BİA'dan KADEM'in Nafaka Raporuna Tepki!

KADEM'in süresiz nafakayla ilgili “Yargıtay içtihat değiştirsin” diyerek sorunun bu şekilde çözüleceği yönündeki açıklamasına tepki gösteren Boşanmış İnsanlar ve Aile Platformu Başkanı İlknur Birsel, "Nafakanın iptal koşullarının sağlanması sanıldığı kadar basit değildir!" dedi.

KADEM'in süresiz nafakayla ilgili “Yargıtay içtihat değiştirsin” diyerek sorunun bu şekilde çözüleceği yönünde bir açıklama yapması tepkilere neden oldu. Boşanmış İnsanlar ve Aile Platformu Başkanı İlknur Birsel, “Sorunun yargıtay içtihatı ya da mevcut kanunlarla çözümü mümkün değil.Yasadaki ‘süresiz’ ibaresi kaldıkça, süreli olmadıkça sorun büyüyerek devam edecektir” dedi.

Yazarımız Abdurrahman Dilipak’ın ardından, Kadın ve Demokrasi Derneği'nin (KADEM), süresiz nafakayla ilgili raporuna bir tepki de Boşanmış İnsanlar ve Aile Platformu Başkanı İlknur Birsel’den geldi.

Yasadaki ‘süresiz’ ibaresi kaldıkça, sorun büyüyerek devam eder

KADEM’in raporunda, “Süresiz Nafakanın 1988’den önce bir yıl olmasının kadının hayatını idame ettiremediği gerekçesiyle süresiz yapıldığı ve mahkemelerin süreli takdir yetkisi var gibi haklı bir gerekçe olarak gösteriliyor” diyen Birsel, “Oysa yasada taraflardan boşanma yüzünden yoksulluğa düşen süresiz olarak nafaka isteyebilir diyor. Ve 30 yıllık uygulamalarda milyonlarca insan süresiz nafaka mağduru edilmiştir. Yasanın sınır koymaması hakimlerin elini kolunu bağlamaktadır. Hakime süre yetkisi verilmemektedir. Ya süresiz verecektir, ya hiç bağlamayacaktır. Raporda toplu nafaka seçeneğinde bahsedilmektedir. O seçenek uygulamada yok denecek kadar azdır. Yasadaki SÜRESİZ ibaresi kaldıkça, süreli olmadıkça sorun büyüyerek devam edecektir.”diye konuştu.  

Boşanmış İnsanlar ve Aile Platformu Başkanı İlknur Birsel, sözlerini şöyle sürdürdü;

Nafakanın iptal koşullarının sağlanması sanıldığı kadar basit değildir!

“Eşit kusurlu insanın ömür boyu nafaka mahkumu yapılması da ayrı bir vehamettir.” diyen Birsel, “Tedbir nafakası süreçlerinin yıllar alması, bekleme süresinin 3 yıl olması da büyük soruna neden olmaktadır. Nafakanın iptal koşullarının sağlanması sanıldığı kadar basit değildir. Taraflardan biri ölmedikçe, kadın asgari ücret üzeri refah seviyesine kavuşmadıkça, evlenmedikçe ve ahlaksız hayat yaşadığı kanıtlanmadıkça nafaka iptali mümkün değil der yasa.” değerlendirmesinde bulundu.

KADEM, yapılan çalıştay da aynı görüşleri dile getirmiş!

“KADEM’in raporunda, sorunun Yargıtay 2.Hukuk Dairesi tarafından içtihatla çözülebileceğinden bahsedilmektedir. Kadem Bakanlık çalıştayında da aynı görüşü savundu. İçtihatla çözülecek olsaydı Yargıtay 2.Hukuk Dairesi Başkanı yıllardır kanunda sınırın belirlenmesi, süresiz ibaresinin kaldırılarak maksimum beş yılla sınırlandırılması talebini dile getirmezdi. Ayrıca diyelim ki Yargıtay yerel mahkemenin kararını SÜRELİ olarak bozdu. Bu defa yerel mahkeme Yargıtay Hukuk Genel kuruluna başvuruyor. Ve karar dönüyor.  Ayrıca AYM’nin 2012’de çıkan 10 yıl geçerli kararı bulunuyor. Yargıtay'ın bunu içtihatle değiştirmesi mümkün değildir. İçtihatla olmayacağına Sayın Gençcan defalarca gerekli cevabı vermiştir zaten. Sorunun temel kaynağı yasadaki SÜRESİZ ibaresidir. Uygulamalardaki sıkıntılar bundan sonra gelmektedir.”

“Süresiz nafaka ömür boyu husumet nedenidir”

“Nafakanın toplu ödenmesine gelince;
1- Her hakimin bu kararı vermesini nasıl bekleyebiliriz? 
2- Geçmiş yılların süresiz nafaka mahkumları, eşleri ne olacak ?

Raporun sonunda Yargıtay 2.Hukuk Dairesi’nin görüş değiştirmemesi halinde, evlilik süresi ile orantılı derken orantı değil üst sınır evlilik süresine eşit olabilir önerisinde bulunulmuş. Bu demektir ki 25 yıl evli kalan, 25 yıl nafaka ödeyebilir. Bunun da süresiz nafakadan farkı yoktur. Ömür boyu borçlu yaşamak, defalarca bu borç yüzünden hapis cezasına maruz kalmak İnsan haklarına aykırıdır. Süresiz nafaka ömür boyu husumet nedenidir.”

“Raporda sosyal devletten hiç bahsedilmemiş”

“KADEM’in raporunda sosyal devletten hiç bahsedilmemiştir. Boşanmış İnsanlar ve Aile Platformu olarak hakkaniyet içeren önerilerimizin sonuna kadar arkasındayız. Davanın ilk duruşması itibariyle 1-5 yıl arası sınır konulması ve bu çerçeve içinde süre belirlenirken evlilik süresi, yaş, sağlık, çocuk olup olmadığı, kusur, mesleki eğitim gibi koşullara bakılarak mahkemenin takdirine bırakılması süre sonunda gerçekten mağduriyet devam ediyorsa sosyal devletin üstlenmesi hakkaniyetli olacaktır.”

Kaynak: Yeni Akit

27 Nis 2019 - 19:15 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mihrap Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mihrap Haber değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?