Sendikal faaliyetlerin engellenmesi

Sendika kurma ve sendikaya üye olma hakkı, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Sözleşmeleri’nin yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS, m.11) ve Anayasamızda güvence altına alınmıştır.

Sendika; 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nda (m.1/ğ) “İşçilerin veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde, ortak ekonomik ve sosyal hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek için en az yedi işçi veya işverenin bir araya gelerek bir işkolunda faaliyette bulunmak üzere oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar” şeklinde tanımlanmıştır.

Sendika kurma ve sendikaya üye olma hakkı, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Sözleşmeleri’nin yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS, m.11) ve Anayasamızda güvence altına alınmıştır. Türkiye’nin de üye olduğu Uluslararası Çalışma Örgütü’nün bu konudaki başlıca sözleşmeleri; 87 sayılı Sendika Özgürlüğü ve Sendika Hakkının Korunması Sözleşmesi, 98 sayılı Örgütlenme ve Toplu Görüşme Hakkı İlkelerinin Uygulanması Sözleşmesi ve 151 sayılı Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkı Sözleşmesidir. Sendikal faaliyet hakkı, AİHS m.11’de; “Herkes barışçıl olarak toplanma ve dernek kurma hakkına sahiptir. Bu hak, çıkarlarını korumak amacıyla başkalarıyla birlikte sendikalar kurma ve sendikalara üye olma hakkını da içerir.” şeklinde düzenlenmiştir. Sendikal faaliyet hakkı, Anayasamızda, m.51’de; “Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir. Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.” şeklinde düzenlenerek sendika kurmak ve sendikaya üye olmak hakkı güvenceye alınmıştır. Anayasa m.51/3’e göre; “Sendika kurma hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.” Anayasa m.51/4’teyse “İşçi niteliği taşımayan kamu görevlilerinin bu alandaki haklarının kapsam, istisna ve sınırları gördükleri hizmetin niteliğine uygun olarak kanunla düzenlenir.” denilerek işçi sıfatını taşımayan kamu görevlilerinin sendikal örgütlenmelerinin esaslarının kanunla düzenleneceği belirtilmiştir. Bireylerin sendikaya üye olmaları ve bireysel sendika haklarıyla sendikaların faaliyetlerinin kapsamı 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu (m.2) ile 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nda düzenlenmiştir. 4688 sayılı Kanun’da (m.15) sendika üyesi olması yasaklanan kamu görevlileri sayılmıştır.

6356 sayılı Kanun m.17/3’’teki “Sendikaya üye olmak serbesttir. Hiç kimse sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamaz.” şeklindeki hükümle sendikaya üye olmada serbestlik ilkesi benimsenmiştir.4 Ancak mevzuatımızda avukatlık, noterlik, hekimlik, mimarlık gibi diğer mesleki örgütlere üyelik zorunludur. Uluslararası sözleşmeler ve Anayasamızda güvenceye alınmış olan sendikal hakların ceza hukuku yoluyla korunması yönünde 765 sayılı mülga TCK’da açık bir düzenleme yoktu. Yürürlükteki 5237 sayılı TCK’da, sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi, “Kişilere Karşı Suçlar” başlıklı ikinci kısımda, “Hürriyete Karşı Suçlar” başlıklı yedinci bölümde ayrı bir suç türü olarak düzenlenmiştir. TCK m.118’deki düzenlemeyle hem bireysel hem de kolektif sendika hakkı korunmak istenmiştir. Birinci fıkrada, kişilerin herhangi bir baskı görmeden sendikal haklarını kullanabilmeleri korunmaktadır. Bireysel sendika hakkı öncelikle bireyin sendikaya üye olup olmamak yönündeki iradesini kapsar. Sendika üyelerinin üyesi oldukları sendikanın faaliyetlerine katılıp katılmamak ya da sendikadan istifa etmek yönündeki iradeleri de bireysel sendika özgürlüğü kapsamındadır. Maddenin ikinci fıkrasındaysa yasalara göre kurulmuş olan bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmeden devam edebilmesi güvenceye alınmıştır.

“Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi” başlıklı TCK m.118/1 “Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklindedir. Madde gerekçesinde “Bir kimseye karşı cebir veya tehdit kullanılarak, bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya ya da sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlanmanın suç olarak düzenlendiği; suçun tamamlanmış şekline göre cezaya hükmedilebilmesi için, cebir veya tehdide maruz kalan kişinin sendikaya üye olması veya olmaktan vazgeçmesi, sendikanın faaliyetlerine katılması veya katılmaktan vazgeçmesi ya da sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmasının gerekmemektedir.” Şeklindeki açıklamalarla suçun unsurlarına ilişkin genel bilgiler verilmiştir.

Bu suçun hukuki konusunu uluslararası sözleşmeler ve anayasada güvence altına alınmış olan sendika kurmak, sendika bünyesinde örgütlenmek ve sendikal faaliyetlere katılmak hakkı oluşturur. Böylece kişilerin herhangi bir hukuka aykırı müdahale olmaksızın sendika üyesi olup olmamak, sendikal faaliyette bulunup bulunmamak, sendika yönetiminde görev alıp almamak ve üyesi oldukları sendikadan istifa edebilmek yönündeki hakları güvence altına alınmaktadır. Sendika kurup sendikaya üye olmak ve sendikal faaliyetlere katılmak olumlu ya da pozitif sendika özgürlüğü; sendikaya üye olmamak, sendikal faaliyete katılmamak ya da sendikadan istifa edebilmek ise olumsuz ya da negatif sendika özgürlüğü olarak da nitelenmektedir. Bu düzenlemeyle doğrudan, bireylerin sendikal haklarının yanı sıra çalışma hayatının barışçıl biçimde sürdürülmesi de korunmaktadır.

TCK m.118/f.1’de “Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi … cezalandırılır.” denilmek suretiyle sendikal hakların kullanılmasının engellenmesini oluşturacak davranışlar sayılmıştır. 6356 sayılı Kanun’a göre (m.17/3); “Sendikaya üye olmak serbesttir. Hiç kimse sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamaz.” Suç, sendika üyesi olmayan birinin sendikaya üye olmasını ya da sendikal faaliyetlere katılmasını sağlamak amacıyla tehdit edilmesi ya da cebredilmesi şeklinde işlenebileceği gibi sendikaya üye olmak isteyen kişinin fiilen engellenmesi şeklinde de işlenebilir. Kişilerin üyesi oldukları sendikaların her türlü faaliyetlerine katılmak hakkı bulunmaktadır. Bu hakkın engellenmesi halinde de suçun oluştuğunu kabul etmek gerekir. “Sendikal faaliyet” ayrıntıları 6356 sayılı Kanunla belirlenmiş olan, sendikaya üye olmak, ilgili mevzuatla belirlenen ve sendika tüzüğünde gösterilen sendikanın eğitim, kültür, iş ve çalışma ilişkilerine ilişkin toplantı, çalışma ve diğer etkinlikleridir. Sendika üyesi olan kişinin sendika üyeliğinden ayrılmaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya yönelik olarak zorlanması halinde de suç gerçekleşmiş olacaktır. Bu niteliğinden dolayı, seçimlik hareketli bir suç söz konusudur. Sendika üyesi olmak, mutlaka sendika organlarında görev almak zorunluluğu doğurmaz. Bu nedenle, sendika üyesi olan kişinin sendika organlarında görev alması için cebredilmesi ya da tehdit edilmesi halinde de suçun gerçekleştiğini kabul etmek gerekir. Sendikalar esasen üyelerinin ortak ekonomik ve sosyal menfaatlerini korumak amacıyla kurulmuş olsalar da üyelerinin siyasal ve kültürel eğitimini amaçlayan diğer başka faaliyetleri de sendikal örgütlenme hakkı kapsamındadır. Bu nedenle “sendikal faaliyet” ifadesi sendikanın bu yöndeki faaliyetlerini de kapsayacak biçimde geniş yorumlanmalıdır.

Zübeyir DEMİRKAYA
Tekbir-Sen Genel Başkan Vekili

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zübeyir Demirkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mihrap Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mihrap Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sitemizde en çok hangi haberler ilginizi çekiyor?
Tüm anketler