Sarılaşan Sendikanın Çöküşü

“Muhatabın isteğine göre tutum ve davranış sergilemek” manasını taşıyan sarı sendikacılık, muktedir olamadığı halde yetki sahibi olması sadece sendika ağalıklarını doğurur ve sendikalara karşı güven kaybına neden olur.

Sendikalar; kamu çalışanlarının seslerini duyurmak, özlük, sosyal ve ekonomik haklarında iyileştirmelere imza atmak amaçlı kurulmuş olup üyelerin hak talebi konusunda ümit bağladığı kuruluşlardır. Söylemleri ile eylemlerindeki tutarlılık, sendikacılıkta ciddiyeti ortaya koyar. Ürettiği projelerin hayata geçirilmesi ise, sendika yöneticilerini vicdanen mutlu eder, üyelerinin de güvenini kazanmış olur. Aksi durumda Sarı Sendikacılık dediğimiz sonuç ortaya çıkar.“Muhatabın isteğine göre tutum ve davranış sergilemek” manasını taşıyan sarı sendikacılık, muktedir olamadığı halde yetki sahibi olması sadece sendika ağalıklarını doğurur ve sendikalara karşı güven kaybına neden olur. Milyonların beklentilerinin boşa çıkarıldığı zaman ise hem sendika yöneticilerinin hem de sarılaşan sendika üyelerinin kendilerini hesaba çekip muhasebe etmesi lüzumlu hale gelir.

Yukarıda yapmış olduğum kısa analiz doğrultusunda bakıldığında, İlk yetkili olduğu yıllarda kamu kurumlarında daire amirlerinin, yerel yönetimlerde belediye başkanlarının ve milletvekillerinin yardım ve desteği ile yetkiyi alan sendikanın sararıp sararmadığını irdelememiz gerekmez mi?. 2013 yılında hükümetle pazarlık masasına oturma şansını elde eden yetkili fakat etkili olamayan sendikanın düştüğü durum ortada olduğu halde, milyonların ümidinin suya düştüğünü inkâr etmeleri mümkün mü? 2014 ve 2015 yılları için adı pazarlık olan fakat anlaşma metni önceden hazırlanmışçasına sadece imzaların atıldığı, bildik manada söke söke pazarlığın yapılmadığı bir çay içme oturumundan bahsediyorum. 2014’te verilen maaş zammını diyelim hazmettik, 2015 yılı için ne diyecekler? 2014 yılında 9,6 olan enflasyon karşısında maddi kayba uğrayan kamu çalışanlarına ne cevap verecekler? Söz konusu teslimiyet, hükümetin diğer kurum çalışanlarına ve milletvekillerine bir çırpıda verdiği maaş artışı ile daha da anlaşılır hal alacaktır. Meseleyi sadece ekonomik manada ele almak da istemiyorum. Özellikle Diyanet ve Vakıf çalışanlarının özlük hakları konusu da hayati önem taşımaktadır.

Kurum çalışanlarının en az %70’ini ilgilendiren rotasyon uygulaması tam bir mağduriyet sahnesidir. Mezkûr konu ile ilgili ilk söylenti çıktığı andan itibaren sesini yükselterek, istişare toplantısında eylem kararı ile görüşünü ortaya koyduktan sonra adeta kulağı çekilircesine aniden söylemlerine son veren “sarılaşmış sendika”, hayal kırıklığı yaşatmaya devam etmektedir. Üye sayısını potansiyel güce çeviremeyip arka bahçesinde olduğu siyasi erk’in hegemonyasına mahkûm olan, üyelerinin haklarını savunmadan daha ziyade mensubu bulunduğu siyasi partinin memur kolu vazifesini icra eden sendikadan beklentileri olanların üyelik durumlarını da gözden geçirme zamanı gelmiştir.

