Beka Sorunumuz Aile Yapımıza Bağlıdır!

Toplumsal yapının temel taşı aile olup, aileyi korumak, olgunlaştırmak ve güçlü hale getirmek devlet ve millet olarak boyun borcumuzdur.

Büyütmek için resme tıklayın

BEKA SORUNUMUZ AİLE YAPIMIZA BAĞLIDIR

Basına ve kamuoyuna arzımızdır.

Bismillahi Teala,

Toplumsal yapının temel taşı aile olup, aileyi korumak, olgunlaştırmak ve güçlü hale getirmek devlet ve millet olarak boyun borcumuzdur.

Dolayısıyla “aile akademileri” ile toplumu aile konusunda bilgilendirmek gerektiğine inanıyoruz. Evlilik öncesi ya da sonrası eşlere aile kurslarını vererek bir arada yaşamanın yollarını aramalıyız.

Bunun için de ev hanımı olmayı, anne olmayı, evlenmeyi cazip hale getirip, destek vermemiz lazımdır diye düşünüyoruz.

Bu münasebetle biyolojik olarak enlenme düzeyine gelen bir kızımızı 18 yaşını doldurma gibi bir engel koyup genç evlenme hakkını elinden almamalıyız. Tabi hem kendisinin hem ebeveyninin rızası olması şartıyla.

Şu anda binlerce vatandaşlarımızı bu yasanın mağduru olarak kendileri 8-10 yıl ceza almış, genç evlilikten dolayı ve çocukları gariban ve sahipsiz.

Kız çocuklarımızın okuması, olgunlaşması iyi bir şey, ama kadına maddi gelir aktörü gözü ile bakarsak annelik gibi kutsal bir dereceden tenzili rütbe edeceğimiz gibi, iş ortağı bakışı ile ona bakmış olacağız ki bu tehlikeli bir bakış açısıdır.

2011 yılında kabul edilip 2012 yılında TBMM’de şerh koymadan yasalaştırılan ve 2014 yılında yürürlüğe giren 6284 numaralı istanbul sözleşmesi etiketli tüm içerik için tıklayınız" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> istanbul sözleşmesi etiketli tüm içerik için tıklayınız"> İstanbul sözleşmesi yedi açıdan inanç, kültür ve değerlerimize ters düşerken bu 5 yıl zarfında bu yasa ile karşı karşıya gelen eşlerden 150 bin çift boşandı ve çocukları “sosyal yetim” olarak toplumda boyunları bükük kaldı.

Aileyi yıkan yasalara göre;

*Kadının beyanı esastır,

* Süresiz nafaka olayı,

*%90-95 oranında velayetin anneye verilmesi,

*İcra yolu ile babanın çocuğunu görmesinin sağlanması,

*Eşler arasında uzlaşmacı birilerinin girmesine müsaade edilmemesi,

*Toplumsal Cinsiyet Eşitliği çalışmaları…Vb.

Bundan dolayı bu yasaların bir an evvel iptal edilmesi lazımdır.

Batılıları batık yasaları genel olarak bize huzur getiremeyeceği gibi bu konuda da bu yasalarla topluma huzur kazandıramayız.

Düşünün; eşler ayrı, ya da nikahsız, çocuklar babasız, kardeşler biri diğerinden bağımsız. Ceddini tanımayan bir nesliniz varsa, bu toplunum nesi millet, nesi ümmet olur değil mi?

15 Mayıs Dünya Aile Yılı” münasebetiyle tüm vatandaşlarımızı bu konuda duyarlı olmayı ve etkili yetkili kimselere bu derdi açmalarını ve Meclis eliyle yasal düzenleme yapılarak topluma huzur kazandırma konusunda faal olmaya davet ediyoruz.

Aile elden giderse geriye kof bir toplum kalır diyerek, “asıl beka sorunuz aile yapımıza bağlıdır” demek durumunda kaldık.

Bütün bu sorunların çözümü ve yararlı çalışmaların yapılması için 2020 yılının “Türkiye Aile Yılı” olarak ilan edilip bu mevzuların üzerinde hassasiyetle durulmasını talep ediyoruz.

Kamuoyuna saygılarımla arz ederiz.

Eyüphan Kaya

Türkiye Aile Meclisi

Güneydoğu Bölge Başkanı

15 Mayıs 2019 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?