Haftanın Vaazı: Haram Kazanç Yolları; Şans Oyunları (Vaaz)

Haftanın Vaazı: Sakarya Ferizli İlçe Vaizi Sadettin YÜCE Hoca tarafından hazırlanan "Haram Kazanç Yolları; Şans Oyunları!" konulu Cuma vaazı yayınlanmıştır. Cuma vaazını sitemiz üzerinden dilerseniz PFD veya WORD olarak indirebilir ya da çıktısını direk alabilirsiniz. Cuma'mız mübarek olsun.

Haram Kazanç Yolları; Şans Oyunları!

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالْأَنْصَابُ وَالْأَزْلاَمُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

إِنَّمَا يُرِيدُ الشَّيْطَانُ أَنْ يُوقِعَ بَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَاءَ فِي الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِ وَيَصُدَّكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللَّهِ وَعَنِ الصَّلاَةِ فَهَلْ أَنْتُمْ مُنْتَهُونَ

“Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar, fal okları şeytan işi iğrenç şeylerden ibarettir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz. Şüphesiz şeytan içki ve kumar yoluyla aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi?” (Maide, 5/90, 91)

Abdullah b. Amr’dan nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v.), şarabı, kumarı, tavlayı ve darıdan yapılmış içkiyi yasaklamıştır. (Ebû Dâvûd, Eşribe, 5)

Muhterem Müslümanlar!

Yüce Rabbimiz, insanı en değerli varlık olarak yaratmıştır. Tertemiz fıtratını korumak ve ebedi kurtuluşa ulaşmasını sağlamak için ona bazı sınırlar çizmiştir. Hayatımız boyunca riâyet etmemiz gereken bu sınırlara helal ve haram diyoruz. Helal, yaratılışın gaye ve hikmetine uygun olan güzelliklerdir. Haram ise insanın onur ve haysiyetini zedeleyen, ona zarar veren çirkinliklerdir. Her mü’min, helal-haram duyarlılığına sahip olmak zorundadır.

Ayet ve hadisler, açık ve net bir şekilde haram kazancı yasaklamıştır. İslâm dininin temel yasaklarından biri de haram kazanç olan kumardır.

Değerli Mü’minler!

Kumar kelimesi, Arapça’daki “kımâr”dan dönüşerek dilimize “Kumar” şeklinde geçmiştir. Kumar, nasıl sonuçlanacağı önceden belli olmayan ihtimale dayanarak bir malı almak ya da vermektir. Kumarda bir yere kadar belki bir ustalık ve beceri gerekiyor gibi görülebilir. Ancak asıl ve sonuç yönünden tamamen tesadüfe ve şansa bağlı, hiçbir emek ve alın teri barındırmayan, haksız bir kazanç türüdür.

Kumar Niçin Yasaklanmış ve Bu Yolla Kazanılan Para Niçin Haram Kılınmıştır? 

Bunun pek çok sebebi vardır. Bunlardan bazılarına işaret edelim:

Kumar, insanı helal kazanç yollarından uzaklaştırır. Kur’anı Kerim, temiz ve helâl rızık yememizi emrediyor. (Bakara, 2/168) Bu helâl ve temiz rızkı elde etmenin, ticaret, ziraat ve sanat gibi çeşitli meşru yolları vardır. Bu yollardan birisiyle kendimizin, çoluk çocuğumuzun geçimini sağlamalıyız. 

Kumar, meşru olmayan bir kazanç yoludur. Çünkü kumarda kazanırsa başkasını, kaybederse kendisini zarara uğratmak vardır. Başkasının zararına sebep olan bir kazanç, helal kazanç değildir. Başkasına zarar vermeden kazanmak varken bu yolu seçmek elbette doğru olmaz.

