Kur'an'ın indirildiği gece Kadir Gecesi (Vaaz) PDF

Sakarya Karasu İlçe Müftülüğü Vaizi Muammer AKSOY Hoca tarafından hazırlanmış olan "Kur'an'ın İndirildiği Gece Kadir Gecesi" konulu haftanın cuma vaazı sitemize eklenmiştir.

Sakarya Karasu İlçe Müftülüğü Vaizi Muammer AKSOY Hoca tarafından hazırlanmış olan "Kur'an'ın İndirildiği Gece Kadir Gecesi" konulu haftanın cuma vaazı sitemize eklenmiştir. Kadir Gecesi vaazını, metnin sonundaki linklerden PDF ve WORD formatında indirebilirsiniz.

KUR’AN’IN İNDİRİLDİĞİ GECE KADİR GECESİ

اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ف۪ي لَيْلَةِ الْقَدْرِۚ ﴿١﴾ وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِۜ ﴿٢﴾ لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِنْ اَلْفِ شَهْرٍۜ ﴿٣﴾ تَنَزَّلُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ ف۪يهَا بِاِذْنِ رَبِّهِمْۚ مِنْ كُلِّ اَمْرٍۙ ﴿٤﴾ سَلَامٌ۠ۛ هِيَ حَتّٰى مَطْلَعِ الْفَجْرِ ﴿٥﴾

Biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik. 2. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? 3. Kadir gecesi, bin aydan daha hayırlıdır. 4. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar. 5. O gece, fecrin doğuşuna kadar esenlik doludur.

Kadr Kelimesi

Vahidî şöyle der: “Arapçada el-Kadru, takdir anlamındadır. Takdir ise, bir şeyi, ne fazla ne de eksik olmaksızın, başka bir şeyin dengi kılmak, onun misli kılmaktır.”

Kadr İsminin Kullanılması

Âlimler, bu geceye neden Kadir gecesi denildiği hususunda şu izahları yapmışlardır:

Bu gece, işlerin ve hükümlerin takdir edildiği gecedir. Nitekim İbn Abbas'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:

"Allah Teâlâ, bu yıl içinde yağmur, rızık, diriltme, öldürme vs. gibi olabilecek şeyleri, gelecek yılın bu gecesine kadar takdir eder." (Fahreddîn er-Râzî, et-Tefsîru’l-Kebîr, 3. Baskı, Dâru İhyâi’t-Türâsi’l-Arabî, Beyrut, 1999, c: 11, s. 229.) ki bunun bir benzeri de, Cenâb-ı Hakk'ın,

حٰمٓۜ * وَالْكِتَابِ الْمُب۪ينِۙ * اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ف۪ي لَيْلَةٍ مُبَارَكَةٍ اِنَّا كُنَّا مُنْذِر۪ينَ * ف۪يهَا يُفْرَقُ كُـلُّ اَمْرٍ حَـك۪يمٍۜ

Hâ-mîm. * Aydınlatan kitaba yemin olsun! * Biz onu mübarek bir gecede indirdik; biz daima uyarmaktayız. Her hikmetli iş nezdimizde bir emr ile o zaman ayrılır..." (Duhân, 44/1-4) ayetleridir.

Şunu ifade etmek gerekir ki, Allah'ın "takdîr"i, bu gecede meydana geliyor anlamında değildir. Çünkü Cenâb-ı Hak, olabilecek her şeyi; ta gökleri ve yeri yaratmazdan önce, ezelde takdir etmiştir. Bu ifadeyle, bunları Levh-i Mahfuza yazmaları sebebiyle, takdir edilen bütün bu işlerin o gecede meleklere açıklanması kastedilmiştir.

