Sorunlar ve sorumlular

Bugün ki yazımda ülkemizin değişik illerinde görev yapan bayan il müftü yardımcılarımızın çekmiş oldukları sıkıntılardan kısaca bahsetmek istiyorum.

Din görevlilerinin çekmiş oldukları sıkıntıları köşemde dile getirmeye devam edeceğim. Köşemde din görevlilerinin sorunlarını dile getirmem, din görevlileri arasında rağbet görmüş olacak ki, bazen de sitem eden müftülerimiz, murakıplarımız, şube müdürlerimiz, vaizlerimiz ve hatta il müftü yardımcısı bayan hocalarımız gerek mail ve gerekse telefonla bana ulaşarak kendilerinin çekmiş oldukları sıkıntıları da köşemde dile getirmemi istediler. Zaten amacımız din görevlilerimizin çekmiş oldukları sorunları kaleme almak değil miydi?

Din görevlisi denince akla ilk gelen imam-hatip ve müezzinlerimiz gelebilir. Fakat müftülerimiz, şube müdürlerimiz, vaizlerimiz, murakıplarımız, şeflerimiz ve hatta kurumumuzda görev yapan herkes akla gelmelidir.

Bugün ki yazımda ülkemizin değişik illerinde görev yapan bayan il müftü yardımcılarımızın çekmiş oldukları sıkıntılardan kısaca bahsetmek istiyorum. Bazı erkek il müftü yardımcılarımız kendilerine karşı acımasızca davrandıklarını ve hatta kendilerinin amiri gibi davrandıklarını, personellerin yanında amir ve memur ilişkisi gibi kendilerine davranış sergilediklerini, kendilerini kaale almadıklarını söylediklerinde çok şaşırdım. Kurumumuz içerisinde görev yapan bayan il müftü yardımcılarımıza karşı bu acımasızca davranışların sebepleri ne olabilir ki? Erkek müftü yardımcılarımızdan bazılarının bayan il müftü yardımcısı hocalarımıza karşı din görevlilerinin mesafeli durması konusunda uyarmalarında ki asıl gaye nedir? Bilinmez ama ……

Bizler din görevlileri olarak hanımlara karşı erkeklerin edepli ve saygılı olması konusunda uyarırken, peygamberimizin hanımlara davranışlarından vaazlarımızda anlatırken, kendimizin hanımlara karşı acımasız bir şekilde davranması anlattıklarımızla uygulamalarımız ne kadar birbirleriyle uyuşmaktadır?

Bayan il müftü yardımcılarımıza acımasızca davranarak, onların göz yaşlarının dökülmesine sebep olmak, onları personellerin karşısında pasif konuma getirmeye çalışmak, onları devre dışı bırakarak, kendilerine yakın gördükleri bayan hoca hanımları görevlendirme ile bayan il müftü yardımcılarımızın yapması gereken görevleri, bayan hoca hanımlara vermek ne derece memurluk adabına, insanlığın vicdanına ve diyanetimizin savunduğu ahlaki değerlere ne kadar uygun bir davranış.

Kendilerine yakın gördükleri hoca hanımları ön plana alarak, bayan il müftü yardımcılarımızı geri plana atmak etik bir davranış mıdır? Hele hele bir bayan hocamıza karşı bu tür davranış ne kadar ahlaki bir davranıştır. Kurumumuzda imam hatip ve müezzin hocalarımıza karşı bazı müftülerimizin acımasızca davrandıklarına şahit olduk ve olmaya devam ediyoruz da…. Bayan il müftü yardımcılarımıza karşı denk görevde olan erkek il müftü yardımcılarımızın bu şekilde davranışlar sergilediklerini duymak kurumumuz adına maalesef utanç verici bir durum.

Sendikaların görevi kurumlarıyla alakalı sorunları dile getirmek, sorunların çözümü konusunda öneriler de bulunmak ve çalışmalar yapmaktır. Bu nedenle başkanlığımız geniş çaplı bir çalışma başlatmalı, görev tanımları yeniden tanımlanmalı, şeffaf bir yönetim anlayışı benimsenmeli, diyanet işleri başkanımız din görevlilerimizin oylarıyla seçilmeli, müftülerimizin görevleri ve görev tanımları yeniden yapılmalı, müfti mi? Yoksa müftü mü? Acilen bir karar verilmeli. Müftülerimizden öyle candan olanları var ki…. Uhdesinde ki personeline değer veren, onların sorunlarıyla birebir ilgilenen, peygamber postunda oturan din görevlisi ancak saygıya layıktır, diyerek gelen haksız şikayetlere karşı din görevlisini koruyup kollayan. Yine öyle müftülerimiz var ki, burnundan kıl aldırmayan, kibir abidesi olan, uhdesinde ki personellere tepeden bakan, kendilerine yakın olanlar haricindeki tüm personellere kök söktüren, bir din görevlisine açılan soruşturmada kendi istediği bibi soruşturmayı yapmayan murakıplara mobbing uygulayan ve hatta o murakıplara ceza veren müftülerimizin varlığı da azımsanacak kadar az değil maalesef. Tekbir-Sen olarak buradan bir çağrımız olacaktır; “ Başta sayın cumhurbaşkanımız olmak üzere, Diyanet İşleri Başkanımızın da din görevlilerimizin sorunlarıyla ilgili bölgesel toplantılar yapması ve din görevlilerimizin isimsiz yazdıkları sorunları dikkatlice okumaları ve sorunların çözümü konusunda tez zamanda çalışmaların başlatılması elzem bir durumdur. Tekbir-Sen olarak din görevlilerimizin gür ve cesur sesi olduk ve olmaya devam edeceğiz. 4688 sayılı devlet memurları sendikaları kanununun verdiği tüm yetkileri sonuna kadar kullanmaya devam edeceğiz. Uhdesinde ki personellere karşı acımasızca davranan müftülerimizin tez zamanda bu görevlerinden azledilmesi ve yerlerine başkanlığımıza yakışır müftülerimizin göreve gelmesi daha hayırlı olacaktır.

Zübeyir DEMİRKAYA

Tekbir-Sen Genel Başkan Vekili

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zübeyir Demirkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mihrap Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mihrap Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sitemizde en çok hangi haberler ilginizi çekiyor?