1. YAZARLAR

  2. Eyüphan Kaya

  3. İffet Sahibi Kadınlara Selam Olsun
Eyüphan Kaya

Eyüphan Kaya

Ortadoğu Uzmanı
Yazarın Tüm Yazıları >

İffet Sahibi Kadınlara Selam Olsun

A+A-

Merhaba sevgili dostlar,

Kadın erken arasındaki münasebeti adalet ile düzenleyen Allah’a hamd, bu ilahi emri pratiğe dökerek insanlığa numune olan Peygamberi Hz. Muhammed’e salat ve selam olsun.

Hanımları insan sınıfında görmeyip, her türlü zulme ve eşitsizliğe tabi tutan sonradan kendine gelip kıt aklı ölçüsünde kadınlara sözüm ona haklar veren batı dünyasına da teessüf edim, çünkü çare çözüm dedikleri, hak dedikleri sözleşmeler, aile hayatına bir katkısı olmadığı gibi eşleri hep karşı karşıya getiriyor.

Müsaadenizle bir erkeğin kadınına karşı nasıl davranması gerektiğini Erzurum’lu İbrahim Hakkı hazretlerinin kaleme aldığı Marifetnameden dinleyelim.

1- Ona karşı her zaman, güzel huylu olmalıdır.

2- Ona karşı her zaman, yumuşak davranmalıdır.

3- Eve gelince hanıma selam vermeli (yani selamün aleyküm demeli) ve nasılsın? diye hatırını sormalıdır.
7- Çocukları terbiyede; ona yardım etmelidir. Çünkü, bebek, anasına gece-gündüz ağlayıp, hiç rahat vermez. Onu insafsızca üzen bir alacaklıdır. O halde, ona imdat edene, Allahü teâlâ yardım eder.

8- Hanımına, memlekette adet olan elbisenin, çamaşırın en kıymetlisini giydirmelidir. Ev içinde, her istediği güzel şeyleri giydirmelidir. Hanim sokağa çıkarken örtmeli, şıklığını yabancıya göstermemelidir.

9- İyi şeyler yedirmelidir. Zengin ise, helal olan her şeyi almalıdır. Ona geniş, kullanışlı, sıhhi ve İslam hanımına yakışan elbise ve nefis ta'am te'min etmeyi, kendine borç bilmelidir.

*Nafakasını sıkmamalı, israf da etmemelidir. Ailenin nafakasına verilen paranın sevabı, sadaka sevabından daha çoktur.

Peygamberimiz "sallallahü aleyhi ve sellem" buyurdu ki: “Gaza için sarf edilen, köle azad etmek için, fakire sadaka vermek için ve evindekilerin nafakası için sarf edilen altınların en üstünü ve sevabı çok olanı, evin nafakasına verilen altının sevabıdır.”

Hiç olmazsa haftada bir kere tatlı yedirmelidir. Yemeği yalnız yememelidir, çoluk - çocukla yemek sevaptır. En mühim şey, nafakayı, helalden kazanıp, helalden yedirmektir.

10- Hanımını hiç dövmemelidir. Dünya işlerindeki kusuru için, acı, sert söylememelidir. Kadınların kalpleri ince, nazik ve akılları farklı olduğundan, birbirlerine haset edenleri çoktur. Bu bakımdan, bilhassa yeni evliler, uyanık olmalı, ana, kız kardeş ve başka kadınların, hanımını çekiştirmelerine aldanmamalı, böyle şeyler söylemesine fırsat vermemelidir. Böyle sözlere uyarak, hanımını incitmekten çekinmelidir.

Anası, kız kardeşleri için hanımının söylediklerine karşı da uyanık olmalı. Anaya eziyyet olunmasına hiçbir suretle göz yummamalıdır. Anasına, kendisi, hanımı ve çocukları, her halükârda saygı göstermelidir. Ana-babaya, kayınvalide ve kayınpedere hürmet, hizmet edilmesi birinci vazife olmalıdır. Büyüklerin rızasını, duasını almağa çalışmalı, hayır dualarını büyük kazanç bilmelidir.

11- Allah ü teâlâ'nın emirlerini yapmak hususunda olan kusuru için, bir günden çok dargın durmamalıdır.

12- Hanımının huysuzluklarını, yumuşak karşılamalıdır. Çünkü, kadınlar, erkeğe emanet olunmuşlardır. Gülerek tatlılıkla geçinmek için alınmışlardır.

13- Hanımının ahlakında bir değişiklik görürse, kabahati kendinde bulup, ben iyi olsaydım, o da böyle olmazdı, diye düşünmelidir. Evliyadan birinin hanımı, huysuz idi. Buna hep sabreder, soranlara derdi ki, eğer onu başarsam, ona sabredemiyen biri alır da, ikisinin birden felakete düşmelerinden korkarım.

