Makamına esir olanlarla, makamını esir alanlar arasındaki fark

“….. hocayı çok sık bir şekilde denetlemeye git, onun açığını yakala ve hemen haber et ki, onu oradan alalım ve o yere çok sevdiğim eski görev yaptığım yerden bir arkadaşımı getireyim,” diyen müftülerimiz de azınlıkta kalmayacak kadar çok fazla maalesef.

Kıymetli okuyucularım! Köşemizde din görevlilerinin sorunlarını dile getirmeye devam edeceğiz. Sendikaların görevlerinden birisidir kurum içerisinde görev yapanların sorunlarının çözümü konusunda çalışmalar yapmak.

Tekbir-Sen olarak kuruluşumuzdan itibaren din görevlilerimizin gür ve cesur sesi olduk ve olmaya devam edeceğiz. Sendika olarak üyemiz olsun ya da olmasın tüm din görevlilerimizin uğradıkları haksızlıklara karşı 4688 sayılı kanunun verdiği yetkileri sonuna kadar kullanmaktan asla korkmayacağız.

Burada kaleme aldığım sorunlar neticesinde olumlu yönden eleştiriler almak beni fazlasıyla mutlu etti. Bizler kurum amirlerimize karşı değiliz ve hiçbir zaman da karşı olmadık. Biz sendika olarak şahsiyle bulunduğu makama ağırlık veren, yol gösteren, uhdesinde ki din görevlilerinin sevgisini ve takdirini kazanmış olan müftülerimizi takdir ediyor ve onlardan bahsederken de övgüyle yâd ediyoruz. Aynı zamanda bulunduğu makamdan güç ve kuvvet almak suretiyle uhdesinde ki din görevlilerine zulmeden, görev aşkını yok eden, camii dernek başkanlarının emrine girmiş olan, din görevlimize her türlü zorbalığı yapan ve kıymetli hocalarımıza her türlü zorluğu çıkaran müftülerimizin varlığına karşı çıktık ve çıkmaya devam edeceğiz. Bu tür davranışlarda olan müftüleri de, yaptıkları zulümleri de köşemizde anlatmaya devam edeceğiz.

Garip hocamızın ve Yalçın hocamızın maruz kaldığı olaylardan kısaca bahsetmiştim. Maalesef bu iki farklı hocamıza bu kötü muamelede bulunan müftümüz aynı müftü bey.

Görevini layıkıyla yapan, bulundukları makamları din görevlisine zorluk çıkarmak için değil, sorunların çözümü için kullanan, amir değil ağabey gibi olan, bazen bir baba gibi personelini koruyan, bir dost olarak onların ruh halini anlayan, varlıklarıyla uhdesindeki personellere huzur veren müftülerimiz elbette çoğunlukta.

Görev yaptıkları yerlere dev hizmetler yapan, müftülük binalarını inşa ettiren, lojmanı olmayan camiler için muhtarlara lojman yaptırtan müftülerimizin var oluşları bizleri mutlu etmekte. Yine görev yaptığı yere yeni atanan din görevlilerini evlerinde, eşini de yanına alarak ziyaret eden, makamına gelen hocalarımızı çay ikram etmeden yolcu etmeyen müftülerimizin varlığı bizleri ne kadar mutlu etse de, uhdesinde ki personele zulmeden, personelleri arasında ayrımcılık yapan, kendisini la yü’sel olarak gören müftülerimizin var oluşlarına şahit olunca da üzülmekteyiz.

“….. hocayı çok sık bir şekilde denetlemeye git, onun açığını yakala ve hemen haber et ki, onu oradan alalım ve o yere çok sevdiğim eski görev yaptığım yerden bir arkadaşımı getireyim,” diyen müftülerimiz de azınlıkta kalmayacak kadar çok fazla maalesef.

Yine denetlemeye gittiği camilerde cemaatle sohbet ederken; “imam nasıl, görevini aksatıyor mu? Ve imamdan memnun musunuz?” gibi soruları camii cemaatine soran müftülerin gayelerinin ve amaçlarının ne olduğunu anlamış değilim. Böyle müftülerimizin varlığı kurumumuz adına maalesef utanç verici bir durumdur.

Velhasılı kelam bir dokunsan bin ah işitirsin, derler ya. Sorunlar yumağında hangi sorunu ele almak istesem, diye düşünmekten de kendimi alıkoyamıyorum. Kendisine yakın olan din görevlilerini mükafat olarak umreye ve hacca gönderen müftülerden mi? Kendisiyle fikir uyuşmazlığında ki din görevlilerine karşı acımasız ve hasmaniyetle muamele de bulan müftülerden mi? Din görevlileri arasında ayrımcılık yapan müftülerden mi? Kısaca hangisinden bahsetsem, diye düşünmek ben yormaktadır.

Tekbir-Sen olarak sorunların üzerine cesaretle gideceğiz ve her yazımda yukarıda zikrettiğim müftülerimizden ve uygulamalarından bahsetmeye devam edeceğiz ki, başkanlığımız bu müftülerimiz için başkanlık müfettişlerini göndererek, haklarında ki iddiaları araştırana ve o müftülerimiz hakkında gerekli işlemleri başlatana dek.

Tekbir-Sen olarak din görevlilerimizin yanında yer aldık ve almaya devam edeceğiz. Çünkü biz din görevlilerinin gür ve cesur sesiyiz.

Zübeyir DEMİRKAYA
Tekbir-Sen Genel Başkan Vekili

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zübeyir Demirkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mihrap Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mihrap Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sitemizde en çok hangi haberler ilginizi çekiyor?