Leyletu’l-kadri” ifâdesi, azamet ve şeref sahibi gece manasına gelir. Bu kıymet ve şeref, fail ile ilgilidir. Yani, "Kim o gecede, taatta bulunursa, kıymetli ve şerefli olur..." demektir. Bu, fiil ile ilgilidir. Yani, "O gecede yapılan taatların kadri kıymeti daha fazladır..." demektir. Ebû Bekir el-Verrak'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Bu geceye Kadir gecesi denilmesi, o gecede kıymetli bir kitabın kıymetli bir meleğin lisanı üzere, kıymetli bir ümmete inmiş olmasındandır. Belki de Cenâb-ı Hak, "Kadr" lafzını, bu sûrede, işte bu sebepten dolayı üç kez tekrar etmiştir."

Kadr Gecesinin Gizli Kalmasının Hikmetleri

Allah Teâlâ, diğer şeyleri gizli tuttuğu gibi, Kadir gecesini de saklı tutmuştur.

Cenâb-ı Hak, herkes bütün taatlara rağbet etsin diye, rızasını taatlarda gizli tutmuştur.

Günah sayılabilecek bütün şeylerden sakınsınlar diye, gazabını masiyetlerde gizli tutmuştur.

Herkese saygı duysunlar ve iyi gözle baksınlar diye evliyasını insanlar arasında gizli tutmuştur.

Bütün dualarda alabildiğine çaba sarf etsinler diye, kabul ve icabetini gizli tutmuştur.

Bütün isimlere saygı duysunlar diye, ism-i a'zamını gizli tutmuştur.

Her namaza olabildiğince devam etsinler diye, "salât-ı vüstâ"yı gizli tutmuştur.

Her çeşit tevbeye devam etsinler diye, tevbenin kabulünü gizli tutmuştur.

Ramazan'ın tüm gecelerini tazim etsinler diye de, Kadir gecesini saklı tutmuştur.

Kadir Gecesinin Verilmesindeki Hikmet

"Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır" ayetinin anlamı, "Bu gecede yapılan ibadetler, kendisinde bu gecenin bulunmadığı bin aydan daha hayırlıdır" demektir. Zira, "Kendisinde bu gecenin bulunduğu bin aydan daha hayırlıdır" denilmesi muhaldir. Allah Teâlâ'nın bu gecede olan lütufları, muhtelif iyilikleri ve rızıkları, alabildiğince arttığı için, bu, bu şekilde ifade edilmiştir.

Mücâhid şöyle demektedir: "İsrailoğulları arasında, sabaha kadar namaz kılan, sabahtan akşama kadar da cihad yapan birisi vardı. Ve bu kimse bu işi bin yıl böyle devam ettirdi. Derken, Allah'ın Resulü ve mü'minler buna imrendiler de, işte bunun üzerine Allah Teâlâ, bu ayeti indirdi. Yani, "Senin ümmetin için Kadir gecesi, bin yıl silahına sarılan o İsrailî kimsenin bin yılından daha hayırlıdır" demektir.

Malik ibn Enes de şöyle der: "Hz. Peygamber (s.a.s)'e, indirilen yaşama süreleri (liste halinde) gösterildi de, ümmetinin ömrünü kısa buldu. Böylece de, diğer ümmetlerin yaptığı hayırlı işleri, ümmetinin yapamayacağından endişelendi de, işte bunun üzerine Cenâb-ı Hak, Hz. Muhammed (s.a.s)'e Kadir gecesini verdi ve Kadir gecesi, diğer ümmetlerin bin ayından hayırlı oldu..."

Kadr suresi

Burada kısaca Kadr suresinin ayetlerine değinmek istiyorum.

اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ف۪ي لَيْلَةِ الْقَدْرِۚ ﴿١﴾ وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِ

“Biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?” (Kadr, 1-2)

لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِنْ اَلْفِ شَهْرٍۜ

“Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.” (Kadr, 3)

Şunu ifade etmek isterim ki; İslam’ın zaman ve mekân tasavvurunda, mutlak iyi ya da kötü bir zaman yoktur. Zamanın ya da mekânın iyi-kötü olması, insana nispetledir. İyi kullanılan zaman-mekân, kötü kullanılan zaman-mekân vardır. Farklı bir ifadeyle, uğurlu ve şanslı, ya da uğursuz ve şanssız bir zaman-mekân bulunmamaktadır. Zamanı ve mekânı iyi ya da kötü kılan insanın duruşudur.

