Haftanın Vaazı: Ramazan Bayramı ve Kardeşlik (Vaaz) PDF

Din Hizmetleri Uzmanı Selim Kaan AYDOĞAN Hoca tarafından hazırlanmış olan "Ramazan Bayramı ve Kardeşlik" konulu 2 Mayıs 2022 tarihli haftanın Ramazan bayramı vaazı sitemize eklenmiştir.

Din Hizmetleri Uzmanı Selim Kaan AYDOĞAN Hoca tarafından hazırlanmış olan " Ramazan Bayramı ve Kardeşlik" konulu 2 Mayıs 2022 tarihli Ramazan bayramı vaazı sitemize eklenmiştir. Ramazan bayramı vaazını, metnin sonunda bulunan linklerden PDF ve WORD olarak indirebilirsiniz.

02.05.2022 TARİHLİ RAMAZAN BAYRAMI VAAZI

RAMAZAN BAYRAMI VE KARDEŞLİK

Allah’a sonsuz hamd-ü senalar olsun ki bir bayram sabahına daha kavuştuk.

Ne mutlu bizlere! Bir ay boyunca oruçlarımızı tuttuk, namazlarımızı kıldık, zekat ve fitrelerimizi verdik. Ve şimdi de bunların ecrini alacak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz….

Bayramlar; sevinç,neşe ve coşkunun topluca hissedildiği, paylaşıldığı ve yaşandığı müstesna günlerdir. Ramazan ayında; oruç ve fitrelerle, bedenimizin sadakasını verdik. Kılınan teravih namazları ile dini eğitimden geçtik. İbadetlerle ve Kuran tilaveti ile kalbimizi nurlandırdık, Vaazü nasihatlarla zihinlerimizi aydınlattık. Eğer bunları yapabildiysek, coşkulu bir bayramı da hak etmişiz demektir. Hepimizin bayramı kutlu olsun.

Ramazan ayının yaklaştığını müjdeleyen üç aylarla başladı heyecanlarımız. Ramazanla, oruçla, sahurlarla, iftarlarla, teravihlerle, Kur’an’la, dualarla, tövbe ve istiğfarlarla, gözyaşlarıyla, tespihlerle, yardımlaşmayla, yoksullarla paylaşmayla devam etti bu heyecanlarımız. Ve yüreklerimiz Ramazan coşkusuyla doldu taştı.

Kur’an Ramazan ayında indirilmeye başlanmış ve bu ayda oruç farz kılınmıştı. Sadece Kur’an’ın indirildiği geceyi değil bütün bir ayı oruçla geçirmemizi emreden Rabbimiz; Kur’an ve oruçla manevi yönümüzü doyurmamızı istemiştir.

Ramazan, Müslümanların bir ay boyunca; yıllık manevi bakım yapmaları, arınmaları, takvaya ulaşmaları için verilen bir fırsattır.. Böylece Müslümanlar, yeniden dirilecekler. Ramazanda kazandıkları manevi güçle diğer aylara da hazırlık yapmış olacaklar.

Bir ay boyunca kendimizi manevi eğitim kampına aldık. Kirlenen yanlarımızı temizledik... Kaybolan kimliğimizi bulduk… Kırılan, örselenen kalpler(miz)i onardık… Unuttuklarımızı hatırladık… Kur’an’la yıkılan köprülerimizi yeniden kurduk. Birbirimizle kopan bağlarımızı yeniden birleştirdik.

Maddi yönümüzü aç bırakarak manevi yönümüzü doyurduk. Ve nefsimizi terbiye ettik…

İrademize Allah’ın emir ve yasaklarına boyun eğdirmeyi öğrendik. Müslümanca yaşamayı, kardeşliği, paylaşmayı, kulluğu öğrendik. İftar sofralarında buluştuk. Aynı ezan sesiyle iftarımızı açtık ve aynı kıbleye yöneldik. Aynı hizada saf olduk hiç birimizin makam ve mevkisine bakmadan. Hep birlikte secdeye vardık. Ve bayram namazı için şimdi burada buluştuk.

