Trafik ve Turizm

“O Allah (c.c.) ki, yeryüzünü size beşik yaptı. Ve doğru yolu bulup yürümeniz için onda yollar meydana getirdi.” (Zuhruf -10)

“O Allah (c.c.) ki, yeryüzünü size beşik yaptı. Ve doğru yolu bulup yürümeniz için onda yollar meydana getirdi.”(Zuhruf -10) ayrıca (Mülk -15, En-am -12, Hac-46, Muhammed -10, Tevbe -60, Bakara -215)

Beşik: insanların yaşayıp dinlenmesi, yerleşip çoğalması için elverişli bir yatak- mekandır.Yol: Bir yumurta gibi pürüzsüz olmayıp dağlarla, derelerle, vadi ve ovalarla, pürüzlü, engebeli bir biçime sokulan dünya, bu şekliyle hayat dengesini korumakta ve planlı şekilde düzenlendiği içinde gezip dolaşmamıza, yol bulup kıtalar arasını katetmemize çok elverişli bir ortam arz etmektedir.Sırtlarına binip dolaşmanız, sonra üzerlerinde iyice kurulunca Rabbiniz’ in nimetlerini hatırlamanız ve “bunu bizim buyruğumuza verip baş eğdiren (Allah) yücedir, münezzehtir; yoksa biz ona yanaşamazdık ve elbette biz dönüp dolaşıp rabbimize döneceğiz.” Demeniz için var kılınmıştır. (Zuhruf -13/14)

Su ile diğer cisimlerin özgül ağırlıkları ve bu kanuna göre, cisimlerin su üstünde yüzmesi, Allah’ın insanlardan yana var kıldığı fiziksel bir olaydır. Bu açıdan da gemi Allah’ın lütfunun eseridir.“Bunu bizim buyruğumuza verip baş eğdiren (Allah) yücedir, münezzehtir…” cümlesi, konulan fiziksel kanunlara ve binek hayvanlarının hizmete sevk edilmelerine böylece her şeyin yaratıldığı hikmete ve hizmete yöneldiğine işaret etmektedir. Zira suyun belli kanunlara bağlı bulunarak taşıdığı özellik, geminin yüzmesini sağlamakta ve onu insana baş eğdirmektedir. Binek hayvanlarının binmeye elverişli yapı ve güçte, insanların buyruğuna baş eğme özelliğinde yaratılması da öyledir. Birçok maddenin bir araya getirilmesiyle oluşturulan her çeşit vasıtanın emrimize amade halde kullanmamıza elverişli hale getirilebilmesinin fiziki ve kimyavi kanunlarını koyanda yine Allah (c.c.) tır. İnsanlar ise terkip ve tahlile dayalı bir şekilde bu kanunları bulup uygulamakta ve neticelerinden her alanda faydalanmaktadır.

Bir vasıtaya bindiğimizde Nuh (a.s.) un gemiye binerken okuduğu şu duayı okumamızda sayısız faydalar vardır: “Onun yüzüp (yürüyüp) gitmesi de, durması da Allah’ın adı (kanunu) iledir. Şüphesiz ki Rabbim çok bağışlayan, pek esirgeyendir.”(Hud -41)

Ebu Berze (r.a.) anlatıyor: Allah’ın Resulü (s.a.v.) ne şöylece ricada bulundum: -Ya Resulallah (dünya ve ahiret hayatımda) yararlanabileceğim, bir ameli bana öğretir misiniz? Dediğimde bana şu öğüdü verdi: “İnsanların yolundan ‘ezayı’, onlara zarar verecek maddi ve manevi engelleri gider.dersin. (Muhtasar-ı ibni Kesir)

“İman, yetmiş küsür bölümdür. En yükseği Allah’tan başka ilah yoktur demek, en aşağı seviyesi ise yoldan “ezayı” zarar verecek ve kişinin geçişine mani olacak engelleri gidermektir.” (El-Camiu-s Sağir)“Bana ümmetimin iyi ve kötü amelleri gösterildi. Yollardan “ezayı” uzaklaştırmalarını iyi amelleri içinde gördüm.” (Sünen-i ibni Mace)

İnsanların yolundan onlara zarar verecek engelleri gidermek Peygamberimizin üzerinde önemle durduğu ve imandan bir bölüm olarak sunduğu sosyal nitelikli ahlaki bir vazifedir. Ve devrimizde “ezayı gidermek” trafik kurallarına uymak olarak anlaşılmalıdır.