Yine Kur'an-ı Kerim, içkide olduğu gibi kumarda da şeytanın aramıza düşmanlık sokacağı ve bizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoyacağını ifade etmektedir. Mal canın yongasıdır. Parasını bir anda kaybeden kimse bunalıma girer, oyun arkadaşlarıyla kavgaya tutuşur ve bu kavga bazen cinayetle sonuçlanır. Kumarcı bu kavgayı ailesine de taşır ve aile fertleri arasında sevgi ve saygıyı yok olur, ailenin huzuru bozulur. Hatta kumar yüzünden nice mutlu aile yuvaları yıkılmış ve sönmüştür.

Ayrıca kumar oynayan kimse en değerli varlığı olan zamanını boşa geçirir ve yükümlü olduğu ibadetlerini zamanında yapamaz. 

Kumar oynayan kimse bir taraftan servetini kaybederken diğer taraftan sağlığından da olur. Çünkü kumarcının gecesi ve gündüzü belli değildir. Yemeğini düzenli yiyemez, zamanında uyuyamaz ve yeterince dinlenemez. Bu sebeplerden dolayı sağlığı da bozulur.

Kumarcı, çoluk çocuğu ile ilgilenmeye ve onları yetiştirmeye vakit bulamaz ve onları ihmal eder. Bu ihmalkârlık nice ailelerin dağılmasına sebep olur.

Daha pek çok zararları olan kumarı dinimiz yasaklamış ve bu yolla elde edilen kazancın da haram olduğunu bildirmiştir.

Yüce Allah, Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurmaktadır;

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالْأَنْصَابُ وَالْأَزْلاَمُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

“Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar, fal okları şeytan işi iğrenç şeylerden ibarettir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz. (Maide, 5/90)

Şu bir gerçek ki; günümüzde değişik isim ve yöntemlerle oynanan şans oyunları olduğu gibi, bu tür oyunlar her devir ve dönemde farklı şekil ve isimlerle varlıklarını sürdürmüşlerdir.

Ayette “el-Meysir” şeklinde geçen ve dilimize kumar diye tercüme ettiğimiz bu kavram aslında, cahiliyye döneminde oynanan bir şans oyunudur. Ayet, o dönemde oynanan bu şans oyununu şeytan işi, bir pislik olarak ifade etmekte; bu tür şans oyunlarından müminleri sakındırmaktadır.

Ayette şeytan işi bir iş olarak anlatılan ve adına “Meysir” denen bu şans oyunu şu şekilde oynanıyordu:

On kişi bir araya gelip, parasını daha sonra vermek üzere bir deve satın alıyorlardı. Sonra deveyi keserek yedi parçaya bölüyorlardı. Bu on kişi aralarında kura çekimi yapıyorlar ve kuradan çıkan yedi kişi deveyi bölüşüyordu. Devenin parasını ise kendilerine deveden bir pay düşmeyen diğer üç kişi ödüyordu. Kısacası bir tarafta deveyi bedavadan, şans eseri kazanan bir grup; diğer tarafta deveden hiç pay alamayan ama devenin ücretini ödemek zorunda kalan kaybeden bir grup vardı.

“Meysir” Arapça’da “yüsr” (kolaylık) anlamına gelen bir kökten türemiş bir kelimedir. Yani kolay yoldan kazanç sağladığı için bu oyuna “Kolaycılık” anlamında, “Meysir” denmiştir. Adına ne denirse densin; şansa dayalı, kolay kazanç vaad eden, bir tarafta kaybedenlerin ve üzülenlerin diğer tarafta başkasının kaybı ve hüznü üzerine kazanç sağlayanların olduğu her oyun kumardır. Allah kumarın her türlüsünü yasaklamıştır.

Şunu unutmayalım ki bütün şans oyunları başlangıçta eğlenmek ve vakit geçirmek için oynanır. İnsan, kazandıkça kazanma zevki ve hırsı için oynar. Kaybettikçe yine oynar. Oysa sonunda kumarın girdabında kaybolur gider.