İçerisinde bulunduğumuz bu geceye atfedilen bu değer, bizzat geceden mi kaynaklanmakta, yoksa geceye değerini veren başka bir unsurdan mı? Bu sorunun cevabını ikinci ayet açıkça vermektedir. Buna göre, bu gece, tüm değerini Kur'an'dan almaktadır. Çünkü Kur'an, bu gecede bir bütün olarak inmiştir. Mesela Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Bir geceyi 30.000 kat daha değerli kılan unsur Kur’andır. Buna göre, Kameri yıl içerisinde kutsal kılınan her tür zaman parçası (Ramazan, Kadir Gecesi, İsra ve Mirac Gecesi gibi) kutsallık ve bereketini, bizzat kendilerinden değil, kendi dışlarındaki bir 'değerden' almaktadırlar. Mekke'deki Mescid-i Haram, Medine'deki Mescid-i Nebî, Kudüs'deki Mescid-i Aksa da böyledir.

Kadir Gecesi'ne, 30.000 kat değer getiren unsurun Kur'an olduğu anlaşıldıktan sonra, tüm kutsallık ve bereketin herhangi bir sabit zaman parçasına/geceye değil Kur'an'a izafe edilmesi doğru ve makul olandır.

Bunun anlamı da şudur: Ey insan! İndiği zamana dahi 30.000 kat değer yükleyen bir Kitab, indiğinde kendi halinde bir çöl kasabası sakini olan Abdullah'ın oğlu Muhammed'i 'Âlemlere rahmet' olan bir elçi eylemiştir.

Sıradan bir çöl kasabası olan Mekke'yi, 'Kentlerin Anası' olan mübarek ve muhterem emin bir belde haline getiren bu vahiy, eğer senin yüreğine, zihnine, hayatına ve dünyana da inerse, sana bir gecesi bir ömür kadar bereketli bir hayat bahşeder, senin duygu, düşünce ve eylem potansiyelini binlerce kat artırır! 

Değerli mi olmak istiyorsun Kur’an’a yönel!

Mükemmel mi olmak istiyorsun Kur’an’a yönel!

Kurbiyyet mi elde etmek istiyorsun Kur’an’a yönel!

Cenneti mi istiyorsun Kur’an’a yönel!

Peki, buna mukabil Kur’an bizim hayatımızın neresindedir:

“Kur’an’ın gündemi nedir? Buna karşılık bizim gündemimiz nedir? Biz gündemimizi neye göre ayarlıyoruz?

Rotamızı Kur’an mı belirliyor yoksa başka şekilde mi bakıyoruz hayata? Kur’an ne derse biz yapabiliyor muyuz? Kur’an benim neyim olur? sorusunu her Müslüman kendisine sormalıdır. Kur’an’ın öncelediği şeyler nelerdir, benim önceliklerim nelerdir? Bunlar birbiriyle eşleşerek mi gidiyor yoksa ikisi birbirine teğet mi geçiyor, ikisi birbiriyle çakışıyor mu?

Aile hayatımda Kur’an var mı? İş hayatımda Kur’an var mı? Sosyal hayatımızda Kur’an ne kadar yer kaplıyor?

Dolayısıyla Yaratıcı, Kur’an’la irtibatın olsun diyorsa bunu yapabileceğiz demek ki.

وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ

“Andolsun biz Kur’an’ı düşünmek için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?” (Kamer, 17)

Kur’an-ı Kerimin önemini yine Kur’an’dan birkaç ayet aktarmak suretiyle ifade edelim.

