1. HABERLER

  2. DİYANET

  3. İmamlarımızın imajı
İmamlarımızın imajı

İmamlarımızın imajı

4 Ekim 2012 tarihli bir gazetede Memur-Sen federasyonuna bağlı Diyanet-Sen genel başkanının yaptırdığı ankete göre İmam-Hatiplerimizin imajlarından şikayetçi oldukları ortaya çıkmıştır.

A+A-

4 Ekim 2012 tarihli bir gazetede Memur-Sen federasyonuna bağlı Diyanet-Sen genel başkanının yaptırdığı ankete göre İmam-Hatiplerimizin imajlarından şikayetçi oldukları ortaya çıkmıştır.

Aslında -imaj- yerine -itibar veya saygınlık- denseydi daha iyi olurdu. Gerçi imaj itibar ile bağlantılıdır. İnsan bir şahsa nasıl itibar ediyorsa onu hayalinde o şekilde canlandırır.

İster halkın hayalinde canlandırma olsun ister davranışlarında saygınlık olsun elbette ki imamların imaj ve itibarları iyi olmalıdır, hem de çok iyi. Ancak bunun gerçekleşemeyişi imamların yanlış veya eksik davranışlarıyla alakalı olduğu kadar halkımızın da yanlış veya eksik davranış ve anlayışlarıyla ilgilidir.

Bazı imamlarımızın camiye cemaat gibi ezan saatinde gelip namaz biter bitmez çıkıp gitmeleri, mutad aşr-i şerifleri sadece okumakla yetinip onların mesajlarını açıklamayışları, cenazelerin arkasından yapılan "Yasin-Tebareke Hatimleri"nde bu önemli sureleri açıklamayıp sadece okuyup dua ile yetinmeleri basit bir ameliye olarak görülmekte olup cami görevlilerinin imaj ve itibarının istenilen seviyede olmayışının sebeplerinden biridir.

Ne var ki cami görevlilerinin hatta vaiz ve müftülerin gerek Ramazan mukabelesinde ve gerekse mutat aşir ve "Yasin-Tebareke" hatimlerinde açıklama yapmaları dinleyenlerden bazılarının itirazı ile karşılaşması sonraki cemiyetlerde onların açıklama yapmalarına engel olmuştur denilebilir. İşte o bazılarının toplantının havasını bozmaları veya toplantı sonrasında yapılan mırıldanmalar imamları görev ikmalinden alıkoyduğu için diğer cemaatin gözünde imaj ve itibarlarının düşük seviyede kalmasına sebep olduğu söylenebilir.

Cami görevlilerinden ricamız

Gazetenin haberine göre her iki diyanet mensubundan birinin (yüzde 49.4) iki yıllık, yüzde 24'ü de 4 yıllık üniversite mezunudur. Bu yüksek tahsilin tümünün ilahiyat yani mesleki olduğu söylenemiyor. Ama cemilerde din hizmeti yapan elemanlarımızın çoğunun ilahiyat mezunu olması başlıca hedefimiz olmalıdır. Sadece yüksek dereceden maaş almayı sağlayan ilahiyat dışı öğrenimler yerine tamamen İlahiyat öğrenimi yapılmalı ve dini yönde yeterli olmaya çalışılmalıdır. Edindiğim intibalara (izlenimlere) göre İlahiyat öğrenimi yapmayıp meslek dışı yüksek tahsil de imamlar için bir imaj düşüklüğü ve itibar kaybına sebep olmaktadır.

Öyleyse cami görevlilerimiz bir taraftan dini tahsillerini yükseltmeye çalışırken öbür yandan cemaatlerine okudukları aşır, cüz ve surelerin mesajlarını mümkün olduğu kadarıyla açıklamaya gayret etsinler. Bu arada ikinci bir fakülte okumaları da asli görevlerini aksatmamak şartıyla takdir edilecektir.

M. Hamdi Güner 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.