Beşeri sermayemiz zayıf arkadaş

Dünya artık bir ülkenin durumunu değerlendirince maden ve tabii kaynaklarından çok insan potansiyeli olan beşeri sermayesine bakıyor.

Gelişmiş dünyanın ölçülerine baktığımız zaman ekonomi %20 yerel kaynaklara; tarım ve hayvancılık gibi gelirlere bağlıyken, %80 akıl, bilgi ve tecrübeye bağlıdır. Tabi bu katma değeri oluşturan insandır.

Hani meşhur bir örnek var, bazen paylaşıyorum tekrar olsa da mazur görün bir Mercedes marka taksiyi oluşturan ham madde 3 bin civarıyken işin içine bilgi ve tecrübe, emek katılınca 103 bin eder, ya da bir kamyon domatesi satarsanız üç beş kasalık domatesin analizinden elde edinen özün parasını ancak kazanırsınız.

Örneğin ülkemiz enerji bakımından %70 civarında dışa bağımlı, nükleer santral projelerimiz tamamına erse bu bağımlılık oranı hemen ilk hamlede %50’nin altına iner.

Mesela yüz ton kömürü yaksanız bir de bir gram kömürü enerjiye dönüştürseniz elde edeceğiniz enerji miktarı aynıdır. Daha nasıl örnek vereyim.

İşte bütün bunlar insan niteliğine “Beşeri sermaye” dediğimiz kalifiye insan gücüne bağlıdır.

Nitelikli insan;

İş yapar,

İyilik yapar,

İsraftan kaçar,

Kanaat ehli olur,

Züppelik ve hovardalıktan anlamaz,

Durup dururken kavga gürültü çıkarmaz,

Kamu menfaatine endeksli çalışır,

Hal böyle olunca da hayatın kalitesi artar.

Şimdi bakalım şu yarım adadaki yaşam standardımıza ve beşeri sermaye ilişkisine.

Eğitim öğretimde ölçmeyi özellikle ve öncelikle bilgi düzeyine göre yapıyoruz, ne kadar değerli insan yetiştirdik sorusunun cevabını arayan var mı?

PISSA sınavlarında OECD ülkelerinin 30 ülkesi arasında genelde 28. ve 29.sırayı kimseye vermiyoruz.

Peki ne var bu sınavda? “okur yazarlık” var

Matematik okur yarlığı,

Fen okur yazarlığı var.

Yani düşünme var, okuduğunu anlama var, yazılanı analiz etme var, başka bir ifade ile aklını kullanma var. Bizde ise ezber sistemi var.

Onun için biz değerli insan yetiştirmekte zorlanıyoruz, “para kazansın da nasıl kazanırsa kazansın” mantığında insan yetiştiriyoruz.

Ondan dolayı ülkemizde,

Rüşvet hat safhada,

Adam kayırmacılık yine öyle,

Bireysel menfaatimiz uğruna değerlerini ayaklar altına serenler,

Yalan, dolan, iftira vs.

Peki bu beşeri sermaye ile nereye varabilirsiniz.

Kıskançlık, haset ve husumet üretirsiniz,

Hamasi duygular üzerinde siyaset yaparsınız,

Birileri başkasına dalkavukluk yapar,

Vatandaşın biri alın teri ile “bir” kazanırken diğeri haksız yere “yüzbir” kazanır.

Bilim adamı, halk adamı, kanaat insanı yetiştirmek, aydın insan yetiştirmek artık hikayeden de öte hayalde kalıyor.

Onun için biz milliyetçilik duygular ve korku siyaseti üzerinde politika yapıyoruz; hem ucuz, hem sermayesiz.

İşte görüyorsunuz MHP ve HDP nasıl da biri diğerini besliyor? Tabı olan bu halka oluyor.

Bu cennet misal Anadolu’da huzur içinde yaşamakta zorlanıyorsak bu beşeri sermayemizin kalitesizliğinden kaynaklanıyor.

İman edep ve marifet eksik,

İlim, irfan ve hikmetle aramız açık,

Okur yazarlık düzeyimiz dünya ölçülerinin gerisinde,

Tabi beşeri sermayemiz de bu kadar olacak.

İlginçtir hala bazı tabulardan dolayı cumhuriyet döneminde bu halk üzerinde uygulanan toplum mühendisliği uğruna yapılan yanlışları, zulümleri dahi anlatamıyoruz.

Peki yanlışlarımızı tespit edip teamülden/tedavülden kaldırmadığımız sürece yanlış yoldan doğru hedefe ulaşılır mı? Maalesef hayır.

Bu münasebetle siz Milli eğitim ve Diyanet camiasının projelerine ve personel kalitesine bakın. Eğer orada ciddi bir yenilik görebiliyorsanız umut var olabilirsiniz. Aksi takdirde gerisi lafı güzaftır.

İşimiz zor, kolay gelsin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Eyüphan Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?