Müftüler, din görevlilerine sahip çıkmalı!

Camiler ve Din Görevlileri Haftası nedeniyle basın açıklaması yapan Din Bir Sen Genel Başkanı Yusuf Özdemir, "Din görevlileri yapılan en ufak şikâyette müftülerce sahiplenilmelidir" dedi.

Büyütmek için resme tıklayın

Camiler ve Din Görevlileri Haftası Kutlu Olsun

Çalışan Sen ve Din Bir Sen Genel Başkanı Yusuf Özdemir tüm Diyanet camiasının Camiler ve Din Görevlileri Haftasını tebrik ederek konu ile ilgili şu açıklamalarda bulundu:

1-7 Ekim ülkemizde Camiler ve Din Görevlileri Haftası olarak kutlanmaktadır.

Her kurumun kendine mahsus haftasında o kurumun sorunları, personelin arzu ve istekleri dile getirilirken konu din görevlilerine ait hafta olduğunda, din görevlileri görülmezden gelinip caminin önemi vurgulanmakla geçiştirilmektedir.

Camilerin görülüp din görevlilerinin adının dahi anılmadan bir kutlama mesajıyla haftanın geçiştirilmesi kabul edilebilir bir durum değildir.

Din görevlileri kendi haftalarında sorunlarının çözümünü beklemektedir. Diğer kurumlarda üst düzey yetkilerin ziyaretinin kendilerinden de esirgenmemesi gerektiğini bu noktada Diyanet’in ağırlığını hissettirerek din görevlilerinin saygınlığını arttırması arzu edilmektedir.

Kabe yeryüzünde yapılan ilk mescit olma ve Müslümanların yöneldiği mekan özelliğini taşırken camiler, bulundukları mekanda Kabe’nin adeta bir temsilcisi görevini üstlenmekle mahallenin kalbi konumundadır.

Özel anlamda camiler genel anlamda yeryüzü, Müslümanlar için tahsis edilmiş birer mescittir.

Mescitler dinin dosdoğru bir şekilde anlatıldığı yerler olması durumunda toplumu değiştirme ve dönüştürme kabiliyetine haizdir. Müslüman bir toplumda ahlak dibe vurmuş, alışverişte tartı bozulmuş, siyasette yalan geçer akçe olmuş, devletin dünya arenasında ağırlığı kalmamışsa orada mescitlerin gerçek hüviyetiyle hizmet ettiğinden söz edilemez.

Maalesef toplumsal dönüşümü gerçekleştirmede bugün camilerin tam olarak görevini ifa ettiği söylenemez. Her camiler haftasında camilerin Müslümanların hayatındaki yeri ve öneminden söz eden Diyanet’in artık çıtayı yükseltmesinin zamanı gelmiştir.

Dünyanın uzay çağına girdiği günümüzde baş döndürücü bir şekilde ilerleyen teknolojiye paralel bireyselleşen dünyada camiler hızla hayatın merkezi olmaktan çıkmaktadır. Bu nedenle;

1- Öncelikle Diyanet’in yapısal değişikliğe giderek adalet ve liyakat kriterine uygun, bilgi ile donanımlı, yaşamıyla örnek, ümmetin sevdiği, teknoloji ve güncel siyasete hakim alimlerce sevk ve idare edilmesi zorunludur.

2- İslam dininin büyüklüğüne yakışır şekilde hizmet üretmek amacıyla Diyanet bir an önce siyasal iktidarların denetiminden çıkarılarak özerk yapıya kavuşturulmalıdır.

3- Kur’an Kursu Öğreticisi alımlarında Lise mezunu veya 2 yıllık Açık Öğretim mezunların istihdamında fakültelerdeki şekliyle Pedegojik Formasyon şartı getirilmeli veya mülakat sonrası göreve alınan personel İlahiyat Fakülteleri ile işbirliğine gidilerek hizmet içi eğitim kapsamında pedegojik formasyon belgesine sahip kılınmalıdır.

4- 4-6 yaş Kur’an Kursları, Anaokulu statüsüne kavuşturularak iktidarın insiyatifinden öte yasal alt yapısı oluşturularak devamlılığı sağlanmalıdır.

5- Resmi hüviyet kazandırılan 4-6 yaş Kur’an Kurslarında görev alan Kurs Öğreticilerinin bu kursların özel dini statüsüne binaen bazı mesleklerde olduğu gibi kıyafet şartı konulmakla Örgün İmam Hatip Lisesi diplomasına sahip Çocuk Gelişim Bölümü mezunu olanların tercih edilebilmesi için gerekli kanun ve yönetmelik değişikliği yapılmalıdır.

