1. HABERLER

  2. AYET-HADİS

  3. Kabirler Üzerine Türbe Yapmak Caiz mi?
Kabirler Üzerine Türbe Yapmak Caiz mi?

Kabirler Üzerine Türbe Yapmak Caiz mi?

Kabir üzerine türbe yaptırmanın hükmü nedir? Kaybolmaların önlemek üzere, gösteriş ve israftan uzak kalarak kabir yapılmasında dinen bir sakınca görülmemiştir. Bunun için de düzenlenecek kabrin bir iki karıştan yüksek olmaması ön görülmüştür.

A+A-

AYET-İ KERİME

كُلُّ نَفْسٍ ذَآئِقَةُ الْمَوْتِ وَإِنَّمَا تُوَفَّوْنَ أُجُورَكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فَمَن زُحْزِحَ عَنِ النَّارِ وَأُدْخِلَ الْجَنَّةَ فَقَدْ فَازَ وَما الْحَيَاةُ الدُّنْيَا إِلاَّ مَتَاعُ الْغُرُورِ

“Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir.” (Bakara 3/185)

HADİS-İ ŞERİF

            قَالَ أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، قَالَ لِي رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «يَا بُنَيَّ، إِنْ قَدَرْتَ أَنْ تُصْبِحَ وَتُمْسِيَ لَيْسَ فِي قَلْبِكَ غِشٌّ لِأَحَدٍ فَافْعَلْ» ثُمَّ قَالَ لِي: «يَا بُنَيَّ وَذَلِكَ مِنْ سُنَّتِي، وَمَنْ أَحْيَا سُنَّتِي فَقَدْ أَحَبَّنِي، وَمَنْ أَحَبَّنِي كَانَ مَعِي فِي الجَنَّةِ

Enes bin Malik diyor ki, Resulüllah (sav) bana şöyle buyurdu: Yavrucuğum! Kalbinde herhangi birine karşı samimiyetsizlik (aldatma) bulunmadan sabahlayabilecek veya akşamlayabileceksen, bunu yap! Yavrucuğum! İşte bu benim sünnetimdendir. Kim benim sünnetimi yaşatırsa, beni sevmiş demektir. Kim de beni severse, cennette benimle birlikte olur.” (Tirmizî, İlim, 16)

İLMİHAL BİLGİSİ

Kabir üzerine türbe yaptırmanın hükmü nedir?

Kaybolmaların önlemek üzere, gösteriş ve israftan uzak kalarak kabir yapılmasında dinen bir sakınca görülmemiştir. Bunun için de düzenlenecek kabrin bir iki karıştan yüksek olmaması ön görülmüştür. Mezarların başuçlarına, üzerinde ölenin kimliğini belirleyen ifadelerin yer aldığı sade bir taş ve benzeri levhaların yerleştirilmesinde sakınca görülmemiştir.

Sahabelerden Osman İbn Maz’un (r.a.) ölünce cenazesi Medine dışına çıkartılarak gömülmüştü. Rasulüllah (s.a.s.) bir sahabeye, Osman için bir kaya getirerek mezar yerini belli etmesini söylemiş ve taş, mezarın başına konulunca, “Bununla, kardeşimin kabrini işaretliyorum, ailemden ölenleri bunun yanına gömeceğim” (Ebu Davud, Cenaiz 63) buyurmuştur.

Görüldüğü üzere kabir için yapılan bu tür işlemler bir ihtiyaca dayalı bulunmaktadır. Normal şartlarda, bir gerekçe ve ihtiyaç bulunmaksızın kabirlerin abartılı yükseklikte yapılması, üzerlerine kubbe inşa edilmesi mekruh görülmüş; kabir taşlarına kimlik bilgilerinin ötesinde aşırı övgü sözlerinin; ölümden ve kaderden şikayet eden ifadelerin yazılması caiz görülmemiştir (İbnü’l- Hümam, Fethu’l-Kadir, II, 140; Fetavay-ı Hindiyye, I, 166).

Bu haber toplam 1793 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.