Bizi burada neşe, sevinç ve huzur içinde toplayıp bir Ramazan Bayramına daha kavuşturan Rabbimize şükürler olsun.

Her milletin bayramı vardır. Bize de Rabbimiz Kurban ve Ramazan bayramlarını lütfetmiştir.

قَدِمَ رَسُولُ اللّهِ وَلَهُمْ يَوْمَانِ يَلْعَبُونَ فِيهِمَا فَقَالَ: وعن أنسٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال مَا هذَانِ الْيَوْمانِ؟ قَالُوا: كُنَّا نَلْعَبُ فِيهِمَا في

الْجَاهِلِيَّةِ. فقَالَ: قَدْ أبْدَلَكُمُ اللّهُ خَيْراً

مِنْهُمَا: يَومَ الاضْحى وَيَوْمَ الْفِطْرِ.

“Peygamberimiz Medine'ye hicret buyurduklarında Medinelilerin eğlendikleri iki günleri vardı. Peygamberimiz: "Bu günler ne oluyor?" diye sorduğunda, onlar "Biz cahiliyette bu günlerde oynayıp eğlenirdik.'' dediler. Bunun üzerine peygamberimiz : "Bunların yerine Allah Teâlâ size daha hayırlı iki gün verdi: Ramazan bayramı, kurban bayramı" buyurdu.” (Ebû Davût, Salat, 245)

Bizim Bayramlarımız;

–Bizim bayramlarımız, modern dünyanın olabildiğince insanları bireyselleştirip kalabalık

içinde yalnızlaştırmasına karşı panzehirdir.

–Bizim bayramlarımız, akrabalık bağlarının kolayca kopartılıp atılmasının önüne geçen koca bir settir.

–Bizim bayramlarımız, bencilleşen, dünyevi menfaatten başka bir şey düşünmeyen insanlara; kardeşliği, paylaşmayı, sıcaklığı ve sevgiyi getiren bir şefkat elidir.

–Bizim bayramlarımız, küsleri, dargınları barıştırır, öfke ve kinleri yatıştırır. Kucaklaşma ve ziyaretleşme hazzının ev ev, sokak sokak, dalga dalga yayıldığı bir coşku selidir.

–Bizim bayramlarımız, akrabalıkları, komşulukları, arkadaşlıkları pekiştirir. Yoksul ve fakirleri sevindirir. Yetimlerin elinden tutar bizim bayramlarımız.

–Bizim bayramlarımız, huzurevlerinde yalnızlığa terk edilenlerin bir ümitle beklediği mutluluktur.

–Bizim bayramlarımız, yüzümüze sevinç katar. Evimize, sokağımıza, mahallemize, köyümüze, şehrimize, ülkemize neşe katar. Ve hayatımıza coşku katar bizim bayramlarımız.

Ramazan Bayramını Dolu Dolu Yaşamak

1. Müminler kardeştir. Kardeşlik sınır tanımaz.

اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ فَاَصْلِحُوا بَيْنَ اَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

“Unutmayın, inananlar birbirlerine düşman olamazlar, onlar ancak kardeştirler. O halde, müminler arasında çıkabilecek anlaşmazlıklara seyirci kalmayın, din kardeşlerinizin arasını düzeltin; Allah’tan gelen ilkeleri çiğnememe konusunda son derece titiz ve dikkatli davranın; müminlerin birlik ve beraberliğini bozup İslâm toplumunu zayıflatacak her çeşit olumsuz davranıştan sakının ki, O’nun tarafından şefkat ve merhamete lâyık olabilesiniz.”[1](Hucurat, 49/10)

وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللّٰهِ جَمٖيعاً وَلَا تَفَرَّقُواࣕ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ كُنْتُمْ اَعْدَٓاءً فَاَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَاَصْبَحْتُمْ بِنِعْمَتِهٖٓ اِخْوَان

