Emrullah İşler'den Diyanet'e Veda Ziyareti

Eski Başbakan Yardımcısı, AK Parti Ankara Milletvekili Emrullah İşler, Diyanet İşleri Başkanlığına bir veda ziyaretinde bulundu.

Eski Başbakan Yardımcısı, AK Parti Ankara Milletvekili Emrullah İşler, 62. Hükümetin kurulmasıyla oluşturulan yeni kabinenin ardından Diyanet İşleri Başkanlığına bir veda ziyaretinde bulundu.

Eski Başbakan Yardımcısı İşler’in veda ziyaretinde konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Başbakan Yardımcılığı döneminde Diyanet İşleri Başkanlığına gösterdiği ilgi ve alaka, çalışmalara gösterdiği rehberlikleri dolayısıyla kendisi ve kurumu adına teşekkür etti.

Yeni bir düzenleme ile Diyanet İşleri Başkanlığının doğrudan Başbakanlığa bağlanmasının Diyanet camiasında yüksek bir teveccüh olarak kabul gördüğünü ifade eden Diyanet İşleri Başkanı Görmez, “Arkadaşlarımızın ve kamuoyunun müspet tepkileri oldu. Fakat biz teveccühten çok bunu sorumluluklarımızı arttıran bir düzenleme olarak görüyoruz. Doğrusu çalışmalarımızı yeniden gözden geçireceğiz. Diyanet İşleri Başkanlığı sadece ülkemiz için değil gönül coğrafyamız için ve İslam alemi için çok önemli bir kurumdur. İslam dünyasındaki çalışmaları ve duruşu ile örnek bir kurum olduğu için bizim sorumluluğumuzu bu durum daha da artırmıştır. Ayrıca umarım ki bu düzenleme ile anayasal bir kamu kurum olma vasfını yitirmeden daha özerk bir kurum olma yolunda da atılmış bir adım olarak görüyorum doğrusu” dedi.

İslam’ın varlığının dünyada bir güvenlik sorunu haline getirilme çabalarına dikkat edilmesi gerekliliğini vurgulayan Başkan Görmez, başta Vatikan olmak üzere tüm dini kurumların bu konu üzerinde durması gerektiğini belirtti.

Başkan Görmez’in veda ziyaretinde yaptığı konuşmasında önemli satır başları şöyle;

“Başta Vatikan olmak üzere tüm dini kurumlar İslamofobia konusunun üzerinde durmalıdır…”

Her zaman son zamanlarda ifade ettiğim gibi İslam ve İslam dünyası tarihin en zor süreçlerinden geçiyor. Bugün İslam dininin karşı karşıya kaldığı en büyük sorun, belli güçler istiyorlar ki İslam dininin herhangi bir ülkedeki varlığı bir güvenlik ve meşruiyet sorununa dönüşsün. Bugün İslam dünyasında oluşturulan uydu hareketler de bunu meydana getirmek ve bunu hazırlamak için de yoğun bir çaba içerisindeler. Dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığına çok daha büyük görevler düşüyor. İslam’ın varlığını, yeryüzüne selam ve eman getiren dinin yeryüzündeki varlığını bir güvenlik sorunu haline getirme çabalarının varlığını bir meşruiyet sorununa dönüştürme çabalarını ve buradan hareketle de islamofobiayı üretme çabalarını hepimiz ibretle izliyoruz. Müslümanlar olarak da bir şeyler yapmıyoruz ve de yapamıyoruz. Sadece Müslümanlar değil bütün dini kurumlar, başta Vatikan olmak üzere bütün dini kurumların bu konu üzerinde durması gerekiyor.

“Dinler arası Futbol turnuvası düzenlemekle İslam dinine karşı ötekileştirme ve düşmanlaştırmanın önü alınamaz…”

2001’den 2013 yılına kadar sadece Almanya’da ortalama 22 camimiz saldırıya uğramıştır. 2013’te ise bu sayı 36’ya çıkmış 2014’te ise daha yılın ortasını yeni geçtiğimiz halde yaklaşık 70’i aşkın cami saldırıya uğramıştır. Başta Vatikan olmak üzere bütün dini kurumların buna el uzatması gerekiyor. Bu öyle sadece genç bir kızın ayaklarını yıkamakla yahut dinler arası futbol maçı turnuvası düzenlemekle olmaz. Bu, ilahi dinlerin yeryüzüne getirdiği hikmetlerden hareketle gerçekten İslam gibi yüce bir dinin mensuplarına yönelik bir ötekileştirme düşmanlaştırma hareketlerinin önünü almak gerekiyor. Bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığına çok ama çok önemli görevler düşüyor.