Kumarda kazanılan para haksız bir kazançtır.  Kumarda ailenin, çoluk-çocuğun, hakkı yenir. Kumar çalışma hayatının yerine tembelliğe sevk eder, emek ve alın teri yerine bedavacılık aşılar. Kumar hırs, kin, düşmanlık gibi duyguları besler, önce serveti, sonra iffet ve haysiyeti, sonunda da hayatı mahveden bir illettir. 

Geçmişteki “Meysir” İle Günümüzdeki Şans Oyunları Arasında Ne Fark Var?

Yukarıda aktarılan bilgiler dikkatle incelendiğinde cahiliye dönemindeki uygulama ile günümüzdeki şans oyunlarının arasında büyük bir benzerlik olduğu görülecektir. Dolayısıyla şans oyunlarının hepsi biraz önce ifade edilen ayet ve hadislerle “şeytan işi birer iğrenç iş” olarak nitelenmiş ve “haram” kılınmıştır. Haram bir iş vesilesiyle kazanılan para da haramdır. 

Şans oyunlarından kazanılan paranın hayrı olmaz. Şans oyunlarından büyük paralar kazanıp sonrasında evini, arabasını, işini ve ailesini kaybeden oldukça çok kişi vardır. Onlardan bazılarının ibretlik hayat hikâyelerine şöyle bir bakalım:

1- 40 yıl önce M. S. büyük ikramiyeyi kazandı. Bir anda zengin olunca şaşkına döndü.  Önce köyüne bir ev yaptırdı. Sonra elindeki tüm serveti harcadı ve bakıma muhtaç hale geldi. Devletten aldığı yaşlılık maaşıyla geçimini sürdürürken evi yandı. Köylüler aralarında topladıkları paralarla M.S.’nin evini tamir ettirdiler. Kimsesi olmayan ve hiç evlenmeyen M.S., donarak hayatını kaybetti.

2- O.S. 17 yıl önce şans oyunundan büyük miktarda para kazandı. Hayatı hiç de beklemediği şekilde değişti. Parayı aldıktan sonra hangi işe girmişse zarar etti. Aklı başına geldiğinde artık çok geçti. O.S. o zor günleri şöyle anlattı: “Helal olmadığını biliyordum. O paradan geriye 5 kuruş kalmadı. Hiç bir hayrını görmedim. Üstelik daha önce alın terimle kazandığım birikimim de gitti. Hiç kimse umudunu şans oyunlarına bağlamasın.”

3- Medyadan da bilindiği gibi ayakkabı boyacısı bir kişi şans oyunundan üç defa büyük paralar kazandı. Her defasında kısa sürede bütün parasını harcadı. Şu an elinde hiç bir şey kalmadı; yine boyacılığa devam etmektedir. 

Kumardan kazanılan parayla bir yere gelinmez, kumarla köşe dönülmez. Ama binlerce insan umutlarını adetâ bu sahaya bağlamış durumdadır. “Umut dünyası” dedikleri bu âlemde “Ya çıkarsa!” sloganıyla milyonlarca insan şans oyunlarına servet yatırmaktadır. 

Kişinin aile hayatına olduğu gibi toplum yapısına da olumsuz yönden etki eden şans oyunları; üretmeyen, tembel ve boşa vakit geçiren kişilerin çoğalmasına neden olmaktadır. 

Dinimiz, insanların hukukuna âzami derecede özen gösterilmesini ister. Zira “ kul hakkı” İslam dininde son derece önemlidir. Bu bağlamda, İslam dini faiz, tefecilik, karaborsacılık ve kumar gibi gayri meşru yollardan elde edilen geliri yasaklamış, ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretten ve sunulan herhangi bir meşru hizmete karşılık alınan işçilik ücretinden elde edilen kazancı helal saymıştır.

İslam’da kişinin şansa ve tesadüflere bağlı olarak ömrünü sürdürmesi diye bir şey yoktur. Kur’an bize; “İnsan için ancak çalışıp-çaba göstermesinin bir karşılığı olacağını” (Necm, 39) ifade eder. Böyle olunca Müslüman şansla değil, çalışma ve gayret ile Allah’ın kendisi için takdir ettiği rızkın peşine düşer.

