1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Güvenli alkol limiti yok, en doğrusu hiç alkol almadan araç kullanmak
Güvenli alkol limiti yok, en doğrusu hiç alkol almadan araç kullanmak

Güvenli alkol limiti yok, en doğrusu hiç alkol almadan araç kullanmak

Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı, alkol aldıktan sonra kahve içmenin, egzersiz yapmanın, birez uyumanın alkolün yakılması üzerinde hiçbir etkisi olmadığını açıkladı.

A+A-

Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı, alkol aldıktan sonra kahve içmenin, egzersiz yapmanın, birez uyumanın alkolün yakılması üzerinde hiçbir etkisi olmadığını açıkladı. Emniyet, güvenli alkol limiti olmadığını, en doğrusunun hiç alkol almadan araç kullanmak olduğunu bildirdi.

Emniyet, “Bunun için karaciğerin çalışmasına ve zamana ihtiyaç vardır. Bu nedenle alkol aldıktan sonra ne yapacağını düşünmek yerine, içmeye başlamadan önce bazı kararlar almak daha yararlı olabilir.” uyarısında bulundu. 

Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı, alkolün sürücülük becerileri üzerindeki etkisine dair bir açıklama yaptı. Bilimsel araştırmaların, alkolün hiç bir seviyesinin sürücülük için güvenli olmadığını gösterdiğine dikkat çekilen açıklamada, ülkelerin, yasal alkol limitini belirlerken konuyu tıbbi, psikolojik ve sosyal yönüyle değerlendirerek bir karara vardığına işaret edildi. 

"ALKOL LİMİTİ YANLIŞ ALGILANIYOR"

Alkolün etkileri açısından yaş, cinsiyet, sürücülük deneyimi gibi bazı faktörlere bağlı olarak bireyler arasında farklılıklar görüldüğünün vurgulandığı açıklamada, “Genel olarak araştırmalar 0.2 promil düzeyinden itibaren alkol düzeyi arttıkça sürücülük üzerinde olumsuz etkilerinin de arttığı yönünde birleşmektedir. Bu sınır kimi ülkeler tarafından kabul edilmiş bulunmaktadır. Ülkemizde ticari araç sürücüleri ve kamu hizmetinde çalışan sürücülerin alkollü olarak trafiğe çıkmaları tümüyle yasaklanmış, diğer sürücüler içinse yasal sınır olarak bir litre kanda yarım gram alkole eşit olan 0.50 promil belirlenmiştir. Bu, halk arasında yanlış bir biçimde ‘yüzde elli alkollü olmak’ diye ifade edilmekte, hatta bunun mümkün olduğu sanılmaktadır. Bu, tümüyle yanlış bir bilgidir. Bu yanlışlık, genellikle promil değerinin nasıl hesaplandığının iyi bilinmemesinden kaynaklanmaktadır. Promil hesabında alkolün ağırlığı, kanın ise hacmi dikkate alınarak bir orantı kurulur. Örneğin 0.50 promil 100 mililitre kanda 50 miligram alkol bulunduğunu gösterir ve buradan gidilerek, 50:100=0.50 promil kabul edilir. Ağırlığı, hacme oranlamak matematiksel olarak çok mantıklı değilse de karmaşık ve çok küçük sayılarla uğraşmak zorunda bırakmadığı için tercih edilen bir ifade biçimidir. Eğer hacim oranları dikkate alınacak olursa, 0.50 promilin gerçekte kanda on binde 2.5 görülür. İnsan vücudu yüzde elli alkol oranı bir yana, yüzde 0.5 oranında alkole bile (binde 5 ya da bir litre kanda 4 gram alkol bulunması) tolerans göstermekte çok zorlanır, hatta bu düzeydeki kan-alkol oranı pek çok kişide ölüme yol açar.” denildi. 

"UYUMAK ALKOLÜN ETKİSİNİ AZALTMAZ"

Alkol alındıktan sonra muhakeme yeteneği ve algılayış giderek bozulurken, bunun sonucunda sürücülük becerileri azaldığına dikkat çekilen açıklamada, bozulan muhakeme yeteneği ve azalan duygusal kontrol nedeniyle kendine güvende yersiz bir artış meydana geldiği hatırlatıldı. Bu çelişkili değişimin sürücülük için daha da tehlikeli bir duruma yol açtığının vurgulandığı açıklamada, alkol aldıktan sonra ne yapacağını düşünmek yerine içmeye başlamadan önce bazı kararlar almanın daha yararlı olabileceği dile getirildi. Alkol aldıktan sonra kahve içerek, egzersiz yaparak ya da biraz uyku ile alkolün etkisinin azaltılamayacağının belirtildiği açıklamada, şu ifadelere yer verildi: 

 “Direksiyon başına geçilecekse alkol alınmaması lazım. Eğer araç kullanılacaksa hiç içmemek, eğer içilecekse araç kullanacak bir kişi bulmak gereklidir. Özellikle eğlenmek için çıkılan akşamlarda özel araç kullanmak yerine taksi ya da toplu taşım araçlarını tercih etmek uygun olacaktır. Hiç şüphe yok ki alkolün etkileri konusunda doğru bilgilenen ve bu tür kararları alkol almadan önce vermeye çalışan sürücüler bu konuda en doğru davranışı da yine kendileri seçebilirler.”

ARAÇ TARFİKTEN MEN EDİLİYOR, EHLİYETE 6 AY EL KONULUYOR

 Kaza riskleri nedeniyle trafik polisi için sürücülerin alkol kontrolünün özel bir önemi olduğunun anlatıldığı açıklamada, alkollü sürücülere 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48/5 maddesi gereğince para cezası yazıldığı, aracın trafikten men edilmesiyle birlikte sürücü belgesinin de 6 ay süreyle el konulduğu belirtildi. Bir sürücünün aynı suçu işlemesi halinde para cezası ve aracın trafikten men edilmesi dışında sürücü belgesine 2 yıl el konulduğu dile getirildi. Açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

“Aynı sürücü üçüncü kez alkollü olarak araç kullanırken tespit edilirse, kanunun ilgili maddesinde belirtildiği şekilde para cezası ile cezalandırılır, aracı trafikten men edilir ve sürücü belgesi 5 yıl süreyle trafik polisince geri alınır. Ayrıca, 6 aydan az olmamak üzere hafif hapis cezası uygulanılır. 5 yıl süreyle geri alınan sürücü belgesi sahipleri, 5. yılın sonunda, psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri muayenesi sonrasında durumu uygun olanlara belgeleri iade edilir. Alkollü araç kullanmaktan dolayı sürücü belgeleri geri alınan sürücüler, sürücü belgesine el koyan trafik birimine veya en yakın trafik denetleme şube müdürlüğüne alıkoyma süresinin bitiminde dilekçe ile başvurarak sürücü belgelerini geri alabilirler. Meydana gelen trafik kazaları incelendiğinde sürücülerin bir anlık dikkatsizlikleri sonucu meydana geldiği görülmektedir. Bu nedenle, alkol almış kişinin de dikkati dağılmaktadır. Güvenli alkol limiti yoktur, en doğrusu, hiç alkol almadan araç kullanmaktır.”  

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.