اًۚ وَكُنْتُمْ عَلٰى شَفَا حُفْرَةٍ مِنَ النَّارِ فَاَنْقَذَكُمْ مِنْهَاؕ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اٰيَاتِهٖ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de o, kalplerinizi birleştirmişti. İşte onun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de o sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz." (Âl-i İmrân; 103)

وَاَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْۜ لَوْ اَنْفَقْتَ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعاً مَٓا اَلَّفْتَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ اَلَّفَ بَيْنَهُمْۜ اِنَّهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ

Şayet yeryüzündeki şeyleri tümüyle harcasaydın sen onların kalplerini uzlaştıramazdın. Fakat Allah onların arasını uzlaştırdı. Şüphesiz o mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Enfal/63)

2. Kardeşlerin birbirini sevmesi imanın bir gereğidir.

عَنْأَنَسٍعَنِالنَّبِىِّ - صلىاللهعليهوسلم - قَالَ « لايُؤْمِنُأَحَدُكُمْ حَتَّىيُحِبَّلأَخِيهِمَايُحِبُّلِنَفْسِهِ » .

Enes bin Malik radıyallahuanh’dan rivayet edildiğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:“Sizden biriniz kendisi için sevip arzu ettiği dünya ve ahiret nimetlerini din kardeşi için de sevip arzu etmedikçe,gerçek anlamda iman etmiş olmaz.” (Buhârî, İman 6; Müslim, İman 71)

Gerçek anlamda iman edebilmemiz için kardeşlerimizi bileceğiz tanıyacağız. Rengine, ırkına, kavmine bakmayacağız. Allah’ın boyasına bakacağız. İmanına bakacağız. İman etmişse artık kardeşimizdir bizim. Kardeş olduktan sonra onlara hiçbir kötülük düşünmeyeceğimiz gibi kendimiz için sevip istediğimiz şeyleri onlar için de sevip isteyeceğiz. Kardeşimizin iyiliğini istemezsek bu nasıl kardeşlik olacak. Hiçbir ideoloji, hiçbir renk, hiçbir fikir, hiçbir siyasi görüş, İslam kardeşliğinin önüne geçemez. Din bağını koparıp atamaz.

3. Bayramlar dayanışma ruhunu, iyiliği, paylaşmayı artırmalıdır.

وَاعْبُدُوا اللّٰهَ وَلَا تُشْرِكُوا بِه۪ شَيْـٔاً وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَاناً وَبِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَالْجَارِ ذِي الْقُرْبٰى وَالْجَارِ الْجُنُبِ وَالصَّاحِبِ بِالْجَنْبِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ وَمَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ مَنْ كَانَ مُخْتَالاً فَخُوراًۙ“

Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez." (Nisâ; 36)

Bayramlar iyiliğin, cömertliğin, ikramın, misafirperverliğin, paylaşmanın, tebessümün af ve merhametin, arttığı kardeşlik günleridir. Diğer zamanlarda olduğu gibi özellikle bayramlarda bu ayetin gereği en güzel şekilde yerine getirilmedir.

Zekat, fıtır sadakası ve bağışlarımızı da en kısa sürede vererek fakir ve yoksul kimselerin de bayram sevincini yaşamalarını sağlamalıyız.

4. Bayramlar, akrabalık bağlarını, muhabbeti, komşuluğu kuvvetlendirmelidir.

Bayramda ailecek, akrabalar birbirlerini ziyaret etmeli, sıla-i rahim görevlerini hiç olmazsa bayram vesilesiyle yerine getirmelidir. Modern hayat akrabalık bağlarını koparma noktasına getirmiştir. Hatta bazı kimseler anne babalarının, akrabalarının ziyaretine gidecekleri yerde tatil yerlerine otellere gidiyorlar. Bayramda dahi akrabalarını ziyaret edip bayramlaşmıyorlar. Akrabalık bağlarını kopardıklarını ve neyi kaybettiklerini bilmiyorlar… Günah işlediklerini bilmeliler oysa.

