Halk’tan Azalttık Görevliden Alıyoruz

Her hafta toplanan yardımların artık aydan aya düşmesiyle Diyanet İşleri Başkanlığımızın parayla biraz daha ilişkilerinin azaldığına tam da inanmak üzereydik.

Aslında çok fazla önemsemediğiniz ya da önemser gibi göründüğünüz İmam-Hatipler’ in, cemaatin; “hocaaa bu hafta nereye veriyoruz paraları” diye söyleyip görevlinin cemaat nezdinde ki itibarının ne kadar düştüğünü defalarca söylemesinin, artık size karşı yaptığı serzenişlerinin duyulduğuna, yankı bulduğuna tam da inanıyorduk ki bu sefer başka bir haberle yaralandı gönlümüz. Dediler ki; “Diyanet ile UMRE’ ye gitmeyen ya da şöyle diyelim, Şirketlere adam toplayıp umreye giden görevlilerimize soruşturma açılmış.” DİB, Şirketlerin İmam-Hatiplerin değerini anlayıp onların haklarını iyileştirmesinden rahatsız olup buna çare olarak ta kendi haklarımı iyileştireyim demek değil de ona soruşturma açıp nasıl ceza veririm derdine düşmüş ve başarmış. Ucunda yine para var. Sanki görevli arkadaşlarımızın umreye gidebilmesi için müftü bey ile ne kadar samimi olması gerektiğini bilmiyormuşçasına. Umreye katılacak görevlilerde aradığı şartlar arasında bulunan MBST sınavına yaptığı %100 zammı, 80 TL’ yi görmüyormuşçasına. Bu kadar yıl ne şirketle, ne de DİB ile umreye gitmeyen arkadaşlarımız var. Ya 40 adam bulamamış, ya müftü beylerle pek yakın olamamış, ya da görevlimiz çalışmamış kazanamamış. Ama buna bulunan çözüm de gerçekten çok acımasızca olmuş. Benden başkasına para kazandıramazsın sen diyor resmen. Sana benden fazla değer verebilir ama ben gerekirse bu yaptığım gibi yetkimle seni cezalandırırım diyor ona göre.

İlk olarak buna çözüm; En azından bu zamana kadar hiç gitmeyen görevlilerimizi taltif için bile olsa öncelik tanıyıp gönderebilirsiniz. Ya da hiç gitmeyenlere öncelik tanıyıp emeklilikleri yakın olanlardan başlayarak hac kurası gibi tercih etmekte olabilir. İkincisi; Şirketlerin vermiş olduğu hakların hadi hepsini istemeyelim, sonuçta paraya çok ihtiyacı var bizim kurumumuzun!!! Ama en azından %70 ‘ini görevlilerimize verseniz bilin ki arkadaşlarımız çok ama çok, hatta sizden bile fazla sahiplenirler. Biz mehir olarak bile hanımına umre sözü veren kişiler olarak elbet o kadar kişiyi topladıktan sonra hanımımızla gitmek isteriz, bunu bile sağlasanız eminim sizin için birçok nokta da olumlu dönüşü olacaktır. Üçüncüsü; Şirketler açısından da bakmak lazım, Peki bu adamlar senin götürmediğin görevlini götürelim demiş, sana defalarca söylemesine rağmen duymadığın, duymak istemediğin haklarını iyileştirmiş, kalkıp bu kurumlara sen görevlime benim veremediğim değeri veriyorsun diyerek plaket vermek yerine bütün bu mevzuların günahını yetki gücünü de kullanarak kendi görevlinden çıkarıyorsun. Doğrusu bulunan çözüm bile görevliye eziyet. Seyahat hakkının engellenemeyeceğini buradan hatırlatırım. Anlaşılan işler kesat. Bununla ilgili çalışmalarımızı da hazırladık her yerde de dile getiriyoruz, getireceğiz ve sonuna kadar bu hususta görevlilerimizin arkasında duracağız. En başta kişinin seyahat özgürlüğünün engellenemeyeceğini buradan hatırlatıyorum.

Biz tam da inandık diyoruz samimiyetinize fakat siz tam da gündemde Başkanlığın makam aracından bahsedilirken MBST sınav ücretine yapmış olduğunuz %100 zamla daha kendi görevlinizin sini savunmasına izin vermediniz.

Sınav konusunda DİB’ i ayrıca ele almak lazım. Artık ikinci ÖSYM olduk diyorduk ki ÖSYM kendine rakip olduğunu fark edince artık DİB sınavlarını da ÖSYM’ nin yapması noktasında ortak karar alındı. Yalnız bu sınav işlerini iyice abartan DİB, görevlileri manen yıpratmakla kalmayıp artı madden de nasıl yıpratırım diye düşünmüş ve 80 TL sonucuna varmış. Bu kadar gündem, bu kadar serzeniş olmasına rağmen hala duymamakta da ısrarlı. 80 TL ye tepki olarak sınava girmeyen bir çok İmam- Hatip arkadaşımız da var. Buna derhal bir çözüm bulunması gerek.

