Ramazan Ayının Birleştirici ve Bütünleştirici Rolü

Kahramanmaraş Müftülüğü Uzman Vaizi Ahmet Altıntaş, "İslam Dünyasında Ramazan Ayı’nın Birleştirici ve Bütünleştirici Rolü" konulu bir yazı kaleme aldı.

Ramazan Ayı’nın birleştirici ve bütünleştirici rolünün daha iyi anlaşılması için, bu bağlamda İslam dininin oluşturduğu genel perspektifi ile konuya girmemizde yarar vardır.

Bundan dolayı, önce şunu ifade etmemiz gerekir ki, Yüce dinimiz İslam’da, birleştirme ve bütünleştirme mefkûresi, İslam dininin tevhid inancını ve islam’da ittihad anlayışını oluşturan temel prensiplerdir.

İslam dininin bir tevhid dini olması sebebiyle tek İlah’a inanma esas alınırken öbür taraftan da Müslümanların aynı mefkûre, aynı hedef ve gönül birliği etrafında birleşmeleri de ehli tevhid olmalarının bir gereği olarak kabul edilmiştir. Bu yönüyle İslam dini, inanç bakımından hem bir tevhid dini, hem de, mensuplarını aynı amaç ve hedef uğrunda toplaması bakımından da bir vahdet ve ittihad dinidir.

Ayrıca tevhid kavramının özünde ideal bir sosyal kaynaşma ve bütünleşme temasının da mündemiç olduğunu görmekteyiz. Yani aynı inanç etrafında birliktelik, sosyal birlikteliği de beraberinde getirmektedir.

Bundan dolayıdır ki, İslam dini, Müslümanların toplu halde, birlik-beraberlik, uhuvvet ve tesanüd içinde yaşamalarını hayatî bir zorunluluk olarak görür.

Bu bağlamda, Kur’anı Kerim ayetlerine ve Hz. Peygamber(s.a.v.)’in mübarek hadisi şeriflerine baktığımızda, insanlığa gönderilen son din İslam’ın, birleştirici ve bütünleştirici temeller üzerine inşa edildiğini söyleyebiliriz.

Bu konuda “Toptan Allah'ın ipine sarılın, ayrılmayın…”(Bakara/103); "…Birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz de gücünüz ve devletiniz elden gider. ﴾Enfal/46﴿ ilahi fermanları ile ; Sevgili Peygamberimiz(s.a.v)’in , "Allah'ın yardımı cemaat üzerinedir."( Tirmizi, Fiten, 7); “Size cemaati tavsiye ederim. Ayrılık ve gayrilikten sakının.”( Tirmizi, Fiten,7) ve “Cemaatte rahmet, ayrılıkta azap vardır”( Müsned-i Ahmed,4:278.) beyanları İslam dininin birleştirici ve bütünleştirici temeller üzerine kurulduğunu gösteren birer delilleridir.

İslam dininin hedeflediği insanların sosyalleşmesi, birlik-beraberlik ve dayanışma içerisinde olması mefkûresinin, zekat, fitre, hac ve kurban gibi sosyal boyutlu mali ibadetlerde daha belirgin olarak ortaya çıktığını görüyoruz.

İslam Dünyasında Ramazan Ayı’nın Birleştirici ve Bütünleştirici Rolüne gelince:

Ramazan ayı, toplumsal dayanışmayı sağlayıcı, birleştirici/bütünleştirici ve barış ortamını oluşturucu birçok mali ibadetleri içerisinde toplayan bir ay olması hasebiyle, 1400 seneden beri Müslümanları birleştiren, kaynaştıran ve sosyalleştiren bir ay olarak temayüz ettiğine İslam tarihi tanıklık etmektedir.

Şöyle ki, bütün Müslümanlar Ramazan ayında ilahi bir prensip olarak belirlenmiş aynı zaman diliminde oruç tutmaya başlarlar ve iftarlarını aynı anda yaparlar. Keza Ramazan ayına mahsus teravih namazları için Müslümanlar, camilerde bir araya gelirler. Böylece ibadetin içtimaî boyutta tezahür eden coşkusunu hep birlikte yaşarlar ve birbirleriyle görüşüp buluşma imkânı elde ederler.

Özellikle Ramazan ayında kamu kurumları, sivil toplum örgütleri ve zengin Müslümanlar tarafından gerçekleştirilen iftar yemeklerini, Müslüman toplumların her kesimden insanları bir araya getiren, onların sosyalleşmesini, kaynaşmasını ve dayanışmasını sağlayan en büyük sosyal fenomen olarak müşahede emekteyiz.

Yine Ramazan ayının özelliklerinden biri olan cemaatle kılınan Teravih namazları, zenginiyle, fakiriyle; genciyle, yaşlısıyla; kadınıyla, erkeğiyle Müslüman katmanları bir araya getiren ve bir mekânda toplayan; böylece insanların sosyalleşmesini, bütünleşmesini ve kaynaşmasını sağlayan sosyal boyutlu bir ibadet olduğunu görmekteyiz.

Ayrıca teravih namazı kadınlar için Ramazan’ın hoş enstantanelerinden de biridir.

Çünkü yüzyıllardan beri gelen bir alışkanlık ve aslında olmayan yasaklar dolayısıyla kadınlar hep camilerden uzak tutulmuştur. Teravih namazlarının ise bu yasağı deldiği görülmektedir. Bundan dolayı Müslüman kadınlar dünyasında teravih namazlarının ayrıca bir önemi vardır.