Bereketin kaynağı helal rızıktır. Allah Telala Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَأْكُلُوا أَمْوَالَكُمْ بَيْنَكُمْ بِالْبَاطِلِ إِلَّا أَنْ تَكُونَ تِجَارَةً عَنْ تَرَاضٍ مِنْكُمْ وَلَا تَقْتُلُوا أَنْفُسَكُمْ إِنَّ اللَّهَ كَانَ بِكُمْ رَحِيمًا

Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin; ancak karşılıklı rızânıza dayanan ticaret böyle değildir ve kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir. (Nisâ,  29)

Mikdâm b. Ma’dîkerib, Allah Resûlü’nün (s.a.v.) şöyle buyurduğunu aktarmaktadır: “Hiçbiriniz, Yüce Allah katında elinin emeğiyle kazandığından daha sevimli olan bir rızık yememiştir.” (Ahmed ibn Hanbel, Müsned, IV, 131)

Yine Câbir b. Abdullah’ın aktardığı üzere, bir defasında helal rızkın önemi hakkında Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Hiç kimse (Allah'ın kendisine takdir ettiği) rızkı -geç de olsa- elde etmeden ölmeyecektir. Öyleyse Allah’tan sakının, rızkınızı güzel bir şekilde arayın. Helâl olanı alın, haramdan sakının!” (İbn Mâce, Ticâret, 2)

Efendimize, “En faziletli kazanç hangisidir?" diye sorulduğunda, “El emeğiyle kazanılan.” diyerek cevap vermiştir. (Ahmed ibn Hanbel, Müsned, III, 467) 

 Yukarıda aktarılan ayet ve hadis-i şeriflerden anlaşılan odur ki, helal rızık konusunda gösterilen hassasiyet de sarf edilen çaba da Allah katında çok değerlidir. İslam dini, helalinden kazancı takdir ederken, haksız kazancın haram olduğunu ortaya koymuş, çeşitli yönlerden insan ve toplum üzerinde zararlı etkileri olan haksız kazancın her türünü yasaklamıştır. Müslümanlar olarak bizler helal kazancın peşine düşmeliyiz. 

Bahsettiğimiz Tüm Bu Kumar Oyunları, Kişinin Yaşamını, İbadetini ve Ahiretini Nasıl Etkiler?

Kumar ve çeşitli şans oyunları kişinin bizatihi kendisini, ailesini ve yaşadığı toplumu olumsuz yönde etkilediği gibi onun ibadet hayatını da ahiretini de olumsuz bir şekilde etkiler. 

Kumar; üretmeyen, tembel ve boşa vakit geçiren kişilerin toplumda çoğalmasına neden olur. Kumardan elde edilen kazanç helâl olmadığı için bereketi de olmayacaktır.

Kumar ve çeşitli şans oyunlarında kaybedilen paranın her kuruşunda ailesinin hakkı vardır. Bunun yanında kumar beraberinde içki, yalancılık, hırs, kin, intikam, cinayet gibi kötülükleri getirir. Aile hayatında huzursuzluğun temeli olduğu gibi, ihmallerin de sebebidir.

Kumar ailelerin dağılmasına sebep olur. Çocukları sefalete sürükler.

Bütün şans oyunları başlangıçta eğlenmek ve vakit geçirmek için oynanır. Kazananın çok az; kaybedenin ise çok fazla olduğu bu oyunlar, nice insanların her şeyini satıp kumara yatırmasına ve bütün ömrünü sefalet içinde geçirmesine neden olur.

Kumar oynayan ve kumardan haksız kazanç elde eden kişinin kumar illetinden kendini kurtarıp da ibadet etmesi kolay değildir. Buna muvaffak olsa bile ibadetlerinden bir manevi haz ve lezzet alması mümkün olmaz. Çünkü yedikleri helal değildir. 