Başbakan Yardımcısı İşler’e özel teşekkür…

Sayın Başbakan Yardımcımıza iki konuda hassaten teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum. Birincisi, bizim birkaç yıldır Strazburg’ta bir eğitim kompleksi meselemiz vardı. Bu bizim için çok önemliydi. Hayati öneme haizdi. Çünkü büyük bir eğitim kompleksi Avrupa’daki yaşayan millet varlığımıza hitap edecek anaokulundan imam hatip lisesine kadar hatta fakülteye kadar yurtdışında görev yapan bütün arkadaşlarımızın hizmet içi eğitimlerine hizmet eden büyük bir müessese kurmayı planlamıştık ancak çeşitli nedenlerle bu gerçekleşmemişti. Gerçekten büyük bir özveri ile bütün tarafları birleştirerek buradaki eğitim kompleksimizin tamamen Diyanet İşleri Başkanlığımıza geçmesini sağladıkları için Başbakan yardımcımıza ben huzurunuzda teşekkür ediyorum.

“İslam alimleri Barış İtidal ve Sağduyu Toplantısı kalıcı bir müesseseye doğru adım attı…”

Yine zati alilerinin rehberliğinde kendi döneminde başlayan İslam dünyası İslam alimleri Barış İtidal ve Sağduyu Toplantısı kalıcı bir müesseseye doğru adım attı. Bir temas grubu oluştu. Temas Grubu iki başkan yardımcısı ve bir genel sekreterini belirledi. İç tüzüğünü oluşturdu. İnşallah yakın bir gelecekte bütün İslam dünyasında olup bitenlere barış ve itidal ile yaklaşma metodunu yaklaşımını getiren bir kalıcı müessese haline gelecek. Bunun için de ayrıca Sayın Başbakan Yardımcımıza ben teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.

“Başbakan Yardımcımızın başlattığı meal çalışması bütün hızıyla devam edecek…”

Türkiye’de yayınlanan meallerin eksikliklerine vakıf bir hocamız olarak Diyanet İşleri Başkanlığının behemehal çok güçlü bir meal hazırlığı içerisinde olması gerektiğini ifade etti. Ve bu görevi bize verdi. Ancak bizim de daha önce başlayan bir tefsir çalışmamız vardı. Bu iki çalışmayı birleştirelim ayıralım, derken bir takım ihmallerimiz söz konusu oldu. Bu gecikmelerimizden dolayı ben mahcubiyetimi ifade etmek istiyorum. Ama huzurunuzda söz veriyorum. Arkadaşlarımız gecikmeli olarak başladılar. Komisyonlarımız oluştu. İlkelerimiz prensiplerimiz belirlendi. İnşallah bir taraftan tefsir çalışması devam ederken bir taraftan da Sayın Başbakan Yardımcımızın başlattığı meal çalışması bütün hızıyla devam edecek. Ve inşallah bitirdiğimiz zaman ilk takdim edeceğimiz insanların başında yer alacak. Bunu da ifade etmek istiyorum.

Ben tekrar Sayın Başbakan Yardımcımıza bizlere veda ederken Başkanlığımıza teşrif ettikleri için teşekkür ediyorum. Bu süre içerisinde sürçü lisanımız oldu ise lütfen affola. Önümüzdeki yıllarda daha büyük görevlerde ülkemize milletimize ve İslam’a hizmet edeceğinize olan inancımızı ifade ediyor, saygılar sunuyorum.

Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Emrullah İşler…

“Diyanet İşleri Başkanlığı büyük bir güce sahiptir…”

Bugün çok şükür alnımızın akıyla, onurumuzla, şerefimizle yaptığımız görevi devrettik. Diyanet İşleri Başkanlığı özel konumundan dolayı doğrudan Başbakanımıza bağlandı. Aslında cumhuriyet tarihimize baktığımız zaman Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Atatürk döneminde doğrudan bağlı olduğunu görüyoruz. Yine Özal döneminde doğrudan Başbakana bağlı olduğu dönemler var. Önemli olan tabi ki hizmet edebilmektir. Hakikaten Diyanet İşleri Başkanlığımız bizim anayasal kurumlarımızdan birisi ve Diyanet İşleri Başkanlığımız herhangi bir Genel Müdürlük değil, herhangi bir Başkanlık da değildir. Türkiye’nin 3. Büyük gücü diyebiliriz. Askeriyeden sonra, Milli Eğitim’den sonra eğer yanlış hatırlamıyorsam en çok personeli olan bir kurumumuz. Diyanet İşleri Başkanlığı çalıştırdığı personel sayısıyla da çok büyük bir güce sahiptir. Dolayısıyla doğrudan Başbakanımıza bağlanması önemlidir. Karşılıklı anlayışla iyi icra edildiği zaman bu yeni dönemin ben başarılı bir şekilde geçirileceğini ümit ediyorum. İnşallah Diyanet İşleri Başkanlığı da yeni başarılara bu dönemde imza atacak diye temenni ediyorum.