Yine Diyanet çalışanlarının şikâyetlerinin yoğun olduğu diğer bir konu da; nakil sistemidir. Üzülerek ifade etmeliyim ki, bulunduğu camiden yer değişikliği talebinde bulunan bir görevli, mutlak manada siyasetin gücüne inanmakta ve o cenahtan referans alabilmek için inancı ile çelişmek zorunda kalmaktadır. Bu durumda bile hakikatte olmadığı halde görevlileri tahakkümü altında tutmayı başaran sarı sendika anlayışı, çalışanların hürriyetlerini de elinden almıştır. Bu sebeple, adaletin ve hakkaniyetin hâkim olması gereken yerlerin başında yer alan mihrap ve minberlere yapılan nakil atamalarında, önerimiz olan kıdem ve puan sistemine göre bilgisayar ortamında gerçekleştirilecek nakil atamaları bütün şaibeleri ortadan kaldıracaktır.

Ayrıca;

Maaş artışları talebi yanında, özlük haklarından da değişikliğe gidilerek statü değişikli bekleyen murakıp arkadaşlarımız kendilerine uzanacak bir el beklemektedir. Ne yazık ki, murakıplık görevini deruhte edenlerin de temiz duygularıyla oynanılmış olup durumlarında düzeltilmeye gidileceği sözü verilerek üyelikleri alınmıştır. Sorumlu sendikacılıktan daha ziyade “hepsi benim olsun” mantığıyla hareket edilmesi sonucu ortaya çıkan çözümsüzlükler, kurum içerisinde var olan problemleri ortadan kaldırmaya muktedir olamamıştır. Oysa kurum çalışanlarının yarısından fazlasının desteğini alan bir sendika yetkili konumdadır.

O halde 11.defa yetkili olduğunu övünerek dile getiren fakat etkili olamayan sararmış sendikaya sormak gerekmez mi?

- Teşkilatta ilahiyat mezunu olanların dışında büyük bölümü 4 yıllık fakülte mezunu olanların ek göstergeleri neden düzeltilemedi?

- Fakülte mezunu olup bulundukları unvanlardan dolayı 5.derecenin altına inemeyen kamu çalışanlarının 1.dereceye inmeleri için bugüne kadar ne yapıldı?

- Diyanet İşleri Başkanlığı çalışma yönergesindeki personeli köle haline getiren muğlâk maddelerin ortadan kaldırılması ve görev tanımlarının yeniden yapılması konusunda ne yapılabildi?

- Kurum değiştirmek isteyen diyanet çalışanlarının her hangi bir şarta bağlanmaksızın muvafakat alabilmelerinin önü açılabildi mi?

- Kur’an Kursu Öğreticileri Milli eğitim Bakanlığında çalışan öğretmenlerin statüsüne kavuşturulabildi mi?

- Teşkilatta 30 yılını doldurduğu halde hala hac veya umre’ye görevli olarak gidemeyen görevlilerin masumane talepleri karşılanabildi mi?

- Eğitim Merkezlerinde görev yapan eğitim görevlilerinin ve kursiyerlerin mağduriyetleri giderildi mi?

- Ülkemizin her yöresinde bulunan mahrumiyet bölgelerinde görev yapan görevliler ile ilgili ne gibi iyileştirmeler yapılmıştır?

- İlahiyat Ön Lisans mezunlarının taleplerini yetkili mercilerle görüştükleri halde, her kademede çok güçlü olduklarını iddia etmelerine rağmen (İLİTAM) lisans tamamlamaya sınavsız geçiş talepleri hayata geçirildi mi?

- Daire personelleri (Müdür, Şef, VHKİ, Memur, Şoför, Hizmetli vs.)’nin özlük hakları ile ilgili ne tür çalışma yapıldı ve alınan sonuçlar nelerdir? Bu ve buna benzer soruların cevaplarını cidden merak ediyoruz.

Elhasıl;

Siyasetin sopasını kullanarak müftülerin tesir altına alındığı, üyelerin problemlerinin çözümü yerine siyasi geleceklerinin ve görevde yükselmelerinin hesaplarının yapıldığı sarı sendika anlayışı çökmüştür.

Hüseyin DEMİRCİTüm Memur-Sen Konfederasyonu veDiva-Sen Genel Başkanı

09 Oca 2015 - 22:07 - Sendika


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mihrap Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mihrap Haber değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?