Bu devleti yerde bulmadık!

Devlet kurmak, kurduktan sonra yönetebilmek/yürütebilmek, bu yürütmeyle birlikte vatandaşların huzur ve refahına endeksli şekillendirmek her milletin harcı değildir.

Devlet kurmak, kurduktan sonra yönetebilmek/yürütebilmek, bu yürütmeyle birlikte vatandaşların huzur ve refahına endeksli şekillendirmek her milletin harcı değildir.

Eğer siz kurulan devleti yüce Allah’ın ADL sıfatına dayalı şekillendirerek yönetirseniz, devlet ile millet arasında bir manevi bağ oluşur, vatandaşın devlete karşı sadakat durguları pekişir ve amaca uygun bir yönetim şekli olarak yaşar, gelişir.

Peki bizde öyle mi oldu? İsterseniz gelin beraber bir analiz edelim;

Bu devleti bize emanet bırakanlar, kurtuluş savaşında canıyla, malıyla “esarete hayır!” diyen 13 milyon nufuslu vatandaşlarımızdır.

*Büyüklerimiz anlatıyor; seferberlik döneminde 80 delikanlı bizim köyden Diyarbakır, Hazro, Kırmataş(Zoğbirin) köyünden sefere gitmiş, sadece bir tanesi dönmüş, onun da bir gözü ama ve üstelik babası da şehit düşmüş, işte ben de o şehit ve gazinin neslindenim.

Karar yeter sayısı olmadığı halde kurucu Meclisten seçim kararını çıkarıp oluşan yeni Meclisle, başka bir ifadeyle atama yöntemiyle gelen vekillerle Cumhuriyetin ilan edilmesi ve bir kaç yıl zarfında, birinci Meclisin aksine Çanakkale ruhuna aykırı yasların çıkarılması ve fiiliyatta halkın değerleriyle zıt politikalar gelişmesi yüzünden yarım asır vatandaş öz vatanında öksüz bırakıldı.

CHP’nin milli şef İ.İnönü yönetimindeki tek parti iktidarında yapılan zulmün haddi hesabı yoktur.Binlerce camilerimiz satıldı, şimdi biz o camilerimizi geri istiyoruz.

Bu ülke;

Birilerinin tercihiyle Meclise giden o atanmış vekillerin değil,

Bu halkın başından sarığı indirip, fotür kapka koyanların değil,

Anayasada İslam dinini ve Allah lafzını çıkaranların değil,

Dünyada emsali görülmemiş bir tarzda Ezanı Türkçeleştirenlerin değil,

Kılık kıyafet devrimiyle Anadolu’nun bahtı kara kızlarını alttan ve üstten soyanların değil,

Harf inkılabıyla bu milleti tarihinden, dininden, kitabından koparanların değil,

Bu haksızlıklara karşısında sesini yükselten vatandaşları idam edenlerin hiç değil,

Bunlar bu halk üzerinde bir toplumsal mühendislik projesi uyguladılar, artık bunların miadı doldu. Bunların halka dayadıkları sistem iflas etti.

Bu ülke;

Çanakkale’de kucak kucağa yatan Türk Mehmet ile Kürt Memo’nundur,

İzmir’de Yunan bayrağını gönderden indirip ay-yıldızlı bayrağı göndere asan Diyarbakır’lı Kürt Reşo’nundur,

Hasankale harbinde ceng yapan nene hatunların, kara fatmalarındır,

Gaziantep’te düşmana “dur” demesini bilen Şahin beylerindir,

Namahrem eli müsüman kadının tülbendine uzadı diyen şeşderbine sarılan Sütçü imamlarındır,

Bu ülke tek kelimeyle namuslu insanlarındır,

30 Ağustos Zaferini “Allahu ekber” nidalarıyla başaran mehmetçiğindir,

Onların emirleri aralarında şura iledir” ayeti kerimesiyle hüküm veren ve bir Cuma günü Haci Bayram-ı Veli Camisinde yapılan dualar eşliğinde davetlilerin katılımıyla açıkan Birinci Meclsindir.

Kimse kusra bakmasın,

İkinci Meclis ile birlikte meydana gelen yasal ve anayasal düzenleme %90 defaktodur, ısmarlamadır bir sistemdir, düşmanın yerli yetkilileri zorlayarak, belki de mecbur bırakarak yasa ve yönetmeliklerle bu halka dayatığı zulüm sistemidir, ayrıca buna karşı kıyam eden kim varsa “takriri sükun” kanuyuyla cezalandırmak da zulümlerin en büyüğüdür.

Daha düne kadar bu halkı maraba olarak gören ve maaşı bizden, emir komutayı Amerika’dan alan militarist güçler bilsin ki “Türkiye eski türkiye değildir.” Ev sahibi ve hırsız biri diğeini fark etmiştir.Bu devleti yerde bulmadık.

*Zaman sarhoş, berdoş yaşama zamanı değil, iman, edep ve marifet ile ilim/bilim ile amel ederek yaşama zamanıdır.

Eski karanlık günlerin gelmesine müsaade edilemez. Bazılarının yaptığı gibi zaman zaman eski karanlık günleri anarcasına namlunun ucunu vatandaşa göstererek müameleye müsaade edilemez.

Geçenlerde Van Başkale’deki operasyon görüntüleri yanlıştı, peşini bırakmaya hiç niyetimiz yok. İçerideki ve dışarıdaki düşmanın eline koz verdiler, bu devleti bu kadar sıkıntıya düşürmeye kimsenin hakkı yoktur. Operasyonları yönetme kabiliyeti olmayanlar, lütfen o silahı bırakıp başka işler yapsınlar.

Bu ülke ancak eşitlik ve adalet kavramıyla, vatandaşın mutluluğuna endeksli, huzurlu bir şekilde idare edilebilir.

Böyle bir yönetimi sağlamak vatandaş olarak boyun borcumuzdur.

Vesselam.

Eyüphan KAYA

Ortadoğu Uzamanı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Eyüphan Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mihrap Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mihrap Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sitemizde en çok hangi haberler ilginizi çekiyor?