Burada, şu ilave bilgiyi vermekte yarar görüyorum ki, Hz. Peygamber(s.a.v.) döneminde, kadınların Mescid-i Nebeviye’ye geldiklerini, Rahmet Peygamberinin peşinde, kadın /erkek, çoluk çocuk herkesin vakit namazları, cuma ve bayram namazları kıldıklarına Asr-ı Saadet, tanıklık etmektedir.

Bu noktada sosyal bir görüngü olarak şunu da kabul etmemiz gerekir ki, kadınlar cemaatle namaza katılmak suretiyle, dini bilgilerini artıracak, dünya görüşleri genişleyecek, evlerine ve eşlerine daha faydalı olacaklardır.

Diyanet İşleri Başkanlığımızın son yıllarda camilerde kadınlar lehine bazı yeni düzenlemeler getirme gayreti içinde olduğunu da biliyoruz. Bu da kadınlar yararına sevindirici bir gelişmedir. Bu konuda bütün Müslümanların, kadınların da camilere gelmesi, cemaatle namaz kılması; vaaz ve nasihat dinlemesi konusunda duyarlı olmaları çok büyük önem arz etmektedir.

Böylece Hanım kardeşlerimizin de toplu halde ibadet etmenin oluşturduğu erdemlerden istifade etmeleri ve yaygın din eğitiminden yararlanmaları sağlanmış olacaktır.

Ramazan ayını, sosyal yardımlaşma ve dayanışma zaman dilimi haline getiren bir başka faktör de, şüphesiz fıtır sadakasının bu ayda ifa edilmesinin zorunlu olması; zekat ibadetinin de bu ayda verilmesinin yaygın hale gelmesidir. Bu mali ibadetler ise, zengin kimselerden fakir ve yoksul kimselere uzanan bir köprü görevi görmektedir.

Ayrıca bu mali ibadetlerin sosyal barışı sağladığı, toplumda sevgi ve kardeşlik duygularını güçlendirdiği, cimrilik ve kıskançlık gibi manevi hastalıkları ortadan kaldırdığı da sosyolojik bir vakıadır.

Müslümanların senede iki dini bayramlarından biri olan Ramazan bayramının, bu ayın sonunda olması da, Ramazan ayının birleştirici ve bütünleştirici sosyal bir misyonu olduğunun farklı bir göstergesidir.

Modern çağın hastalıklarından olan bencilliğin ağır bastığı, insanlar arası ilişkilerin giderek zayıfladığı, insanların kendi küçücük dünyalarına çekilerek yalnızlaştıkları; daha da vahim olanı, İslam dünyasının bölük pörçük olduğu, birbirine düşman edilmeye çalışıldığı; Müslümanların ‘Allahu Ekber’ diyerek birbirlerini katlettiği ve İslam dünyasını zora sokacak birçok insanlık dışı eylemlerin maalesef, Müslümanlar tarafından sergilendiği günümüz dünyasında, Müslümanları aynı inanç ve ideal etrafında toplayan, onları sosyalleştiren, birlik ve beraberlik mefkûresi aşılayan ramazan ayına bütün dünya insanlarının ve özelliktle de İslam âleminin ne kadar muhtaç olduğu izahtan varestedir.

Netice itibari ile 11 ayın sultanı Ramazan ayının bireysel ve toplumsal düzeyde İslam dünyasına kattığı sayılamayacak kadar çok güzel hasletlerini özetleyecek olursak:

Ramazan Ayı Müslümanları ortak noktada buluşturan; birleştirici, bütünleştirici ve kardeşlik duygularını en üst düzeye çıkartan bir zaman dilimidir.

Ramazan ayı, kalplerin birbirine ısındığı; gönüllerin birbirine bağlandığı; nimetlerin kadrini idrak ettiğimiz, yoksulların ve çaresizlerin halinden anlama şuuru kazandığımız, ruhani bir gelişim mevsimidir.

Ramazan ayı, merhametin doruğa ulaştığı, sofraların ve gönüllerin ihtiyaç sahiplerine açıldığı ve muhtaçlara yardım elinin uzatıldığı bir aydır.

Ramazan ayı, Müslümanların, bedeni ve mali ibadetlerini yoğunlaştırdıkları, özellikle oruç tutma ibadetiyle Yüce Rabbimizin rızasına nail oldukları ve cennet-i cemali hak ettikleri; diğer taraftan da bütün manevi kirlerden arınarak cehennemden azat oldukları müstesna bir kazanım ayıdır.

Bu vesile ile Mübarek Ramazan Ayı’nın, dünyanın birçok bölgesinde, özellikle de islam coğrafyasında yaşanan acılara, gözyaşlarına, şiddete, zulümlere, ölümlere son verilmesine vesile olmasını, bilhassa İslam kardeşliğinin, barış ve huzurunun yeniden tesis etmesini Yüce Allah’tan diler ve bütün İslam âleminin Ramazan Bayramını da tebrik ederim.

Ahmet ALTINTAŞ (Uzman Vaiz)

KAHRAMANMARAŞ İL MÜFTÜLÜĞÜ

01 Ağu 2014 - 10:00 - Müftülük


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mihrap Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mihrap Haber değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?