1. HABERLER

  2. VAAZ

  3. Haftanın Vaazı: İbadet Adabı ve Ahlakı
Haftanın Vaazı: İbadet Adabı ve Ahlakı

Haftanın Vaazı: İbadet Adabı ve Ahlakı

Doç. Dr. Ömer YILMAZ ve Dr. Y. Seracettin BAYTAR tarafından hazırlanmış olan "İbâdet Âdâbı ve Ahlâkı" konulu Cuma vaazını sizlerle paylaşıyoruz.

A+A-

İBADET ADABI VE AHLAKI

“Ancak tövbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah’ın kitabına sarılanlar ve dinlerini Allah’a has kılanlar müstesnadır. Bunlar müminlerle beraberdirler. Allah, müminlere büyük bir mükâfat verecektir.”1

Sözlükte saf ve halis olmak, ıstılahta ise, iman, ibadet, itaat, ahlak ve amel gibi her türlü eylemde halkın övme ve yermesini düşünmeksizin sırf Allah için iyi niyetle iş yapmak, şirk, nifak, riya gibi şaibeli durumlardan uzak kalmak anlamına gelen ihlâs, ibadetlerimizde önemlibir olgudur. Bilindiği gibi insanın yaratılış gayesi Allah’ı bilmek ve O’na ibadet etmektir. Bir diğer ifadesiyle, ibadet ve itaat, yaratılışın gayesi, yüce Allah’a saygı ve bağlılığın açık bir
göstergesidir. İslam’da ibadetlerin makbul olması ise belirli şartlara bağlanmıştır. Bunların başında, bu ibadetin usulüne uygun olarak, sırf Allah’ın rızası gözetilerek, ihlas ve samimiyetle eda edilmesi gelmektedir. Nitekim ibadetin kabul olması, onun sadece Allah rızası için yapılmasıyla mümkün olacaktır:

“Temizlenmek için malını hayra veren en muttaki (Allah’a karşı gelmekten en çok sakınan) kimse o ateşten uzak tutulacaktır. Onun katında, hiçbir kimseye karşılığı ödenecek hiçbir iyilik yoktur. Yaptığı iyiliği ancak yüce Rabbinin hoşnutluğunu istediği için yapar. Elbette kendisi de hoşnut olacaktır.”2

Buradan ibadetin sırf Allah rızası için yapılması gerektiğini, aksi takdirde bunun kabul edilmeyeceğini anlıyoruz. Yine bu bağlamda, istisnasız tüm peygamberlerin tebliğ görevlerini derin bir ihlâs ve samimiyet içerisinde yerine getirdikleri ve insanlardan bunun karşılığında hiçbir şey beklemediklerini, ümmetlerine söyledikleri şu ortak sözlerle dile getirdiklerini görmekteyiz:

“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükâfatımı verecek olan, ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’tır.”3

“Ey Âdemoğulları! Her mescitte ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.”4 Bu âyet-i kerîme, kutsal mekânları çıplak olarak ziyâret eden ve ziyâret dönemlerinde et, yağ ve süt gibi değerli gıda maddelerini yemeyen ve tüm bunları dinî birer vecîbe oldukları gerekçesiyle yapan cahiliye dönemi müşriklerinin5 bu inanç ve uygulamalarının bâtıl olduğunu ifade etmek üzere indirilmiştir.

VAAZIN TAMAMINI İNDİR

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.