الَّذ۪ينَ يَنْقُضُونَ عَهْدَ اللّٰهِ مِنْ بَعْدِ م۪يثَاقِه۪ وَيَقْطَعُونَ مَٓا اَمَرَ اللّٰهُ بِه۪ٓ اَنْ يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِۙ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ اللَّعْنَةُ وَلَهُمْ سُٓوءُالدَّارِ

“Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozanlar, Allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) koparanlar ve yeryüzünde fesat çıkaranlar var ya; işte lânet onlara, yurdun kötüsü (cehennem) de onlaradır." (Ra'd; 25)

Aynı apartmanda oturduğu halde farklı dünyaların insanlarıymış gibi uzak düşen komşular hiç olmazsa bayram vesilesiyle tanışmalıdırlar. Bayram da komşuluk görevi yapılmazsa ne zaman yapılacak? Bu bayram komşuların bayramı olsun. Unutulan komşulukların tekrar hatırlanması olsun. Aksi takdirde komşumuz aç yatar da haberimiz dahi olmaz.

5. Bayramlar, hayatımıza yenilik, dinçlik ve neşe katmalıdır.

Her zaman olduğu gibi bayramlarda da haram ve helal sınırlarını gözeterek meşru çerçevede eğlenilmelidir. Alışveriş ve yiyeceklerde israfa kaçılmamalıdır.

Büyüklerin ellerinden öpülmeli, küçükler sevindirilmeli, komşu, eş, dost hep birlikte, sevinçle bayramlaşmalıdırlar. Yaşlılar, hastalar, fakirler sevindirilmelidir. Özellikle kimi kimsesi olmayanları, yetim ve öksüzleri unutmamalı, bayram sevincimize onlar da ortak edilmelidir.

Çocuklara yeni elbise ve eşyalar alarak bayram sevinçleri artırılmalıdır. İmkânı olanlar hediyeleşmelidirler. Ancak hediyesiz gidilmez diyerek bayram ziyaretleri ihmal edilmemelidir. Çünkü hediye şart değildir. Önemli olan ziyaret edip bayramlaşmaktır. Gönül almaktır… Gönül yapmaktır…

6. Bayramlar, aramızdaki düşmanlık, dargınlık ve küskünlüğe son vermelidir.

Müslümanlar arasında çeşitli sebeplerden dolayı birbirlerine karşı dargınlık besleyen ve birbirlerine küsenler olmuş olabilir. Bu kimseler gurur meselesi yapmadan bu bayram vesilesiyle küskünlüklerine derhal son vermelidirler. İslam kardeşliğini zedeleyen, sakınılması gereken önemli bir husustur. Nitekim Hadisi şeriflere baktığımızda çok sert uyarılarla küs durmamız yasaklanmıştır.

“Ebu Eyyûb el-Ensârî radıyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre, Peygamberimiz şöyle buyuruyor:

“Din kardeşiyle üç gün üç geceden fazla küs kalması, bir Müslüman’a helal değildir. Küslük durumunda müminler arasındaki birlik, beraberlik ve kardeşlik duyguları öyle büyük bir yara alır ki, iki Müslüman karşılaşırlar da, biri bir tarafa, öteki öbür tarafa yüzünü çevirir. Bu ikisinden en hayırlı olanı, bunu gurur meselesi yapmayıp yeniden barışmak için ilk adımı atarak önce selam verendir.” (Ebu Davud, Edep, 55; Elbani sahih demiştir. Ahmed b. Hanbel, 5/421)

Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Her pazartesi ve perşembe günü, cennete götüren bütün rahmet ve bereket kapıları açılır ve Allah’a ortak koşmayan her kul bağışlanır. Ancak aralarında küslük bulunan kişiler hariç. Allah tarafından meleklere, “Birbiriyle barışıncaya kadar bunları bekletin; birbiriyle barışıncaya kadar bunları bekletin, küs kalmaya devam ederlerse günahlarını silmeyin, denilir.” (Müslim, Bir ve Sıla ve Adap, 11; Tirmizi, Bir ve Sıla, 76)

–Sülemî radıyallahuanh’dan rivayetedildiğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Kim din kardeşini bir yıl terk edip ona küs durursa, onun kanını dökmüş gibi günaha girer. Müminler arasında dargınlık ve düşmanlığa sebep olan ve bu düşmanlığı aylarca, yıllarca devam ettiren insanların İslam toplumuna verdiği zarar, Müslümanlara silah çeken, onların kanını döken kâfir ve zalimlerin verdiği zarardan daha az değildir.” (Ebu Davud, Edep, 55; Ahmed b. Hanbel, 4/220)

Ramazan Ayındaki kazanımların korunması lazım.

Ramazanda kazandığımız oruç, şükür, ibadet, dua, tövbe, zikir ve Kur’an okuma gibi alışkanlıklarımızı, haram ve kötülüklerden uzak durma duyarlılığımızı, ramazandan sonra da devam ettirmeliyiz. Ramazan bir eğitimdi. Asıl ramazandan sonra başlayacak samimiyetimiz. İmanımızın gereği olan salih amelleri kesintisiz devam ettirmeliyiz. İbadetlerimize, bayramla birlikte elveda diyemeyiz. Sadece Ramazan da değil bütün bir ay, bütün bir yıl, bütün bir ömür boyunca kulluk yapmak zorundayız.

وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتّٰى يَاْتِيَكَ الْيَقٖينُ

Ve ölüm denilen kesin gerçek kapını çalıncaya dek, Rabb’ine kulluk ve ibâdete devâm et!”(Hicr, 15/99)

Ramazan sonuna kadar değil, ömür sonuna kadar kulluk…

Değerli Kardeşlerim. Nafile oruçları senemize yayalım. Bu aydaki altı gün şevval orucunu unutmayalım. Diğer önemli gün ve gecelerdeki oruçlar ve her ay eyyamı bi’d, her hafta pazartesi-perşembe oruçlarımızı tutarak ömrümüzü Ramazan kılalım ki hakiki bayramımız Ahiret-Cennet olsun!

Bayram Namazının Kılınışı:

Bayram namazlarının her iki rekâtında, diğer namazlara göre fazladan üçer tekbir getirilir ki bunlara “zevâid tekbirleri” denir. Bu tekbirleri getirmek vaciptir. Birinci rakatın başında “Sübhâneke” duasından sonra, ikinci rekatta ise Fatiha ve zamm-ı sûreden sonra bu üç tekbir alınır. Şöyle ki:

İmam, “Allâhü ekber” diyerek tekbir alır ve ellerini bağlar. Cemaat de aynı şekilde tekbir getirip ellerini bağlar. İmam ve cemaat içlerinden “Sübhâneke” duasını okur. Sonra İmam ve cemaat, “Allâhü ekber” diyerek tekbir alır, eller kulaklar hizasına kadar kaldırılıp yana bırakılır. Sonra aynı şekilde “Allâhü ekber” diyerek bir tekbir daha alınır ve eller yine yana bırakılır. Üçüncü kere “Allâhü ekber” diyerek tekbir alınır ve bu sefer eller bağlanır. Tekbirler arasında üç defa “sübhanellâhi’l-azîm” diyecek kadar beklenir. Bundan sonra cemaat susup bekler. İmam, gizlice eûzü-besmele çeker, Fatiha ve zamm-ı sûreyi sesli olarak okur, sonra rükû ve secdeler yapılır ve ikinci rekâta kalkılır.

