1. HABERLER

  2. YEREL

  3. 'Karnesi iyi olan çocuğa pahalı hediye almayın'
'Karnesi iyi olan çocuğa pahalı hediye almayın'

'Karnesi iyi olan çocuğa pahalı hediye almayın'

Denizli Devlet Hastanesi Çocuk Psikiyatri Uzmanı Dr. Ülkü Akyol Ardıç, karnesinde düşük getiren çocuğa anne-babanın kötü davranmaması, iyi gelenlere ise pahalı hediyeler almamasının önemli olduğunu söyledi.

A+A-

Denizli Devlet Hastanesi Çocuk Psikiyatri Uzmanı Dr. Ülkü Akyol Ardıç, karnesinde düşük getiren çocuğa anne-babanın kötü davranmaması, iyi gelenlere ise pahalı hediyeler almamasının önemli olduğunu söyledi. Uzun ve yorucu bir eğitim öğretim yılının ardından öğrencilerin sabırsızlıkla beklediği yaz tatilinin nihayet başlamak üzere olduğunu belirten Ardıç, "Çocukların karne alacakları dönemler yaklaştıkça her ailede büyük bir heyecan başlamaktadır. Karnedeki notların nasıl olacağı önceden bilinse de bu heyecanın yaşanması kaçınılmaz olmaktadır. Çocuğun sınav sonucunda aldığı notlar her zaman gerçeği yansıtmasa da maalesef hayatı yönlendiren değerlendirmeler arasında yer almaktadır. Bu noktada karnesi kötü gelenlere özellikle gelecek eğitim öğretim yılına hazırlık açısından ailelerin çok kötü davranmaması, çocuğu çok ezecek cezalar vermemesi, iyi gelenlere ise özellikle çok pahalı hediyeler alınmaması gerekmektedir." dedi.

Her anne baba çocuğunun okul yaşamında başarılı olmasını yüksek notlar almasını istediğini dile getiren Ardıç, "Bunun için birçok fedakârlıkta bulunmaktadır. Okul yıllarının başından itibaren çocuğa başarı ve ya başarısızlığının öncelikle kendi yaşamı için önemli olduğunun uygun bir şekilde anlatılması gerekmektedir. Böylece çocuk etrafındakileri memnun etmek ya da cezalandırmak için değil, kendi yaşamı için başarılı olma motivasyonunu kazanabilecektir." diye konuştu.

"ÇOCUĞUN OKUL YAŞAMI TAKİP EDİLMELİ"

Ailelere düşen en önemli görevlerden birinin çocuğun okul yaşamını yakından takip etmek olduğuna vurgulayan Ardıç, bunu gerçekleştirmenin yolunun ise yargılamadan, hemen çözüm üretmeye ya da akıl vermeye çalışmadan çocuğun kendileriyle rahatlıkla konuşabileceği, sorunlarını paylaşabileceği ve gerektiğinde yardım isteyebileceği aile ortamını oluşturmaktan geçtiğini belirtti.

Ardıç sözlerine şöyle devam etti: "Böylece anne babalar çocuğun okul yaşamı ya da derslerle ilgili yaşayabileceği zorlukları zamanında fark edip, öğretmenlerle ilişkiye geçerek çocuğun ihtiyaçları doğrultusunda olumsuz bir karneyle karşılaşmadan önce önlem alma şansını yakalayabilmektedir. Bu noktada başta dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu olmak üzere disleksi, depresyon ve davranım bozukluğu gibi çocukta akademik başarısızlığa da neden olan hastalıkların önceden tanınıp tedavi edilmesi de önem kazanmaktadır."

"TATİL İYİ DEĞERLENDİRİLMELİ"

Yaz tatili boyunca tatil yapamayacak olan bir grubun üniversite sınavına hazırlananlar olduğunu anlatan Ardıç, şunları kaydetti: "Onlara özellikle tatilin bir ayını dinlenerek geçirmelerini öneriyorum. Çünkü önlerinde çok uzun bir maraton olacak. Bu süre de bir ayı çok geçmemelidir. Çünkü zaten yıl boyunca bu disiplinden sıkılan çocuk yaz boyunca aynı disiplin devam edince bunalıma girebilir. Bunun haricinde ergenler ise daha çok arkadaşlarını tercih etmekte, arkadaşları ile vakit geçirmeyi seçmekteler. Onlara da bu özgürlüğü tanımak önemlidir. Ama her zaman için aileler, yaz tatilinin başıboşluk, bütün gün oturup televizyon seyretmek ve bilgisayar başında vakit geçirmek anlamına gelmediğini akılda tutmalıdırlar."
CİHAN

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.