*Büyükler buyurmuş ki, bir kimse ailesinin huysuzluğuna sabrederse, altı şey ziyandan kurtulur: Çocuk dayaktan, tabak-bardak kırılmaktan, ahırdakiler dövülmekten, kedi sövülmekten, misafir gücendirilmekten, elbise yırtılmaktan kurtulur.

14- Hanımı kızınca, susmalıdır. Böylece kadın, pişman olup, özür dilemeğe başlar. Çünkü, o zayıftır. Susunca mağlup olur.

15- Hanımının iyiliği çoğalıp, her işi seve seve yapınca, ona dua etmeli ve Allahü teâlâ'ya şükür etmelidir. Çünkü uygun bir kadın büyük ni'mettir.

16- Hanımı ile öyle olmalıdır ki, kocam beni herkesten çok seviyor, bilsin!

17- Bakkal, kasap, çarşı, pazar işlerini asla ona bırakmamalı. Evin idaresinde, onun fikrini sormalı. Dışarıdaki büyük işleri söyleyerek, onu üzmemelidir.

18- Hanımının cahilce hareketleri için, daima uyanık bulunmalıdır. Çünkü Âdem babamız, ehli olan Havva anamızın daveti üzerine, yanlış iş işledi. Evde hakim, amir, erkek olmalıdır. Kadın değil.

19- Hanımının, günah olmayan kusurlarını görmezlikten gelmelidir. Günah iş ve sözden vazgeçmesini ve namaza, oruca ve gusül abdesti almağa devam etmesini tatlı ve yumuşak sözlerle nasihat etmelidir. Kıymetli elbise ve ziynet eşyası alacağını va'dederek ibadetleri yaptırmalı, günahlarını önlemelidir.

20- Hanımının ayıplarını, sırlarını, herkesten gizlemelidir.

21- Hanımına latife, şaka yapmalı ve kadının seviyesine inip onu hoşnut etmelidir. Nitekim, Allahü teâlâ'nın sevgilisi "sallallahü aleyhi ve sellem", ezvac-ı mutahharasına karşı, insanların en zarifi idi. Hatta bir kerre Âişe radiyallahü anha ile yarış etti. Âişe validemiz geçti. Bir daha yarış ettiklerinde, Server-i alem (sallallahu aleyhi ve sellem) geçti. Müslümanın ehli ile oynaması, boş veya günah değildir, aynı zamanda sevaptır.

22- Hanımını cadde üstünde, parklara, oyun yerlerine, spor sahalarına, mekteplere karşı olan evlerde oturtmamak, yabancı erkekleri görmesine, onlarla konuşmasına sebep olmamaktır. Müslümanlar, ailesini, iyi havalarda, çayırlara, su kenarlarına, haram bulunmayan, kalabalık olmayan yerlere götürerek gezdirmeli, hava aldırmalıdır. Tatil günlerinde, kalabalık zamanlarda gezdirmemelidir.

23- Hanımını tahsile, vazifeye, fitneye sebep olan yerlere göndermemektir.

24- Hanımına Kur'an-ı kerim okumasını, farzlardan, haramlardan ona lazım olanları, öğretmelidir.

26- Hanım, yalnız evde, kocasına karşı süslenip, başka kimselere süslenmemelidir.

27- Hanımından izinsiz sefere, hatta nafile hacca gitmemelidir. Sefer, insanın adi yürüyüşü ile üç gün, üç gecelik yani 104 km.lik yoldur.

28- Hanımı namaz kılıyor ve erkeğine itaat ediyorsa, ondan başka evlenmemelidir. Zira hanımları arasında adalet ve eşitlik yapmıyanlar Cehenneme gideceklerdir. Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: "İki hanımı olup da, ikisine eşit bakmayan kimse, kıyamet günü, mahşer meydanına yarısı eğrilmiş olarak gelecektir."

29- Hanıma, gamını, kederini, düşmanlarını, borçlarını söylememelidir.

30- Ona, yanında ve yanında olmadığı zamanlarda, hep hayır dua etmeli, fena dua etmemelidir. Çünkü, gece-gündüz onun için çalışmaktadır. Onun ekmekçisi, aşçısı, terzisi ve hamamcısı ve malının bekçisi ve yoldaşı ve munisi ve yarı ve nigarıdır.

……………………………………………………………….

İşte böyle kardeşim ne olduğu bilinmeyen ama coğrafi kader ile Müslüman nüfusuna kaydolan kimselere bakıp İslam’ın insana bakış açısını değerlendirmek de ayrı bir cehalettir.

Peygamberimizin hiçbir hanımına ne bağırmış ve de el kaldırmıştır.

Yazımın başlığını makul görün “İffet sahibi kadınlara selam olsun” demek durumunda kaldım, çünkü mutluluğu sokakta arayan bir kadına kimse güven ve huzur kazandıramaz.

Tabi kadınların da erkeklere karşı sorumluluğu da vardır onu da bir hamın efendi kaleme alsın ne dersiniz?

Selam ve selametle kalın.

Bu yazı toplam 475 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.