Ahıska Türklerinin Yaşam Mücadelesi

1944 yılında Ahıska’dan sürülen Ahıska Türkleri Orta Asya Özbekistan ve Kazakistan Çölleri’ne yerleştirildiler. Mecburi göçe tabi tutulan bu insanlar bu çöl havasına, soğuğuna, insanlarına ve suyuna alışmak mecburiyetindeydiler. Alışamayanlar, soğuktan ve hastalıktan 10 binden fazla insan vefat etmişti. Sovyet Rejiminde sürgün hayatı geçiren Ahıskalılar hep dışlandılar, üçüncü sınıf statüsünde yaşam mücadelesi verdiler. Çalışkanlıkları, dürüstlükleri ile çok kısa zamanda, yerli halktan daha iyi yaşamaya başladılar. Kendilerine yapılan baskılara, haksızlıklara rağmen Türklüklerini, örf adetlerini ve geleneklerini korumaya çalıştılar. Gürcü, Göçmen, Kafkas, diyenlere karşı Türk olduklarını ispatlamak için çalıştılar, pasaportlarında Millet yazıldığı yere " TÜRK" diye yazdırdılar. Hükümet görevlileri Azeri, Özbek, yazmak istemelerine rağmen, Ahıskalılar; “Hayır biz Türk’üz ve Milletimizden asla vazgeçemeyiz” diye direndiler. Ahıskalılar hariç eski S.S.C.B de Türk diye resmen kabul edilen başka millet yoktur. Bu nedenledir ki; Ahıskalılar hiç sevilmediler ve devamlı KGB'nin takibi altındaydılar. Ahıska Türkleri Orta Asya ve Kazakistan'ın kendilerine hiçbir zaman vatan olmayacağının farkındaydılar. Bundan dolayıda kendi anavatanlarına Ahıska’ya veya Türkiye'ye dönme mücadelesi veriyorlardı. Gürcistan buna hep direniyordu. Türklerin Ahıska’ya yerleşmesine karşıydı. 45 Sene sürgün hayatı böyle geçti. Ve o ikinci kara gün gelip çatmıştı tam 45 yıl sonra.

Özbekistan`ın Fergana vadisi bölgesinde 1-5 Haziran 1989 tarihleri arasında tam 30 yıl önce bugünlerde çıkartılan olaylarda yaklaşık 100 bin Ahıska Türkü Özbekistan'dan göç etmeye zorlandı.

KGB’nin gizli çalışmaları sonucu Özbekler ile Ahıska Türkleri arasında çok kısa bir zamanda düşmanlık başlattı. 45 Sene dostça, akrabaca yaşayan bu iki toplum arasındaki olumsuz gelişmeler Özbekleri ve Türkleri hayretler içinde bıraktı, her yerden Ahıskalılar tehdit edilmeye başlandılar, işten çıkarıldılar, sevilmeyen bir toplum haline geldiler. Alışveriş merkezlerinde, halkın yoğun olduğu yerlerde, Ahıska Türkleri’nin Özbek çocuklarına, kadınlarına yaptığı işkencelerin tablolarını ve “Türklere ölüm” pankartlarını asmaya başladılar. (Böyle bir şeyin Ahıskalıların yapacağına Özbek halkı inanmıyordu ama KGB bu konuda çok ısrarlıydı eğitimsiz, cahil insanlara bunu anlatmaya devam ediyordu.) Ahıskalılara artık süre veriliyordu Özbekistan'ı terk edeceksiniz diye Haziran 1989'da Ahıska Türkleri’nin yoğun olduğu Fergana Bölgesi’nde 14-20 yaşındaki gençlere uyuşturucu, bol miktarda alkol verildi, Ahıskalılar’ın evlerine kırmızı işaret konuldu. Bu evlerin yakılmasını emredildi, karşılık verenlerin öldürülmesi istendi. Fergana olayları böylelikle başlamış oldu ve çok hızlı şekilde diğer bölgelere sıçradı.

Binden fazla evin yakılıp yıkılması, 300'den fazla günahsız insanın ölümü, binlerce kadına, çocuğa ve yaşlıya yapılan işkenceler ile sonuçlanan bu dehşet verici olaylar Fergana Bölgesi’ndeki 20 bine, Özbekistan'da 100 bine yakın insanın sürgünü ile sonuçlandı. 45 sene Özbekistan'daki yaşamları boşa gitmişti. Vine sürgün yine vatansız kalmak kalmıştı onlara. Alın teri ile kuruş kuruş biriktirip yaptıkları evler yakıldı, yağmalandı. Mal, mülk, bağ, bahçe, her şeylerini kaybettiler. Canlarını kurtarabilen Ahıskalılar kendilerine yeni bir yuva, bir ev edinmek için Özbekistan'ı terk etmek zorunda kaldılar. Merkezi Moskova'da olan basın ve haber kaynakları Rus askerlerini Ahıska Türkleri’nin kurtarıcısı olarak gösterdiler. Sanki Kızıl ordu olmasaydı, Ahıskalılar öldürülecekti. Böylelikle KGB tereyağından kıl çeker gibi sıyrılmış! oldu. Askeri uçaklar ile Rusya'nın Kursk, Belgorod, Tula, Smolensk vilayetlerine 70-80 Rus ailesi içine 3-5 Türk ailesi yerleştirildi. Rusya Devleti'nin özellikle bu beş vilayeti seçmesi, önceden hazırlanmıştı. Yerli halkın siz geçen sene gelecektiniz, neden böyle geç kaldınız demeleri, senaryonun eskiden yazıldığını ortaya koydu. Olayları KGB'nin çok uzun süredir hazırladığı ve başarı ile sonuçlandığı gösteriyordu. Son olarak Ocak 1990'da Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te Ahıska Türklerine yapılan saldırılar ve 100’e yakın evin yakılması Özbekistan Devleti'nin; “Biz sizlere güvence veremiyoruz, Özbekistan'ı terk edin” demesi, Özbek Devletinin de bu senaryo içinde olduğunu gösteriyor. Böylece koskoca Sovyet Devleti bir avuç Ahıska Türkü'nün can ve mal güvencesini sağlayamadı mı? yoksa sağlamadı mı?

İster 1944 Ahıska sürgünü, ister 1989 Özbekistan Sürgünü, Ahıskalılara sadece ve sadece Müslüman Türk oldukları için yapılmıştır.

Bugün hala Ahıska Türkleri dünyanın 10 dan fazla ülkesinde yaşamakta vatan hasreti çekmektedir.

Türkiye’de yaşayan Ahıska Türkleri Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bizzat talimatlarıyla Ahıska Türklerine Türkiye cumhuriyeti kimlik kartları verildi veriliyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gürsel Demir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?