitabında şöyle emrediyor Ey iman edenler Benim de düşmanım sizin de düşmanınız olanları veliler ldost edinmeyin Mümtehine 1

Kulluk serüveninin en belirgin engelleyicisi konumunda olan varlık şeytandır. Bu yolun sevdalısının en azılı düşmanı olan şeytan. Peki Müslüman bu aşağılık şeytana karşı nasıl bir savunma mekanizması geliştirmelidir. Kısaca şöyle diyebiliriz Şeytanın her saldırısında her tuzağına Rabbim Allahcctır deyip karşı koymak en akıllıca ve en kestirme olanıdır. Ama şeytanın oyunları o kadar çok ki Namaz kılmayan Allahccın emir ve yasaklarına riayet etmeyen haramları işlemekten çekinmeyen farkında olarak veya olmayarak Allahcca şirk koşan bir insan ne kadar Müslüman ne kadar insan ve ne kadar kuldur Bu sorular hayati öneme sahiptir aslında. Ama biz kendimize ne kadar soruyoruz veya sorduğumuz sorular karşısında bizi karşılayan cevaplar neler Kulluk ibremiz hangi tarafa daha meyilli Allahcca mı yaratılanlara mı

Kulluk kişinin tüm hayatını amellerini ibadetlerini sa- dece Allahcca adamasıdır. Nitekim Rabbimizcc şöyle buyuruyor De ki Benim namazım her türlü ibadetim hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin rabbi olan Allah içindir.Enam 162 İnsanları ve cinleri bana ibadet etsinler diye yarattımZariyat 56 Ve bir diğer ayette Sana ölüm gelin- ceye kadar Rabbine ibadet etHicr 99 buyurarak bizlere istikameti gösteriyor. Buraya kısaca şu notu ekleyebiliriz Birhayvan bile Allahccadına ve besmeleyle kesilmemişse murdar sayılıp yenmiyor çöpe gidiyor. Allahcc için yaşanmayan hayatın kılınan namaz ve diğer ibadetlerin halini bir düşün. Allah adına yaşanmayan bir hayat Bu ayetlerin hakkını vermemiz için de Yüce Kuranı iyice bilmemiz ve tüm benliğimizle yaşamamız gerekiyor. Zaten başka da çıkış yolumuz ve başka da bir alternatifimiz yok. Bizi bu dünyaya gönderene geri dönüş zorunluluğumuz olduğu için Occnun huzuruna yüzümüzün akıyla ve amellerimizin yeterliliğiyle çıkmamızın tek bir yolu var Kuranca hayat

Yavaş yavaş makalemizin sonlarına geliyoruz Öyleyse kısa anlatımlarla konumuzu sonlandıralım Kulluğun formülleri Kuranda mevcuttur. Kuranla ne kadar içli dışlı olursak yaşama noktasında hassasiyet taşırsak kulluğumuz da o derece kaliteli olur. Bütün Peygamberlerin asıl gayesi de hem kendi kulluk ve peygamberlik vazifeleri hem de yaşadıkları dönemde ve peygamberimizsav penceresinden bakarsak kıyamete kadar insanlığın kulluk çizgisinde yaşamalarıdır. Hayatın tamamında kulluk çalışırken gezerken yerken içerken yatarken okulda evde işte çarşıda her yerde kulluk bilinci

Süzgeç Şuan Peygamber Efendimizsav aramızda yaşasaydı veya biz Osavnun dönemimde yaşasaydık bu yaptıklarımımıza ne derdi Bu kadar pervasızca yapabilir miydik Yine de yapsaydık o muhteşem topluluğun arasında barınabilir miydik Yarın ölsem ölüm ve sonrasına hazır mıyım Ve final sözünü öğütlerin efendisi olan Yüce Kuran söylesin Rabbimizcc şöyle emrediyor Ancak Müslümanlar olarak can verin Bakara 133

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cevdet Çakır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?