Türkiye Aile Meclisi hepimizin

Sevgili dostlar!

Aile; Anne-Baba, çocuklardan oluşan, toplumun çekirdeği durumunda olan bir oluşum. Tabi varsa büyük anne büyük baba da ailemizin asıl üyeleri olduğunu unutmamalıyız.

Aklımızda olsun Dede-Nenenin mutsuz olduğu bir aile huzur bulamaz, ayrıca aile fertleri arasında sorun yaşayan kimselerin etki alanında da ilgi alanında da başarılı olması çok zor.

Aile efradının biri dahi, eve seve seve gelemiyorsa o evde bir sıkıntı var demektir. O huzursuzluk topluma da problem olarak yansır.

Ev bireyler için özel bir yaşam alanıdır. Evde yaşanan bazı sorunlar olduğu takdirde aklı selim dahilinde, ilahi rehberlik eşliğinde çözülmesi lazım. Yoksa şu kanun, bu kanun aracılığı ile ailenin işine karışılırsa ailenin huzuru kaçar.

Yüce Allah Karı-Koca arasında bir sorun oluştuğu zaman her birinin ailesinden kendilerinin güvendiği birer kişi hakem olsun ve karı koca ifadelerini versin ve onun üzerine haklarında karar verilsin diye bir fermanda bulunmaktadır.

Ev idaresinde Erkek geçimini sağlamakla yükümlü, Kadın ev işlerini yürütmekle vazifelidir. Dünya menfaati için ikisinin de çalışması ve parasal hesaplarla bir ortaklık edası ile tartışmaları ve kadın erkek eşittir, hatta kadın bir adım öndedir diyerek hayatı yaşanmaz hale getirmenin kime ne faydası var, anlamakta zorlanıyorum. Benim 40 yıllık eşim, ev hanımı olmasaydı ben üç kız, üç erkek 6 çocuğu nasıl yetiştirebilirdim acaba?

Okumuş %3-5 bayanların masa memurluğu onlara cazip gelebilir, dünya üstüne dünya gelse kimse kadınların %50’sine dahi şanına uygun, onuruna yakışır iş bulabilir mi?

İş bulsanız dahi “anne işte, baba işte, çocuk kreşte” bir hayat tarzı ile ne kadar çocuk yetişir, kaç çocuk büyütülebilir? Hele bir vicdanına sorun.

Türkiye Aile Meclisi diyor ki;

*Gelin Tanrı tanımaz kimselerin yaşam tarzına göre hazırlanan İstanbul Sözleşmesi” ne Hayır! diyelim, bir çok açıdan inancımıza aykırı hükümler içeren bu sözleşme Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ile insanlığın başına yeni yeni belaların yol açmasına da neden oluyor. Hatta bu yasa LGBT olarak bilinen Lut kavminin oluşumuna bile yasalar dahilinde varlığını hissetme fırsatını veriyor.

*Kadına Şiddeti önleme adına çıkarılan 6284 numaralı yasanın çarpıklığından ve aileyi dağıtma belasından kurtulmak için çalışıp çaba harcayalım.

*BM’nin kadın birimi olarak faaliyet gösterip, erkek kadın eşitliğini savunup evin içinde huzur bırakmayan CEDAW’dan uzak duralım, o CEDAW ki bu sene ki raporunda “kadın için ev güvenilir yer değildir” diye bir ifade raporunda dile getirdi.

*Medeni kanun deyip İsviçre kanununun başına Türk kelimesini koyup, bizi oyuna getiren yasanın belasından da, ayrılan eşler için süresiz nafaka bayana veren bu yasanın çarpıklığından da kurtulmak lazım. Zaten işi İslam’a bırakırsak İnsani ve İslami bir tarzda sorunu çözer.İslam hukukuna göre aç ve açıkta kalan bayan bulamazsınız.

*Aile akademileri ile vatandaşlarımızı aile kavramı konusunda aydınlatmak için çalışma ve çaba göstermek gerekmez mi? Asıl beka sorunumuz aile yapımıza bağlıdır. Aile yapımız bozulursa artık anneler “kınalı koçlar” yetiştiremez, delikanlı kavramını kullanamayız, çünkü o vasıfta genç bulamazsınız. Evlenecek bekar kız bulamazsınız, aynen bunun gibi harama bulaşmamış erkek de bulamazsınız.

İşte Türkiye Aile Meclisi bu aksaklıklardan, defolu yasalardan kurtulmamız için çalışma ve çaba gösteren bir oluşumdur.

BİN’den fazla derneğin destek ve katkı verdiği bu platformdur, bu isim size cazip gelsin, bir etkinliğini görür görmez hemen katkı vermek için çalışın, sakın aklınıza bir endişe gelmesin.

Bu çalışmanın startında/olgunlaşmasında başta Adem Çevik kardeşimiz olmak üzere emeği olan herkesi candan tebrik ediyorum. Kendi sorunumuzla ilgilenmek birinci vazifemizdir.

Ey vatandaşlarım;

*İsviçre kanununa göre evleniyoruz,

*Alman kanununa göre ticaretimizi yapıyoruz,

*Fransız laiklik anlayışı ile İlahi Kitabımız olan Kur’an dan irtibatımızı kopardık,

*İtalyan kanununa göre ceza hukukumuz var,

*Ölürken İslami usul ve geleneklere göre defnediliyoruz,

Allah aşkına soruyorum size biz neyiz? Bizim Türklüğümüz, Kürtlüğümüz, Aleviliğimiz, Sünniliğimiz hayatın neresinde. Ayrıca bu şartlara maruz kalan birisi olarak, erkek olsan ne yazar, kadın olsan ne yazar?

Zaten bunların elinde bir şey kalmadı, şimdi kadın erkeği çeyrek asır kavga ettirerek, biz boğuşurken onlar bize kıs kıs gülecekler.

İrkilip kendimize gelmenin zamanı gelmedi mi?

Türkiye Aile Meclisi hepimizin” diyor, herkesi bu oluşuma sahip çıkmaya davet ediyoruz. “Önce Aile” dünya ve ahiret saadeti ona bağlı olarak gelir.

Unutmayalım; Peygamberimize salat ve selam getiren, âline de getirmelidir. “Allahümme Selli ala Muhammed ve Âlihi”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Eyüphan Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?