1. YAZARLAR

  2. Zübeyir Demirkaya

  3. İslamiyet ve İman
Zübeyir Demirkaya

Zübeyir Demirkaya

Yazarın Tüm Yazıları >

İslamiyet ve İman

A+A-

Geniş ve derin manası ile İslamiyet sadece son Peygamber ve Allah’ın en sevgili kulu Hz. Muhammed’in bize getirip öğrettiği dinin adı değildir. İslamiyet gerçekte ilk insan ve ilk Peygamber Hz. Adem 8A.S.)’ dan günümüze ve hatta dünyanın son gününe kadar devam eden ve edecek olan bir ve tek olan Allah’ın yoludur.

Bu yol ne insan mantığının mahsulü ve ne de doymak bilmez insan hırslarını perde arkasında taşıyan aldatıcı bir kurtarıcının temelsiz buluşudur. O esirgeyiciliği sonsuz ve kudreti hudutsuz olan Yüce Allah’ın insanlara sunduğu en değerli hediyedir.

“İslamiyet’in mücadelesi kime karşı ve ne yüzden olmuştur” diye bir soru akla gelebilir. Buna hemen cevap vererek söyleyelim ki dosdoğru yolun mücadelesi ebedi kurtuluşunu müjdelediği insanların yine kendileri ile olmuştur. Bu nokta akılların kolay kolay anlayacağı bir durum değildir. Nasıl olurda insan oğlu hem bu dünyasında ve hem de ahiret hayatında ona en lekesiz saadeti sunan bu nizama karşı direnmekle ve ona boyun eğmeye bir türlü razı olmamaktadır?

Denizin kudurmuş dalgalarına düşmüş birisini düşünelim. Can kaygısı ile son çırpınışlarını yaparak kendisine iyice yaklaşmış olan ölümün pençesinden kurtulmaya çalışırken ansızın kuvvetli bir el kendisini tutup kaldırıyor ve az ötede bekleyen can kurtaran sandalına doğru sürükleyip götürmeye çalışıyor.

Bu durumda boğulmak üzere olan bir kimsenin ne yapmasını bekler ve doğru buluruz? Ulu Allah’ın kendisine kurtarıcı diye gönderdiği kuvvetli elin çağırdığı istikamete güçlük çıkarmadan ve fazlaca yük olmadan ilerlemeye çalışarak can kurtaran sandalına ulaşmasını. Bir de düşünelim ki dalgaların ölüme götürücü pençelerine yakalanan adam, kendini kurtarmaya gelen kuvvetli ele teslim olmak istememekte, tersine kendisi ile birlikte iyi yürekli kurtarıcısını da suların karanlıklarına çekmeğe çalışmaktadır.

Kısacası İslam denizde azgın sularda boğulmakta olan birini kurtarmak için uzatılan kuvvetli el misali, bu dünyanın heva ve heveslerine boyun bükerek cehenneme gitmekte olan beşeri, cehenneme gitmemesi için uyaran ve onu bir ve tek olan Allah’ın yolunda gitmeye davet eden ve bu davete icabet edenin Cennete gireceğini müjdeleyen kuvvetli bir el diye tasvir edebiliriz. Yine İslam’ın bu davetine icabet etmeyenleri azgın dalgalarda boğulmak üzere olan birinin kendisini kurtarmak isteyen kuvvetli eli tutmamak için direnen ve azgın sulardan kimsenin yardımı olmadan kendi imkanlarıyla kurtulacağını sanan ve azgın sularda boğularak denizdeki varlıklara yem olan misali, kendisini bu dünyanın heva ve heveslerine kaptırmak suretiyle hem kendisini cehennemin azgın ateşine odun yapmakta ve hem de aile efradını cehenneme odun yapmaktadır.

Yüce Yaratan biz kullarını her iki cihanda huzur ve mutlu yaşayalım diye kuvvetli el misali Kutsal kitabımız Kur’an-ı göndermiştir. O halde o kutsal sese kulak verelim ve o kurtarıcı elden tutalım ki kıyamet gününde cehenneme od olmayalım ve cennette dahil olan kullardan olalım.

Selam ve dua ile.

Bu yazı toplam 1537 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.