Düşten fethe İstanbul

İstanbul’u Doğu ve Batı dünyası için özel kılan sebepler vardır. İstanbul her şeyden önce, İslam dünyası için Hz. Peygamber’in müjdesine mazhar olmuş mukaddes bir şehirdir.

İstanbul’u Doğu ve Batı dünyası için özel kılan sebepler vardır. İstanbul her şeyden önce, İslam dünyası için Hz. Peygamber’in müjdesine mazhar olmuş mukaddes bir şehirdir. Hıristiyan dünyası için de manevi ve dini anlamları vardır. İstanbul ilk Hıristiyan imparatorluğun başkentidir. Ayasofya’nın inşasıyla takdis edilmiş bir şehir olması açısından önemli bir konuma sahiptir. Günümüzde batıda İstanbul hakkında dini ve siyasi sebeplerle beslenen hayaller söz konusudur. Bu bakımdan bizim İstanbul’un ihtiva ettiği anlamları çok iyi bilmemiz lazım.

Fatih Sultan Mehmet çok iyi yetiştirilmiş bir şehzade idi. Bilindiği üzere henüz 12 yaşında iken tahta çıkmış, zihninde vaktiyle büyük atası Yıldırım Bayezid’in büyük imparatorluk ideali oluşmuştu. 1451’de ikinci defa tahta çıkacağı zamana kadar geçen beş yıllık Manisa günleri kendini geliştirmeye yönelik faaliyetleriyle geçti. Batı dünyasını tanıdı, etrafında daima hocalar oldu. Burada iken devleti genişletecek ve bir cihan devleti yapacak yeni planları hazırlamış olabilir. Artık iyice küçülmüş ama manevi değeri hayli yüksek İstanbul’u alıp yeni bir imparatorluk tesis etme düşüncesiyle yanıp tutuştuğu döneminin kaynaklarında açık şekilde belirtilir. Bunu yapacak kültürel ve askeri alt yapıya da haiz bulunuyordu. Neredeyse her şeyi İstanbul’un fethine bağlamıştı. Belki onu diğer hükümdarlardan ayıran en önemli yönü bu büyük tutkusuydu. Sultan 11.Mehmet 19 yaşında Osmanlı tahtına geçtiğinde önündeki en önemli hedef İstanbul'du. Ancak karşısındaki engeller sadece İstanbul'un surları ve Bizanslılar değildi. Öncelikle "fethin imkânsızlığı" fikrini kırmak gerekiyordu.

Fatih Sultan Mehmet hazırlıklarını Edirne’de gerçekleştirdiğini biliyoruz. Edirne’de her kesimden temsilcilerin katıldığı büyük istişare toplantılarında, açık şekilde İstanbul’un fethi ile ilgili meseleleri müzakere ettiği, muhalif unsurların sorularına doyurucu cevaplar verip bu kesimleri ikna ettiği dönemin kaynaklarında yer almaktadır. Uç beylerinin ikna edilmesi de bu toplantılarda oldu. Çünkü onlar İstanbul’un denize bağlı bir merkez olmasının fethi çok güçleştireceği, hatta imkânsız hale getireceğini düşünüyorlardı. Fatih Sultan Mehmet kuşatma için son teknolojilerin kullanılacağı ateşli silahlara dayalı sistemlerin devreye sokulacağı, büyük topların yapılacağı planlarını bu dönemde gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır.

Fatih Sultan Mehmet İstanbul’un etrafını ve fiziki durumunu çok iyi araştırdığı ve zayıf noktalarını tespit ettiği anlaşılmaktadır. Bu anlamda Rumeli hisarının yapılması bir milat olmuştur. İstanbul’un deniz tarafından da kuşatma altına alınması Bizans’ın bütün can damarlarının kesilmesi demekti. Fetih hazırlıkları, sabır, özveri, gayret, ciddiyet, stratejik ve bilimsel bir anlayışla planlandı.