الَر كِتَابٌ أَنزَلْنَاهُ إِلَيْكَ لِتُخْرِجَ النَّاسَ مِنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ بِإِذْنِ رَبِّهِمْ إِلَى صِرَاطِ الْعَزِيزِ الْحَمِيدِ

“Elif. Lâm. Râ. (Bu Kur'an), Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, yani her şeye galip (ve) övgüye lâyık olan Allah'ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır.” (İbrahim, 14/1)

يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءتْكُم مَّوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَشِفَاء لِّمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ

“Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine bir şifa, müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir.” (Yunus, 10/57)

الم   ذَلِكَ الْكِتَابُ لاَ رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ

 “Elif Lam Mim. Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.” (Bakara,2/1-2)

Sevgili Peygamberimizden Kadir gecesinin ihya edilmesi neticesinde elde edilecek mükafat bizlere şöyle müjdelenmektedir.

مَنْ قام لَيْلَةَ القَدْرِ إِيماناً واحْتِسَاباً ، غُفِر لَهُ ما تقدَّم مِنْ ذنْبِهِ

“Faziletine inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Kadir gecesini değerlendiren kişinin geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhari, hadis no:1901)

Bir ömürden hayırlı bu Kadir gecesi kıymetini, Kur’an’ın, dünyaya, insanlığın ufkuna inmeye başlamasından alır.

Kur’an indiği geceyi bir ömre bedel kılar.

Bu Kur’an bütün bir ömre inerse, senin ömrün Kur’an’la dirilirse, onun bedeli ne olur…? Elbette cennet. Elbette ebedi saadet!

Şuursuz bir geceye inen bu kitap, o geceyi bir ömre bedel kılarsa, şuurlu bir insanın ruh ufkuna, idrak dünyasına inen bu kitab, bu vahy neler yapmaz!

İşte Kadir gecesi, Kur’an’ın bizim idrak dünyanıza indiği andır. Kur’an bana indi, bana vahyolundu dediğiniz, Kur’an ile hemhal olduğumuzda gündüzümüz de kadir, geceniz de kadir olur. Ya da Kur’an bizim ruh dünyanıza hala inmediyse, onunla buluşamadıysak bizim ne kadir gecemiz, ne de kadir gündüzümüz var demektir. Ne kadrimiz, ne kıymetimiz var demektir.

تَنَزَّلُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ ف۪يهَابِاِذْنِ رَبِّهِمْۚ مِنْ كُلِّ اَمْرٍۙ ﴿٤﴾ سَلَامٌ۠ هِيَ حَتّٰى مَطْلَعِ الْفَجْرِ

“O gece boyunca melekler, Rablerinin izniyle (ölü canlara) hayat taşımak için bölük bölük inerler; her çeşit barış, huzur, saadet ve güven taşırlar…ta şafak sökünceye dek!..”

Bu fiil bu bab’ta; bir şeyin sürekli, kesintisiz olmasını ifade eder. Melekler yanlarında vahiy olduğu halde fasılasız, aralıksız inerler de inerler. “Fî hâ” daki zamir; geceye ait olabilir. Bu takdirde anlam, “o gecede” olur. O gecede melekler vahiyle mütemadiyen iner de iner demektir. Melekler yanlarında “min külli emrin/ hayatın her alanına dair mutluluğun formülleri, anahtarları” olduğu halde inerler de inerler.

Vahiy bir kere indi. Lakin onun anlamları sonsuz kere iner. Onun nuzulü bitse de, vahyin manası tükenmez. Vahiy bir kere iner, manası sonsuz kere iner ve sürekli iner, demektir.

“Selâm”; Selam için inerler. Getirdikleri her bir emir, selamdır, selamettir, insanları mutluluğa iletecek formüllerdir.

Allah Kuran’ın doğduğu bu gece hürmetine “Genel Af” ilan edebilir mi? Evet, edebilir. Bu gece Peygamberimizin risaletinin, rasullüğünün başlangıç gecesidir. Tüm âlemlere rahmet olarak gönderilen o son kutlu elçi hatırına bir selam gecesi, bir genel af gecesi ilan edilebilir.

Yalnız bu genel affın kapsamına girmek için de Kuran’ın kapsama alanına girmek şarttır. Yani; Kuran’la diyalog kurmuş, Kuran’ın rehberliğini kabul etmiş, onu hayat kitabı edinmiş olmak kaydıyla. “Bi izni rabbihim” بِاِذْنِ رَبِّهِمْۚ   ifadesi, her gelene geç değil, her günahkâr değil, piyangodan çıkana değil, bilakis Allah’ın iznine bağlı olduğunu ilan eder.