İkinci rekâtta imam,gizlice besmele çeker, “Fatiha” ve “zamm-ı sûre”yi yine sesli olarak okur. Ardından imam ve cemaat, “Allâhü ekber” diyerek tekbir alır, eller kulaklar hizasına kadar kaldırılıp yana bırakılır. Peşinden aynı şekilde “Allâhü ekber” diyerek bir tekbir daha getirilip eller yine yana bırakılır. Sonra aynı şekilde üçüncü bir tekbir daha alınır ve eller yine yana salınır. İlk rekâtta olduğu gibi ikinci rekâtta da tekbirler arasında üç defa “sübhânellahi’l-azîm” diyecek kadar beklenir. Üçüncü tekbirin akabinde “Allâhü ekber” diyerek rükûa varılır. Tıpkı birinci rekâtta olduğu gibi rükû ve secdeler tamamlanır. İkinci secdeden sonra oturulur. “Tahiyyât”, “Salli” “Bârik”, “Rabbenâ âtinâ” ve “Rabbena’ğfirlî” duaları okunur. Sağa ve sola selam verilerek namazdan çıkılır.

(DİB Yayınları, Namaz İlmihali S.151-152, 4. Baskı, Ankara 2011)

Ramazanda günahlardan arınmış bir şekilde Allah’ın rızasına erişerek bayrama kavuşanlardan olmayı, bütün bir ömrümüzü ramazan gibi yaşamayı Rabbimden niyaz ediyorum.

Bayramınızın bütün İslam âlemine hayırlar getirmesini, savaşın, zulmün, işgalin, açlığın, susuzluğun ve bu gibi nedenlerden dolayı ölümlerin son bulmasını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum…

Allah’ım!

Çocuklarımızı iyi bir insan, olgun bir Müslüman olarak yetiştirecek imkanlar lütfeyle. Çocuklarımızı şeytanın şerrinden, şeytan tıynetli insanların şerlerinden muhafaza eyle. Çocuklarımıza, büyüklerine, milletine, vatanına sadık hayırlı nesiller olarak yetişmeyi nasip eyle.

Vatanımızı, milletimizi ve bütün İslam alemini zalimlerin, düşmanların ve hainlerin şerlerinden muhafaza eyle. Hainlerin haince planlarını kendi başlarına çevir ya Rabbi.

Bize uzun ömürler, helalinden bol kazançlar, tatlı lisanlar, huzurlu kalpler, faydalı bilgiler, iffetli eşler ve hayırlı evlatlar nasip eyle ya Rabbi.

Allah’ım!

Bize lütfettiğin ve yaşama imkanı verdiğin Ramazan ayında senin rızanı gözeterek tuttuğumuz oruçları, kıldığımız teravihleri, okuduğumuz Kur’an’ları, verdiğimiz zekat, sadaka ve fitreleri kabul eyle Ya Rabbi.

Bu yıl olduğu gibi gelecek yıllarda da hep beraber nice Ramazanları coşkuyla yaşamayı hepimize nasip eyle ya Rabbi.

Bu bayramları, milletimizin ve İslam aleminin diriliğine, kalkınmasına ve mutluluğuna vesile eyle ya Rabbi! 

VAAZI İNDİR 
PDF İçin TIKLAYINIZ>>> 
WORD İçin TIKLAYINIZ>>>


Hazırlayan: Selim Kaan AYDOĞAN 
Din Hizmetleri Uzmanı

29 Nis 2022 - 03:12 - Vaaz


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mihrap Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mihrap Haber değil haberi geçen ajanstır.

04

Halil Akyüz - @Ali Kemal 02 nolu yoruma cevabı: Ali Kemal Bey, linkler unutulmuş. Kusura bakmayın. Şimdi linkler eklendi. İyi günler dileriz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Mayıs 12:07
03

Halil Akyüz - @Harun 01 nolu yoruma cevabı: Metnin sonuna pdf linki eklendi. İyi günler dileriz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Mayıs 12:03

Anket Sitemizde en çok hangi haberler ilginizi çekiyor?