Ebu Said El-Hudri (r.a.) anlatıyor. Allah’ın Peygamberi (s.a.v.) mü’minlere: -Yollar üzerinde oturup konuşmaktan sakınınız. talimatını verdi. Onlar da şu mazereti ileri sürdüler: -Ya Resulallah! Konuşabilmemiz için yollar üzerinde birleşip oturma zarureti duyuyoruz. Bu mazeretleri üzerine Allah’ın Peygamberi (s.a.v.) şöyle emir buyurdu: Oturup konuşma ihtiyacını mutlaka duyuyorsanız yola hakkını veriniz. –Yolun hakkı nedir ya Rasulallah? denildiğinde: -Gözü korumak, zarar verici olanı gidermek, yaya veya vasıtalı olarak geçişe mani olmamak ve mevcut engelleri kaldırmak, selam vermek ve almak ve bir de doğruya çağırıp, yanlışlardan sakındırmaktır.(Buhari-Müslim)Yaya veya vasıtalı olarak bizzat eza verecek duruma düşmemeli, birbirimize esenlikler dilemeli, yaya veya binekli olanları bakışlarımızla vesaire rahatsız etmemeli, herkesi trafik kurallarına uymaya çağırmalı ve bu kuralları ihlal etmekten sakındırmalıyız.

“Mazluma yardım ediniz,(şaşıranlara ve soranlara) yolu tarif ediniz.”(Sünen-i Tirmizi) Mazluma yardım etmek görevini soyguna uğramış veya kaza geçirmiş, ya da bir şekilde yardıma muhtaç hale düşmüş olanlara acil olarak yardımda bulunmak şeklinde anlayabiliriz.

İslam dini Hac, Umre, tarihi milletlerin akıbetlerini araştırıp inceleme, akraba ziyareti, ilim ve ihtisas iç ve dış ticaret ve tedavi gibi gayelerle seyahate çıkılmasını teşvik etmiş, ancak meşru bir gaye, gerekli bir neden olmaksızın yapılan yolculukları da gereksiz görmüş ve vebal saymıştır. Ayrıca bu fuzuli bir masrafa, trafik yoğunluğuna ve yol güvenliğinin olumsuz etkilenmesine de yol açmaktadır.Yolculuğa çıkarken –ister kısa, ister uzun mesafeli yolculuk olsun- vasıtaya bindiğimizde: “Elhamdülillah” demeli, “Bunu bizim hizmetimize veren Allah’ın şanı yücedir. Yoksa biz bunu hizmetimizde bulamazdık. Biz elbette Rabbimize döneceğiz.” anlamındaki (Zuhruf 13/14) ayetlerini dua mahiyetinde okumalı, güler yüzlü bir şekilde Peygamberimize salat-u selam getirmeli, yola çıkanlar ve onları uğurlayanlar: “Allah’ım yolumuzu açık eyle, yolculuğumuzu da kolaylaştır.”(Sünen-i Tirmizi) diye dua etmelidirler.

Ebu Hureyre (r.a.) den: Allah’ın Peygamberi şöyle buyurdu: -Toplumun lanetini (ve ilgili kurumlarında cezasını) gerektirecek işlerden sakının. –Bu işler nelerdir ya resulallah ? diye soruldu. Peygamberimiz de: -İnsanların geçiş yolları ile onların gölgelenip yararlanacakları (park, panayır, sahiller v.b.)alanları kirletmektir.”buyurdu.(Buhari-Müslim)

Bir başka hadislerinde de: “İnsanların, yollarında, kendilerine zarar veya sıkıntı verenleri (kanunen) cezalandırmaları görevleridir.”buyurdu.(El-Camiu’s-Sağir)

Hz. Peygamberinde (s.a.v.) o günün şartlarına göre binek vasıtaları olmuştur. Bu cümleden alarak: Bir rivayete göre yedi, diğer bir rivayete göre yirmi iki adet atı, beş tane katırı (Düldül adlı katır bunlardan biridir.) üç tane merkebi, kırk altı tane de binek, yarış ve sağmal develeri vardı.

Trafik kazaları ve buna tekabül eden cezalarda fıkıh kitaplarımızda ele alınıp, teferruatlı bir şekilde işlenmiş olup ayrı bir yazıya konu teşkil edecek durumdadır.

İmran KILIÇ

29 Eyl 2014 - 17:06 - Müftülük


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mihrap Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mihrap Haber değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?