Ayet-i kerimelerin ve hadis-i şeriflerin ışığında Kadir gecesi ile ilgili şu hususların ön plana çıktığını görmekteyiz.

Bu gecede Kur’an indirilmeye başlanmıştır.

Bu gece Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimizin (s.a.s.) Peygamberlik vazifesinin başladığı bir gece.

Bu gece Kur’an ve insan buluşmasının ilk yaşandığı bir gece.

Kadir gecesinde insan ile buluşan Kur’an’ın ilk ayetleri ise “oku”dur. Kur’an-ı, Peygamberimizi, hayatı, alemi, kendimizi okumalı, Rabbimize yönelmeliyiz.

Kadir gecesini Ramazan ayının son on gününde aramalıyız.

Ramazan ayının son on günü geldiğinde diğer zamanlarda yapmış olduğumuz ibadetleri biraz daha artırmalıyız.

Bu gece içerisinde kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlıdır.

Bu gece Cebrail (a.s.) ve melekler Allah’ın izniyle her türlü iş için dünya semasına inerler.

Bu gece tan yerinin aydınlanmasına kadar esenliktir.

Kadir gecesinin farkında olan, ihya eden insan için bağışlanma, esenlik, dünyevi ve uhrevi birçok güzellikler mevcuttur.

Kandil geceleri birlik ve beraberliğimiz için birer ganimettir. Bu gecelerde birbirimizi unutmamalı, hayır ve duada bulunmalıyız.

Geliniz! Bu gecede şu Hadis-i Şerife yeniden kulak verelim ve İslam Dininin ilkelerini hayat tarzı haline getirelim.

مثَلُ الْمُؤْمِنِينَ فِي تَوَادِّهِمْ وتَرَاحُمِهِمْ وتَعاطُفِهِمْ ، مَثَلُ الْجَسَدِ إِذَا اشْتَكَى مِنْهُ عُضْوٌ تَداعَى لهُ سائِرُ الْجسدِ بالسهَرِ والْحُمَّى

“Müminler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.” (Buhari, Edep 27)

Bizler birbirimize sırt dönemeyiz. Birbirimizden ilgi ve alakayı kesemeyiz.

Kendi memleketimizde doğusuyla-batısıyla, kuzeyiyle-güneyiyle hepimiz Müslüman’ız ve Müslüman olarak hiçbirimiz birbirimize sırt dönemeyiz. Sen sensin bende benim diyemeyiz. Dünya’da yaşayan kardeşlerimiz için de ne yapalım herkesin yardımına biz mi koşacağız? diyemeyiz. Bilelim ki, aramıza nifak tohumları saçanlar dünde vardı, bugünde var. Bugün aramıza sokulmak istenen fitneleri birbirimize sırt dönmeyerek birlik ve beraberliğimizi sağlamlaştırarak bitireceğiz. Efendimizin şu hadisine tekrar kulak vermeliyiz.

لا تَباغَضُوا ، ولا تحاسدُوا، ولاَ تَدابَرُوا ، ولا تَقَاطعُوا ، وَكُونُوا عِبادَ اللَّهِ إخواناً ، ولا يَحِلُّ لِمُسْلِمٍ أنْ يهْجُرَ أخَاه فَوقَ ثلاثٍ

"Birbirinize kin tutmayınız, hased etmeyiniz, sırt dönmeyiniz ve ilginizi kesmeyiniz. Ey Allah'ın kulları, kardeş olunuz. Bir müslümanın, din kardeşini üç günden fazla terk etmesi helâl değildir." (Buhari, Edep, 57)

Ramazan ayında ve özellikle kadir gecesinde, Tövbe ve istiğfarda bulunalım.