Elbette en güzel arabaya binilsin, en güzel eşyalar kullanılsın, en güzel işler diyanette olsun. Ben şuna eminim ki DİB görevlisini gerçekten dinlesin ve yukarıda bahsettiğim bir çok şeyi düzeltsin bu görevliler birleşir en güzel makam aracını başkanına kendisi hediye eder. Arkasında da göğsünü gere gere durur.

Sınav konusu açılmışken bunun için ayrıca yazacağım fakat burada da geçmesini istediğim bir mevzu var. Kendi yaptığı sınavı geçersiz sayan, yani defalarca kendi yetkinliğinden bile şüphe duyan tek kurum olduk sonunda. Bu uygulamalar dan, DİB’ in “YENİ” uygulaması C Grubu camilerdeki tüm görevlilerimizi, kaç yıllık olması önemli değil, daha bir yıl öncesi aynı kursa katılmış olması da önemli olmaksızın ayırt etmeden 2 aylık eğitime yollaması. Bütçe mevzularından dolayı yapılan bu kurs, özellikle bütçe mevzusunun altını çiziyorum, bu kursun açılması noktasında karar alan kişiler neden bu ifadeyi kullandığımı çok iyi biliyorlar. LÜTFEN,görevlilerimize artık eziyet etmeyi bırakalım, onlara hak ettiği değeri verelim. Dernek başkanlarını topladığınız gibi maalesef daha bir kez olsun bölge bölge İmam-Hatip kardeşlerimizi toplayıp konuşamadınız. Hadi yeni almış olduğunuz biz görevlilerinize güvenmiyorsunuz, defalarca sınava ve eğitime tabi tutuyorsunuz, yetmiyor müftülük bünyesinde bir eğitim, sonra yine sınav, bir karar bu sefer yine merkezden yine eğitim, yine sınav, atama olacak tekrar o müftülerin alaycı tavırlarıyla karşı karşıya gelerek yine sınav, gidecek sınav, gelecek sınav,sınav,sınav,sınav…. Peki 30-35 yıllık bu camiada görevli olan değerli hocalarımıza neden bu eziyet merak ediyoruz doğrusu.

Evet, tam inandık diyoruz, tam sesimizi duyurduk diyoruz bu sefer sarık – cübbe yardımının nakdi olarak verilmesi kararı geliyor karşımıza. Ama para almak noktasında gayet çetin olan DİB bu sefer vermek noktasın da ne kadar cömert olduğunu önceden Cübbe ve Sarığın kalitesinden anlıyorduk. Şimdi ise Sarık için 8.10 lira, cübbe de ise 24.30 lira verilmesiyle daha net görmüş olduk. Verilen bu 32,4 lira ile bir tane fes alıp kendimiz mi sarık sarsak? Yoksa MBSTS ücretinin %30 ‘luk kısmını mı ödesek? Doğrusu biz de karar veremedik!!!

Her şeyden önce DİB biran önce kendini sınavdan geçirmeli ve görevliler nezdinde değerini ölçmeli. Görevlilerin nezdinde de kendine bir puan vermelidir. Bazı sorulara da özellikle cevap vermeli. Dernek başkanları ile nasıl toplantı yapıldı ise İmam-Hatip arkadaşlarımız ile de bölge bölge bu tür toplantıların yapılmasının aciliyetini hissetmeli ve görmelidir.

Bu yazdıklarımda sakın ola ki kurumu şikayet olarak algılanmasın. Eleştirmek ve hataları söylemek düşmanlıktan değil dostluğun hakiki oluşundandır. Nitekim Hz. Ömer (r.a) şöyle dua eder; “Bana hatalarımı söyleyen, Allah’ın rahmetine kavuşsun.” Lider, yönetici veya kurum olmak; hatasız olmak değil, hatalarını can kulağıyla dinleyip o hataları en güzel şekilde nasıl düzeltebiliriz diyerek beraber hareket edebilmek, sana hatalarını söyleyenin sana düşman değil, herkesten daha fazla dost olduğunu bilmektir. En kısa sürede bu dostunuzun söylediklerinin duyulması ve çalışmalarının başlatılması temennisi ile.

1.5 yıldır randevu talebine cevap bile vermediğiniz HAKBİRSEN Diyanet ve Vakıf Çalışanları Sendikası adına HAKBİRSEN Genel Başkan Yardımcısı Abdurrahman Taha ÇINAR

07 Oca 2015 - 01:27 - Sendika


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mihrap Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mihrap Haber değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?