Osmanlı’yı büyük bir cihan devleti haline getirme fikri Osmanlı hükümdarlarının zihninde geleneksel olarak mevcut olan bir ülkü olmuştur. Dünya hâkimiyeti fikrinin açık belirtilerini Yıldırım Bayezid döneminde görüyoruz. Bu izden yürüyen Fatih Sultan Mehmet O’nun yapamadığını gerçekleştirmiş ve İstanbul’u alıp, hem Doğu’nun hem de Batı’nın büyük hükümdarı olmuştur.

26 Mart 1453 günü Osmanlı ordusu şehri muhasara için hareket etti. 5 Nisan'da Maltepe'ye otağını kuran Sultan 6 Nisan'da imparatora elçi göndererek şehrin teslimini istedi. Talebi kabul görmeyince şehir surları Osmanlı toplarıyla dövülmeye başlandı. Bu tarihten itibaren 53 gün sürdü kuşatma. Osmanlı ordusu hücum ettikçe Bizanslılar direndi. Çok çetin çarpışmalar oldu, Her iki taraf için de ciddi hayal kırıklıkları, büyük ümitsizlikler ve kırılmalar yaşandı. 29 Mayıs'ta son bir hücum daha yapılmasına karar verildi.

Son hücum... Şehrin de, Bizans’ın da, Sultanın da, Osmanlı'nın da geleceğini belirleyecekti. Her iki taraf için varlık ve yokluk mücadelesiydi son hücum. O gün 29 Mayıs 1453'tü. O gün Konstantiniyye fethedildi. Konstantinopolis'in düşüşü, İstanbul'un fethi Dünya tarihini derinden etkileyen, Doğuda ve batıda büyük yankı uyandıran, tarihin akışında rol oynayan, "çağlar arası" geçişi belirleyecek kadar önemli bir olaydır. Fetih, Avrupa için hüzün ve acıdır. Avrupalılar, İstanbul'un Türklerin eline geçmesini Romalıların Kudüs'ü yakıp yıkması, Hz. İsa'nın çarmıha gerilmesi gibi insanlık tarihindeki büyük felaketlerden birisi olarak algıladı. Papa V. Nicolas, "Hıristiyanlığın utancıdır bu!" diye bağırmıştı. Biz de ise bir zafer abidesinin, nebevi bir muştunun, yeni nesillere örnek bir olayın yıldönümüdür 29 Mayıs.

Osmanlılar fetih kutlamalarını Ayasofya'da ilk Cuma namazının yıldönümlerine denk getirmişler ve kutlamalarda bu tarihi esas almışlardır. İstanbul’un fethi dendiğinde Fatih Sultan Mehmet ile birlikte anılan isimlerin başında Akşemseddin gelmektedir. Fethi konu edinen eserler incelendiğinde, Akşemseddin, fetihle sonuçlanan süreçte yaşanan askeri, siyasi ve yönetsel nitelikli çekişmelerin hallinde önemli roller üstlenen aktif bir aktördür.

Yazıma başlık olarak seçtiğim ve yararlandığım "Düşten Fethe İstanbul", fetih kutlamalarına kalıcı bir katkı ve yeni bakış açıları sağlamak amacıyla İstanbul- Üsküdar Belediyesi'nin 28 Mayıs 2014'de düzenlediği "İstanbul'un Fethi: Fethi Gören Şehirden İstanbul'un Fethine ve Fatih’ine Bakış" konulu ilmi toplantının hatırasına bastırılan kitabın adıdır. Bu konuda emeği geçen herkesi kutluyorum.

İstanbul’un fethinin 569.yıldönümünün bütün milletimize, İslam Âlemine hayırlı olmasını diliyor, İstanbul’un fethinin mimarı, büyük devlet adamı Fatih Sultan Mehmet’i, vatan uğrunda canlarını feda eden tüm şehitlerimizi saygı ve rahmetle yâd ediyorum.

Fahri SAĞLIK
Emekli Müftü

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Sağlık - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mihrap Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mihrap Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sitemizde en çok hangi haberler ilginizi çekiyor?