1. HABERLER

  2. DİYANET

  3. İslam ülkelerinin bölünmüşlüğü İsrail'e cesaret veriyor
İslam ülkelerinin bölünmüşlüğü İsrail'e cesaret veriyor

İslam ülkelerinin bölünmüşlüğü İsrail'e cesaret veriyor

Ortadoğu Uzmanı Prof. Dr. Sıtkı Bilgin İsrail'in gerçekleştirdiği katliamın arka planını muhabirimiz Timuçin Mercanoğlu'na değerlendirdi.

A+A-

Ortadoğu Uzmanı Prof. Dr. Sıtkı Bilgin İsrail'in gerçekleştirdiği katliamın arka planını muhabirimiz Timuçin Mercanoğlu'na değerlendirdi. "İsrail için bu dönem, yakalayacağı en uygun konjonktürdür" diyen Bilgin, "Suriye meselesinde İslam ve Ortadoğu ülkeleri bölünmüş durumda. İsrail bu bölünmüşlüğü fırsat bilip kullanmak istiyor" değerlendirmesinde bulundu.

İslam ülkelerinin bölünmüşlüğü İsrail'e cesaret veriyor
İsrail'in Gazze'ye saldırısının ABD başkanlık seçimlerinin hemen ardından gerçekleşmesini manidar bulduğunu söyleyen Prof. Bilgin, saldırının zamanlamasına ve İslam ülkelerinin durumuna dikkat çekti. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Prof. Dr. M. Sıtkı Bilgin, İsrail'in şiddete dayalı bir dış politika izlediğini belirterek, İslam ülkelerinde birlik ve beraberliğin sağlanması gerektiğini vurguladı. Prof. Bilgin, "İsrail için bu dönem, yakalayacağı en uygun konjonktürdür. Suriye meselesinde İslam ve Ortadoğu ülkeleri bölünmüş durumdadır.

İsrail bu bölünmüşlüğü fırsat bilip kullanmak istemektedir." Öte yandan Prof. Bilgin, 2009'da İsrail'in, dökme kurşun operasyonuyla yüzlerce Filistinliyi katlettiğini ve yine benzer bir katliama girişmesinin şaşırtıcı olmadığını söyledi. İsrail'in kaostan, şiddetten beslendiğini vurgulayan Prof. Bilgin, "İsrail dış politikasını şiddet ve radikalizme dayandırmış bir devlettir. Şimdiye kadar bu politikayı uygulayarak Siyonizm'i gerçekleştirmiştir. Arap devletleriyle yaptığı 1948 ve 1967 savaşlarında İsrail, topraklarını üç, dört kat genişletmiştir" dedi.

İsrail'in katliam nedenleri
İsrail'in hiçbir neden olmaksızın Gazze'ye saldırmasına ilişkin ipuçları veren Prof. Bilgin, İsrail'in saldırmasındaki amaçları şöyle sıraladı: "İsrail'de 22 Ocak'ta seçimler var. Ve İsrail'in başında bulunan Başbakan Benyamin Netanyahu ve Ehud Barak'ın Savunma Bakanı olduğu hükmet çok radikal. Dolayısıyla fanatik, faşist oylara talipler. Bunun için de Filistinli masum insanların kanı pahasına böyle bir katliamı yapmaktan kaçınmıyorlar.

Bu ay sonunda BM'de Filistin'in BM gözlemci statüsü oylanacak. Bu oylama, Filistin için bağımsızlığa giden yolda önemli bir adım. İsrail bunu önlemek istiyor. İsrail her zaman istikrarsızlıktan, kaostan medet ummuş ve bundan beslenmiştir. Kuruluşundan bu yana izlediği politika budur. Ortada hiçbir sebep yokken İsrail'in Filistin'e saldırması, şiddeti körüklemesi çok manidar. Burada asıl mesaj özelde İran, genelde de İslam dünyasına gözdağı vermektir."

Ortadoğu'da Batı-İsrail ortaklığı
ABD ve Avrupa başta olmak üzere Batılı devletlerin Ortadoğu'da hakimiyet kurmak için İsrail'le işbirliği yaptığını ifade eden Prof. Bilgin, "İran'a karşı yapılan politikada Batı'nın stratejisi var. İran'ı izole etmek, nükleer enerjide de baskı altında tutmak istiyorlar. İran, Batı'nın politikalarının önündeki en büyük engel. Batı'nın politikalarında ise, Ortadoğu'ya hakim olmak ve enerji kaynakları üzerinde kontrolü hakim kılmak vardır. BatI, bölgede İsrail ile işbirliğine giriyor" diye konuştu.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.