Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri ilkokul 1'den başlatılmalı!

DESAM Başkanı Gürkan Avcı, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin AB ülkeleri başta olmak üzere birçok medeni ülkede olduğu gibi Türkiyede de özgün bir form ve çağcıl bir müfredat dâhilinde ilkokulun 1. sınıfından başlatılmasının gerekli olduğunu savundu.

Büyütmek için resme tıklayın

Demokrasi ve Eğitim Stratejik Araştırmalar Merkezi (DESAM) Başkanı Gürkan Avcı, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin ilkokul 1. sınıftan başlatılması gerektiğini kaydederek; ‘Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi’ dersleri 1. ve 2. sınıflarda sınıf öğretmeni tarafından, 3. ve 4. sınıflarda ise ders öğretmenleri tarafından haftada 2 saat olmak üzere verilmelidir, dedi.

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin AB ülkeleri başta olmak üzere birçok medeni ülkede olduğu gibi Türkiye’de de özgün bir form ve çağcıl bir müfredat dâhilinde ilkokulun 1. sınıfından başlatılmasının gerekli olduğunu savunan DESAM Başkanı Gürkan Avcı, şunları söyledi.

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersleri ilkokul 1’den başlatılmalıdır!

Yenidünya ile birlikte hem bireysel hem de toplumsal hayatta dini ve ahlaki değerler her geçen gün önemini artırıyor. Dünya bir yandan da siyasi, ekonomik, politik ve genel toplumsal sağlığı etkileyen olağandışı olaylarla sarsılıyor. Öte taraftan da küreselleşme ile birlikte, çok dinli ve çok kültürlü yaşama ve dijital bir çağa doğru savrulmaya devam ediyoruz. Bu çok yönlü baskılanmalar çocuk ve gençlerimizin dini, ahlaki, moral ve milli-kültürel değerlerinin talim ve tedrisini zorunlu kılıyor.

Çocuk ve gençlerimize bilimin ve hayatın gerçeğini, dini ve etik değerlerimizin hakikatini bir bütün olarak anlamalarını sağlayacak ve bu bütünlük içinde bütün dini, ahlaki ve moral değerlerimizi öğreterek onlara gerçeğin dinler açısından nasıl yorumlandığı konusunda da bilgi verecek bir form ve anlayıştaki ‘Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi’ dersi verilmesinde çok geç kaldık ki bu şarttır.

Ülkemizin ve dahi tüm ülkelerin büyük kaos ve travmalarla çalkalandığı, boğulduğu bir dünyada milli ve toplumsal sorumluluklarımızı çoğunlukla dini motiflerle güçlendirdiğimiz gerçeğinden hareketle ifade ettiğim form ve özgünlükte bir ‘Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi’ dersinin öğretilmesi oldukça hayati olacaktır.

Bugün en sert laiklik uygulamalarına tabii Fransa dâhil Batı ülkelerinde de doktriner din eğitimi uygulanagelmektedir ki bu durum kimi Batı ülkelerinde okullar yerine isteğe bağlı din eğitimi şeklinde kiliselerce yerine getirilmektedir. Aslında Batıda hem okullarda hem de kilisede verilen din eğitiminin genel karakteri yaygın-inanılan din olan Hristiyanlık dini eğitiminden yanadır. Durum Hıristiyanlığa ayrıcalık tanınmanın çok çok ötesindedir. Hamburg ve Norveç modeli gibi en özgürlükçü modellerde bile durum böyledir. Bu nedenle Türkiye’nin ilkokul 1. sınıftan itibaren başlatacağı temel din eğitimi aşamasında belli bir din veya mezhebe dayalı yani doktriner din eğitimi gereklidir ki ve teamül de budur.

Temel din eğitimi verildikten sonra herhangi bir dine veya mezhebe dayalı olmayan ve hatta din ve mezhepler üstü, din ve mezhepler arası, sorgulayıcı ve fenomolojik din eğitimi modelleri de kullanılabilir ki kullanılmalıdır da! Zaten Türkiye’de diğer dinlerin öğretimi ile ilgili bir sorun da yoktur. Diğer dinlere mensup vatandaşlarımız Lozan antlaşması hükümlerine bağlıdır ve Türkiye’de yaşayan Hıristiyan ve Yahudiler kendi din eğitimlerini kendileri düzenlemektedir.

Türkiye’de sadece Aleviler ile ilgili talep ve beklentiler tartışma konusu olmaktadır ki bu yöndeki eleştirileri olgunlukla karşılayarak önerilerin dikkate alınması gerekir. Aleviler ve Sünniler için ayrı ayrı ders kitapları yazmaya gerek yoktur ki aksini iddia etmek en hafifinden ayrımcılık olur.

Bu itibarla Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders programları ve kitaplarının bugün, yarın ve devamlı olarak geliştirilmesi elzem bir ihtiyaçtır. İlkokul birinci sınıftan itibaren verilecek ‘Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi’ derslerinin bir bölümünün uygulamalı olarak okulda temsil edilmesi yolu ile verilmesinin çocuklarımızın yaşadığı topluma yabancılaşmaması ve etkin öğrenme adına gerekli olduğunu da hatırlatmak istiyorum. Zira mevcut durumda çocuklarımız en ihtiyaç duydukları altın çağlarda-yaşlarda din-ahlak-moral değerler üzerinden etik ve duygusal gelişimden mahrum bırakılmamalıdır.

Devlet ve millet olarak çözemediğimiz çok köklü sorunlar var ve bu sorunlar bizi iç kavgaya çatışmaya götürerek, tüm enerjimizi içerde tükettiriyor. Kimlik sorunumuz var, vizyon sorunumuz var, kurumsallaşma sorunumuz var, devamlı güncel kalmayı becerme sorunumuz var, köklerinden kopmadan çağdaşlaşma sorunumuz var. Milli benliğimizi devamlı canlı ve organize halde nasıl tutacağımız sorunu var. Ülkemiz muazzam bir din, kültür, tarih ve kimlik soykırımı yaşanan, hibrit aklı, kabulleri, folkloru ve öz sosyolojisi ile oynanan, üzerinde her türlü asimilasyon ve mühendislik denenen, milletin kitlesel olarak Mançurya Kobayı yapıldığı, medya, sanat, basın, eğitim gibi toplumsal hipnoz enstrümanlarının alabildiğine ve kontrolsüzce doz aşımı kullanıldığı topraklardır. Bu nedenle başta eğitim sistemimiz bu aziz ve çilekeş milletin bağrında saf tutmalarıdır.

18 Eyl 2020 - 08:12 - Eğitim


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mihrap Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mihrap Haber değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?