Bu gecede dua etmek de yapacağımız ibadetlerden olmalıdır. Dua ibadettir. Yapıldığı anda ibadet yapılmış sevabı alınmasının yanı sıra kişinin istekleri Yaratan tarafından kendisine verilir. Hz. Aişe Annemizden bir hadisi aktarmak suretiyle bu gecede nasıl dua edeceğimizi Efendimiz (s.a.s.)’den öğrenelim.

قُلْتُ : يا رَسُولَ اللَّهِ أَرَأَيْتَ إِن عَلِمْتُ أَيَّ لَيْلَةٍ لَيْلَةُ القَدْرِ ما أَقُولُ فيها ؟ قَالَ : « قُولي : اللَّهُمَّ إِنَّكَ عَفُوٌّ تُحِبُّ العفْوَ فاعْفُ عنِّي

Bu gece hakkında Hz. Aişe validemiz (r.a.) Efendimize şöyle bir soru yöneltmiştir: Ey Allah'ın Resulü! Kadir gecesinin hangi gece olduğunu bilecek olursam, o gece nasıl dua edeyim? diye sordum. "Allahım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Beni bağışla! diye dua et" buyurdu. (Tirmizi, hadis no: 3513)

Bu gün ve gecelerde Kuran-ı Kerimi bizlerde gönlümüze indirmeliyiz. O’nun manevi feyzinden istifade etmeliyiz. Okumalı, anlamalı ve hayatımıza aktarmalıyız. Peygamber Efendimiz bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır.

اقْرَؤُا القُرْآنَ فإِنَّهُ يَأْتي يَوْم القيامةِ شَفِيعاً لأصْحابِهِ

“Kur’an okuyunuz. Çünkü Kur’an, kıyamet gününde kendisini okuyanlara şefaatçi olarak gelecektir” (Riyazü’s-Salihin, Hadis No: 993)

Ya Rabbi! Zalimlerin zulmü tüm Müslüman Kardeşlerimizi sardı. Bu gece hürmetine artık zalimlere fırsat verme.

Ya Rabbi! Mazlumların feryadı Arşa dayandı. Mazlumlara yardımını gönder. Şehit olanlara rahmet eyle. Şefaatlerine nail eyle. Hastalarına acil şifalar ver. Kardeşlerimizin yar ve yardımcısı ol.

Ya Rabbi! Sana gönülden niyazda bulunuyoruz. Müslümanlar arasında birlik-beraberliği daim eyle. Müslümanların arasını açmak isteyenlere, fitne ve fesatla Müslümanları birbirlerine düşürmek isteyenlere fırsat verme.

Ya Rabbi! Zulme seyirci kalmayan, maddiyatıyla, duasıyla dik duruşuyla zalimin karşısında duran Aziz Milletimize birlik ver, Vatanımıza dirlik ver. Mazlumun yardımcısı olanların yardımcısı ol. Mazluma destek çıkana sende destek ol.

Ya Rabbi! Kadir gecesini ihya etmek için toplandığımız bu gecede aynı safta omuz omuza geldiğimiz şu gecede kardeşliğimizi en ulvi makama İslam Kardeşliği makamına çıkart. Bizi birbirimizde, bizi kardeşlikten ayırma.

Ya Rabbi! Bizleri kadir-kıymet bilenlerden eyle. Bizleri kadir gecesinin sırrına erenlerden eyle.

Kadir geceniz mübarek olsun. Rabbim dualarımızı kabul eylesin. Günahlarımızı affeylesin. Geçmişlerimize rahmet, bizlere, gelecek neslimize ve tüm Müslümanlara selamet ihsan eylesin.  Allah’a emanet olun. 

VAAZI İNDİR 
PDF İçin TIKLAYINIZ>>> 
WORD İçin TIKLAYINIZ>>>


Hazırlayan: Muammer Aksoy
Karasu İlçe Vaizi / SAKARYA

27 Nis 2022 - 11:31 - Vaaz


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Mihrap Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Mihrap Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Mihrap Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Mihrap Haber değil haberi geçen ajanstır.

01

Yusuf Kambur - Güzel bir vaaz oldu Allah razı olsun hocam

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Nisan 11:52

Anket Sitemizde en çok hangi haberler ilginizi çekiyor?