Haftanın Vaazı: Ramazan Ayı ve Oruç İbadeti

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Dr. Muzaffer Şahin tarafından hazırlanmış olan "Ramazan Ayı ve Oruç İbadetinin Önemi" konulu Cuma vaazını sizlerle paylaşıyoruz. Cuma vaazını sitemiz üzerinden indirerek çıktı alabilirsiniz.

Büyütmek için resme tıklayın

RAMAZAN VE ORUÇ

1. RAMAZAN VE ÖNEMİ

Manevi güzelliklerle dolu olan Ramazan ayı müminler için bir rahmet ve mağfiret mevsimidir. Bu kıymetli zaman dilimini ibadet ve iyiliklerle değerlendiren mümin ebedi mutluluk kapısını açar. Cehennemden kurtuluş beratını alarak zaman ve mekân cennetine doğru yol alır.

Bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmaktadır:

"Ramazan Ayı gelince, cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulurlar."

Bu hadis-i şerif gösteriyor ki; Ramazan ayında iyi işler yapıp kötülüklerden sakınan mümine cennetin kapıları açılır cehennemin kapıları kapanır. Oruç sayesinde nefsine hakim olup şeytana uymadığı için de şeytan etkisiz hale getirilmiş olur.

İnsanın yaşadığı her an, onun için sonsuzluğa açılan bir zaman parçası olmaya namzettir, idrak ettiğimiz bu Ramazan-ı şerifin, bu anı içinde saklamadığını kim bilebilir!

Ramazan Allah'ın rızasını kazanma kuşağıdır. Ramazanın her öğesi böyle bir kazancı sağlayıcı niteliktedir. Oruçlar, beş vakit namazlar, teravihler, dualar, zikir ve tesbihler, iftarlar, sahurlar, fitreler, sadakalar hepsi de birer sevap makinesi gibi işlerler. Uygulayıcılarını ebedi nimet ve mutluluklara eriştirirler.

Ramazanı ahiret hesabına yönelik mükemmel bir biçimde değerlendirebilmek için ayet ve hadislerin ışığında en hayatî iki noktayı arz etmeye çalışalım:

a) Ramazanı bütün olarak yaĢamaya ruhen ve kalben niyet etmek

Yani niyetli bir Ramazan yaşamaktır. Burada oruç tutmak için gerekli olan niyetten söz etmiyoruz. Merkezi Allah rızası olan bir niyeti kast ediyoruz.

Hz. Peygamber,
"Ameller niyetlere göre değerlendirilir. Herkese niyet ettiği şey vardır"2 buyurmaktadır. O halde amelin gerçek değer amel edenin niyetinde gizlidir. Hz.

Peygamberin'

"Müminin niyeti amelinden hayırlıdır..." hadisi bu gerçeği vurgulamaktadır. (Kenzu'l- Ummal 3/419,-424; Müsnedü'l-Firdevs 4/286, 303; Cem'u'l-Fevâid, 1/303, 2/265)

İnsanlar niyetlerini her zaman "Allah için olma" ya kilitleyebilseler, hesapsız sevap kazanırlar. Yattıkları yerde, yerken, içerken bile sürekli olgunlaşma (tekâmül) kaydederler. Niyet, sahte ile gerçeği birbirinden ayıran mihenktir. İnsanın değeri gönlündeki niyetinde gizlidir. Yani niyet insanın asli değeridir.

İnsan, Allah için yaptığı mubah olan işlerden, yani normalde sevabı da günahı da olmayan gündelik meşgalelerden bile sevap alabilir. Örneğin niyeti namaz kılmak olan bir müminin camiye giderken attığı adımın sevabı vardır. Oysa yürümek aslında sevap doğuran bir amel değildir, ibadete vesile olmasından dolayı ayrıca sevap getirmektedir. Aynı şekilde namaz kılanın diğer mubah dünyevi işleri de güzel bir niyet ile ibadet hükmünü alır. Böylece kişi bütün ömrünü ahirete mal edebilir. Diğer bir ifade ile insan sevaplara ancak iman, arzu ve niyetle sahip olabilir. Niyetle azlar çok, çoklar sonsuz olur. Allah'ın sonsuz nimetlerine karşı amelle değil niyetle şükredilebilir.

Belirtmeye çalıştığımız bu şuur hayatın bütün olgularında ve özellikle Ramazanda bize hâkim olmalıdır. Hz. Peygamber, »

"Niyet ederek ve ecrini Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutan kişinin geçmiş günahları affolunur."3 müjdesini vermektedir. Bu müjde ancak niyet ile gerçekleşir. Oruçlu kimse oruca niyet ettiği gibi bu oruçla Allah'ın rızasını, rahmet ve mağfiretini de dilemelidir.

O halde Ramazanda niyetlerimizi sağlam tutmalıyız ki adetlerimiz ibadetlere dönüşsün. Ziyafetlerimiz, ziyaretlerimiz ibadet olsun. Dolayısıyla Allah için almalı, Allah için vermeli, Allah için ikram etmeli, Allah için okumalı, Allah için kılmalı... kısaca her şeyde Allah rızası gözetilmelidir. Mahşerde insanların pişmanlık duyacağı hususlardan birisi de "niyetsiz yaşamış olmaları olacaktır. Bütün bir hayatı ibadete çevirmek mümkün iken bu fırsatı kaçırmak büyük bir zarardır. Allah'ın emirlerini ve yasaklarını yerine getiremeyişimizin arasında en ucuz hayırları bile kaçırışımıza yanacağız keşke diyeceğiz. Bu duruma düşmemek için dünya hayatımızı hakkıyla değerlendirmemiz gerekir.

VAAZIN TAMAMINI İNDİR

02 Mayıs 2019 - Vaaz


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?