Ayrıca haram kazancın kişinin Allah ile olan irtibat ve iletişimine de çok büyük engel teşkil ettiğini söyleyebiliriz. Haram kazançla geçinenin duasının kabul edilmeyeceğini Sevgili Peygamberimiz ashâbına şu şekilde anlatmıştı:

“Bir adam uzun bir yolculuğa çıkmış, saçı başı dağılmış, tozlanmış, sonra ellerini semaya kaldırmış, ‘Yâ Rabbi, yâ Rabbi...’ diye yalvarıyordu. Oysa onun yediği haram, içtiği haram, giydiği haram, beslendiği gıda haram! Onun bu hâldeki duası nasıl kabul edilebilir ki!” (Müslim, Zekât, 65)

Sa’d b. Ebî Vakkas, Peygamberimize gelerek dualarının kabul olması için ne yapması gerektiğini sorunca Peygamberimizin cevabı şöyle olmuştu: “Yediklerinin helâl olmasına dikkat et ki, duaların kabul olsun.” (Taberânî, el-Mu'cemü'l-evsat, VI, 310)

Kumar oynayan birinin dünyada yaşadığı sefalet ve hüsran, ebedi hayatında da kişinin peşini bırakmaz. Allah’ın haram kıldığı bu işle meşguliyeti, ahiret yurdunda da şiddetli azap görmesinin sebeplerinden biridir. (Fikriyat Dergisinde yayımlanan; Prof. Dr. Mehmet Emin Ay ile “Şans oyunlarının dinimizdeki hükmü nedir?” konusunda yapılan röportajdan istifade edilmiştir.) 

Kumar ve Şans Oyunlarının Zararları

Kıymetli Kardeşlerim!

Sohbetin buraya kadar olan kısmından açıkça anlaşılacağı üzerine kumarın ve kumarın bir çeşidi olan şans oyunlarının; şahsi (psikolojik ve fizyolojik)  ailevi, toplumsal, ekonomik, dini açılardan onarılması pek güç zararları vardır.

Kişiyi gayretsizliğe, tembelliğe iter.

Psikolojik bağımlılık yapar. Bu yüzden iradeyi giderir. Akıl sağlıklı fikir üretemez.

Kişiyi diğer bağımlılıklara kolayca iter. 

Kötü ahlakın kaynağıdır. 

Aile yuvalarını dağıtır. Sahipsiz, sevgisiz nesiller yetişmesine neden olur. 

Toplumsal ilişkiler bozulur. Menfaat ve kazanma hırsı sağlıklı ilişkileri bozar.

Kolay kazanç ideal haline gelir.

Toplumsal huzur ve güven kaybolur.

En önemlisi baştan aşağıya kötü huyların ve düşüncelerin esiri haline gelen bu kişi/kişilerin, dini hassasiyetleri kaybolur, kabir âleminde ve ahiret hayatında azaba müstehak olur. Ebedi kazanç, tükenmeyen servet olan cenneti kaybetme riskiyle yüz yüze gelir. (İsmail Şenkul, Vaaz, Kumar ve Şans Oyunları Haramdır.)

Değerli müminler! 

Gerek ferdî ve gerekse içtimaî pek çok zararları olan, ferdin ve toplumun nezih hayatını kirleten kumarı dinimiz yasaklamış ve bu kötü alışkanlıktan uzak durmamızı öğütlemiştir. Dinimizin her emir ve tavsiyesi bizim için, bizim dünya ve âhiret mutluluğumuz içindir. Bu emir ve tavsiyelere kulak vermeli ve onlara uymalıyız. 

Sadettin YÜCE
Ferizli İlçe Vaizi  


CUMA VAAZINI İNDİR 
PDF İçin TIKLAYINIZ>>> 
WORD İçin TIKLAYINIZ>>>

23 Ara 2021 - 11:38 - Vaaz



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mihrap Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mihrap Haber değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sitemizde en çok hangi haberler ilginizi çekiyor?