“Diyanet İşleri Başkanlığımız ülkemizin çimentosudur…”

Diyanet İşleri Başkanlığımız aynı zamanda ülkemizi çimentosudur değerli dostlar. Az önce kısmen değerli Başkanım da söyledi. İslam dünyasına baktığımız zaman son yıllarda büyük acıların yaşandığını görüyoruz. Kanın, gözyaşının her tarafı kapladığını görüyoruz. İslam tırnak içerisinde söylüyorum maalesef terörle eşdeğer kabul edilir veya terörle birlikte anılır hale getirildi. Bunların siyası sebeplerine girecek değilim. Ama Doğu bloğunun çökmesinden sonra İslam dünyası, İslam dini bir takım odaklar tarafından düşman olarak görüldü. Ardından İslam’ın bazı ülkelerin nezdinde veya dünyanın pek çok ülkesinin nezdinde kötü görünmesi için İslam’ın terörize edilmesi gerekiyordu. Son 20 yılda yapılan da aslında budur ve maalesef bu yapılırken de Müslümanların buna alet olması da en büyük üzüntümüzdür. Onun için siz değerli Diyanet İşleri Başkanlığı mensuplarımıza bu İslam’ın güler yüzünün, tatlı yüzünün, tatlı dilinin gösterilmesi konusunda çok büyük vazifeler düşüyor. Avrupa ülkelerinden, çeşitli İslam ülkelerinden yüzlerce, binlerce gencimiz maalesef bu İslam adına terör estirenlerin arasına katıldıklarını görüyoruz. Bu katılımları engelleyecek olanlar, gerçek İslam’ı anlatacak olanlar elbette ki sizlersiniz. Bu bakımdan sorumluluğunuzu bir kere daha hatırlatmak istedim. Kürsülerde, vaazlarda, hutbelerde gerçekten İslam’ın gerçek yüzünü o tatlı dilini anlatmamız ve İslam’ın kuşatıcılığını, barış dilini insanlara kavratmamız gerektiğini düşünüyorum ve bu sorumluluğun sizlerin omuzlarında olduğunu bir kere daha hatırlatmak istiyorum.

“Din bizim birlikteliğimizi sağlayan unsurların başında geliyor…”

Değerli arkadaşlar tabii ki yeni bir dünya inşa ediliyor. Yeni bir Türkiye inşa ediliyor. Yeni Türkiye’nin güçlü olması, büyümesi, gelişmesi hedefleniyor ve aynı zamanda ileri demokrasiler seviyesine ulaşmamız hedefleniyor. Bu yeni Türkiye’de tabii ki siz değerli Diyanet mensuplarına yine görevler düşmekte, sorumluluklar düşmekte hep birlikte birlik ve beraberliğimizi vurgulayacak kurumların başında Diyanetimiz gelmektedir. Din bizim birlikteliğimizi sağlayan unsurların başında geliyor. Bu birlik ve beraberliğimizi sağlama konusunda sizlerin halkımıza gerekli tavsiyelerde bulunacağınızı zaten biliyoruz ve bu konuda aktif rol oynayacağınızı biliyoruz. Dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığı ülkemizin birliğinin, beraberliğinin çimentosudur. Rabbim yapacağınız görevlerde sizleri muvaffak eylesin diyorum.

Ben bu görev sürem esnasında adil olmak için elimizden gelen gayreti gösterdik. Sorun odaklı değil, çözüm odaklı bir idare anlayışıyla görevimizi yaptık. Gönül rahatlığıyla görevimizi devrediyoruz. Ben çok değerli hocama ve ekibine bu 8 aylık süre zarfında göstermiş oldukları anlayıştan dolayı çok teşekkür ediyorum.

03 Eyl 2014 - 17:03 - Diyanet


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Mihrap Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mihrap Haber değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sitemizin yeni görünümünü beğendiniz mi?