Diyanet Cuma Hutbesi (18 Kasım 2016)

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan “Ümmü’l-Kitap: Fatiha” isimli hutbe 18.11.2016 Cuma günü Türkiye geneli bütün camilerde okunacaktır. 18 Kasım 2016 tarihli Diyanet Cuma hutbesinin tam metnini sitemizden okuyabilir, dilerseniz bilgisayarınız

Bugün okunacak hutbeye Siirt ilimizin Şirvan ilçesinde yaşanan maden göçüğü ile ilgili metin ilave edilmiştir. Hutbenin son hali aşağıdayayımlanmıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı, hutbenin son halinin tüm personel tarafından okunması talimatını verdi.

ÜMMÜ’L-KİTAP: FATİHA

Cumanız Mübarek Olsun Aziz Kardeşlerim!Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de bir sure vardır ki; onun adı, Ümmü’l-Kitap’tır, yani Kitab’ın anasıdır. Rabbimiz, Kerim Kitabına onunla başlamıştır.[1] Peygamber Efendimiz (s.a.s) de, bütün namazlara onunla başlamamızı istemiştir.

Kardeşlerim!İşte bu sure, hepimizin bildiği Fâtiha’dır. Allah Resûlü, Fâtiha’nın, Rabbimiz ile aramızda bir konuşma, bir diyalog olduğunu haber vermiştir. Bizlere sayısız nimetler bahşettiği ve bizleri muhatap kabul ettiği için Fâtihâ’nın hemen başlangıcında Rabbimize hamd ederiz. “اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ“Hamd, övgü, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.” dediğimizde, Âlemlerin Rabbi, “حَمِدَنِى عَبْدِى” “Kulum bana hamd etti.” buyurur.

Bizler, “اَلرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِۙO, Rahmân ve Rahîmdir.” dediğimizde, Yüce Allah, “أَثْنَى عَلَىَّ عَبْدِى” “Kulum bana senâ etti. Beni övdü, methetti.” buyurur.

Bizler, “مَالِكِ يَوْمِ الدّ۪ينِۜ“O, hesap gününün, âhiret gününün sahibidir.” dediğimizde, Rabbimiz, “مَجَّدَنِى عَبْدِى” “Kulum beni yüceltti.” buyurur ve Fâtiha’nın bu ilk bölümünde bizim kendisine hamd-ü senâ etmemiz vesilesiyle hoşnutluğunu ifade eder.

Fâtiha’nın ikinci bölümünde ise halimizi ve isteklerimizi Rabbimize arz ederiz. “اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُۜ“Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz.” dediğimizde, Rabbimiz, “هَذَا بَيْنِى وَبَيْنَ عَبْدِى وَلِعَبْدِى مَا سَأَلَ” “Bu, kulum ile benim aramdadır. Kulumun isteğine icabet edeceğim.” buyurur.

اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَق۪يمَۙ . صِرَاطَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْۙ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّٓالّ۪ينَ .

“Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanların ve sapmışların yoluna değil.” dediğimizde, Allah Teâlâ, “هَذَا لِعَبْدِى وَلِعَبْدِى مَا سَأَلَ” “İşte kulumun bu talebi karşılıksız kalmayacaktır. Kulum ne istiyorsa onundur.” buyurur.

Aziz Kardeşlerim!Fâtiha, Kerim Kitabımızın muhteviyatının, insanlığa gönderiliş amacının özü ve özetidir. Yaratılışımızdaki gaye ve hikmetin bir beyanıdır. Bizler, nazm-ı celili açtığımızda evvela Fâtiha’yı okuruz. Her gün beş vakit namazda Rabbimizin huzuruna Fâtiha’yla çıkarız. Kelime-i şehâdetle Allah’a verdiğimiz kulluk misakımızı, her gün onunla tazeleriz. Mümin olma ve kalma şuurumuzu, Fâtiha ile diri tutarız. Allah’ın yüceliği, adaleti, engin merhameti ve sonsuz kudretini tekrar tekrar onunla idrak ve ikrar ederiz. Rabbimize şükrümüzü, hamdimizi, övgümüzü, minnetimizi her gün onunla dile getiririz. Bir beşer olarak kusurlarımızı, niyazımızı, mağfiret talebimizi her gün Rabbimize onunla arz ederiz.

Gönüllerimize Fâtiha’yla şifa dileriz. Dert ve sıkıntılarımıza onunla deva ararız. Hâsılı yaratılışımızı ve varlığımızı anlamlandıran Fâtiha, kalplerimize dermandır. Akıllarımıza rehberdir. Bitmez tükenmez bereketlere açılan rahmet kapımızdır.

Kardeşlerim!Namazların her rekâtında Fâtiha’yı okumamızın istenmesi, sadece dilimizle onu terennüm etmek için değildir. Bilakis, onu derinden kavramak ve hayatımıza onun anlamıyla yön vermek içindir. Zira Fâtiha’nın her âyeti, her kelimesi, mümince bir bilinç, mümince bir duruş, mümince bir hayat bahşeder bizlere. Gönüllerimize ferahlık verir. Gözlerimizin ve zihinlerimizin önünde muazzam bir ideal ve ufuk açar.

Fâtiha, her gün bizim için yeni bir canlanışa, yeni bir dirilişe vesile olur. Rabbimize sunduğumuz özlü bir dilekçemizdir o. Besmele ile dilekçeyi sunduğumuz makamı belirtiriz. Hamd ile o makamın sahibini yüceltiriz. “Rahman” ve “Rahim” isimlerinin verdiği ümit ile “din gününün sahibi” ifadesinin verdiği korku arasında Rabbimizin huzuruna çıkarız. Tüm acizlik ve güçsüzlüğümüzle arzu halimizi Rabbimize sunarız. Biliriz ki; sığınağımız, dayanağımız, tükenmeyen ümidimiz yalnızca O’dur. Kendisine kullukta bulunulacak, el açılıp medet umulacak yegâne güç ve kudret O’dur. Bizi sırât-ı müstakiminde, yani Kur’ân’ın, peygamberlerin, şehitlerin, salihlerin, iyilerin dosdoğru yolunda sabit kılacak O’dur. Bizi gazap ve azabından koruyacak, bu yolun sonunda ebedi nimetlere ulaştıracak olan da yine yalnızca Yüce Rabbimizdir.

Kardeşlerim!Siirt ilimizin Şirvan ilçesinde bulunan maden ocağında dün gece heyelan nedeniyle oluşan göçükte hayatını kaybeden kardeşlerimize Yüce Rabbimizden rahmet, yakınlarına sabr-ı cemil niyaz ediyorum. Göçük altındaki kardeşlerimizin de salimen kurtarılmasını diliyorum. Rabbimiz, ülkemizi, milletimizi her türlü kaza ve musibetlerden muhafaza eylesin.

Hutbemizi şu dua ile bitirmek istiyorum: Rabbimiz! Bizi ve nesillerimizi, Fâtiha’nın hakikatlerinden ayırma! Bizleri Fâtiha’nın bereketinden mahrum bırakma! Ya Rabbi! Fâtiha’yı çokça okuyan, anlayan ve hayatına yansıtanlardan kıl bizleri!

Hutbeyi PDF Formatında indir

[1] Fâtiha, 1/1-7.[2] Buhârî, Ezân, 95.[3] Müslim, Salât, 38.

Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

17 Kas 2016 - 15:33 - Hutbe


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mihrap Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mihrap Haber değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?