6- İLİTAM ivedilikle elden geçirilip ilk başta çıkarılması düşünülen haliyle sadece Diyanet İşleri Başkanlığı personelinin bilgi seviyesini arttırma, kurum içinde yükselme ve özlük haklarının iyileştirilmesiyle sınırlandırılmalıdır. 28 Şubat gerekçesiyle ihtiyaca binaen uygulamaya konulan İLİTAM değişen şartlarla birlikte gerekçesi de kalmadığına göre mevcut mezunlarını verip tamamen kaldırılmalıdır.

7- Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı adına uygun bir şekilde yüz kızartıcı fiiller dışında 657 sayılı devlet memurları kapsamında şikayete konu olan şahsa öncelikle rehberlik yapılarak belirli süre verilmesi, süre sonunda arzu edilen değişim olmamışsa disiplin soruşturması yapılmalıdır.

8- Gündemden düşürülen Diyanet Akademileri aktif hale getirilerek İmam, Müezzin ve Kur’an Kursu öğreticilerinin bilgileri ile birlikte müfredata eklenecek adabı muaşeret uygulamalı dersi ile din görevlilerinin toplum içinde daha etkin davranış kalıpları arzu edilir seviyeye yükseltilmelidir.

9- Diyanet 4-6 yaş ve yatılı hafızlık Kur’an Kurslarında yardımcı hizmetler (aşçı, bekçi, hizmetli…) sınıfı kadro sorunu olduğundan sözleşmeli statüde veya işkur üzerinden daimi işçi statüsünde alınması sağlanmalıdır.

10- Müftü atamalarında ihtisas mezunu olma şartı kaldırılmalı, örgün İlahiyat veya İslami ilimler fakültesi mezunlarından merkezi sistem sınavı ile alım yapılmalıdır. İlk kez atanacak müftüler 6 veya 12 aylık il müftülüklerinde staj eğitimi yapmaları sağlanmakla mesleğe hazırlanmaları imkanı verilmelidir.

11- İlahiyat Fakültesi mezunu ve formasyon eğitimi almış Kur’an Kursu Öğreticilerinin ünvanları Kur’an Kursu Öğretmeni şeklinde değiştirilmeli ve ek göstergelerinde iyileştirme yapılmalıdır.

12- Fahri öğreticilere ek ders ücretinin iki katı verilmesi şeklinde düzenleme yapılmalıdır.

13- Köy gibi mahrumiyet bölgelerinde görev yapan din görevlilerine "Mahrumiyet Tazminatı" verilerek hem mahrumiyet bölgelerine atamalar teşvik edilmeli hem de burada görev yapanların fedakârlığı ek tazminatla ödüllendirilmelidir.

14- Nikâh kıyma yetkisi vaizler ve din görevlilerini de içine alacak şekilde genişletilmelidir.

15- Sadece Cuma namazları için müftülüklere verilecek yetki ve ödenekle görevli istihdamı sağlanmalı ve bunun şeffaflık kriterleri belirlenmelidir. Mevcut haliyle görevli ihtiyacı olmadığı halde vekâletle din görevli atanması devlete de yük getirmektedir.

16- Din görevlileri yapılan en ufak şikâyette müftülerce sahiplenilmeli, müftüler de aynı şekilde Diyanetçe kollanmalıdır. Mevcut haliyle kendine sahip çıkılmayacağı düşüncesiyle müftüler ve din görevlileri görevlerini bihakkın yerine getirememektedirler.

17- Derneklerle ilgili daha şeffaf bir düzenleme yapılmalıdır. Dernek başkanının kriterleri daha net belirlenmeli, Dernek yönetimleri belirli bir süre ile sınırlandırılmalıdır.

18- Cami ve bileşenlerinin temizliği konusunda müftülükler muhtarlıklarla ve cami dernekleri ile iletişime geçerek din görevlilerinin meslek onurunu ayaklar altına alan din görevlisinin cami temizleme uygulamasına son vermelidirler. Cami temizliği konusunda toplanan yardımlardan bir miktar payın ayrılması konusunda düzenleme yapılmalıdır.

Mutlu ve sahiplenilen din görevlisinin daha etkin görev yapacağı inancıyla tüm din görevlilerimizin Camiler ve Din Görevlileri Haftasını tebrik ediyor, vefat etmiş olan din görevlilerimize Allah’tan rahmetiyle muamele etmesini diliyoruz.

02 Ekim 2019 - Sendika


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?