1. HABERLER

  2. VAKIF-DERNEK

  3. Fahri ve Vekillerin Gözü Meclis'te!
Fahri ve Vekillerin Gözü Meclis'te!

Fahri ve Vekillerin Gözü Meclis'te!

Mihkur-Der Genel Başkanı Enver Kömürcü, Milletvekili Mustafa Kalaycı'nın Fahri ve Vekillerle ilgili TBMM'ye verdiği kanun teklifiyle ilgili olarak tüm milletvekillerinden destek istedi.

A+A-

“Saygı değer millet vekillerimizin hepsinden,mustafa kalaycı beyin, fahri ve vekillerin kadroya alınması için meclise verdiği kanun teklifine, destek vermelerini büyük bir umutla bekliyor ve talep ediyoruz”

Fahri(geçici) kkö’leri, vekil imam ve müezzinlerin kadro yada sözleşmeye alınmaları din eğitimi ve ülkemiz adına çok önemli, büyük bir kazanım olacaktır.

Bu sebebledirki,lütfen yıllardır beklediğimiz kadro yada sözleşme umudumuzun önüne kimse geçmesin ve engellemeye kalkmasın bu büyük bir vebaldir.

MHP Genel Başkan yardımcısı ve Konya Millet Vekili Sayın Mustafa Kalaycı beyin, Fahri(geçici) Kur’an kursu Öğreticileri, vekil İmam ve müezzinlerin kadroya alınması için meclise verdiği kanun teklifini, Millet vekillerimizin de, kendi partimizin verdiği kanun teklifi değil anlayışına kapılmaksızın, Ülkemiz ve DİN eğitimi adına, ivedi çözülmesi gereken sosyal bir sorun olduğu anlayışıyla hareket ederek, destek vermeleri bekliyoruz.

Hz. Peygamber Efendimiz s.a.v. “Din nasihattir.” buyurdu. Bunun üzerine sahabiler:

- Kimin için ya Rasulallah, diye sordu. Hz. Peygamber s.a.v. buyurdu ki;

- Allah için, Allah’ın kitabı için, Rasulü için, müminlerin yöneticileri için ve tüm müslümanlar için nasihattir.

Evet; nasihat, “Öğretmek,öğüt vermek, vaaz etmek, tavsiye etmek, ihtar etmek, iyiye ve hayra davet etmek, kötü ve şerli işlerden sakındırmak, güzel konuşmak, ibret verici ifadeler kullanmak” gibi manalara gelmektedir.

"İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten vazgeçiren bir grup insan bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır"(Ali imran.104)

Bu âyet-i kerîme, iyiliği emir ve kötü işlerden sakındırma işinin farz olduğunu göstermektedir. Ayrıca âyette kurtuluşun iyiliği emir ve kötü işlerden sakındırmaya bağlı olduğu da ifade edilmektedir.

Her mümine, ilmi ve gücü nisbetinde, Allah'ın emirlerine uymayı ve kötülüklerden kaçınmayı başka müslümanlara öğütlemesi, âyet-i kerîme ile verilmiş bir vazifedir.

Toplumun korunması için dinin en önemli ilkeleri olan iyiliğe, doğruluğa, güzelliğe çağırmak emredilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v) bu konuda şöyle buyurmuştur:

"Sizden kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin; buna gücü yetmezse diliyle onun kötülüğünü söylesin; buna da gücü yetmezse kalbiyle ona(kötülüğe) buğzetsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir."(Sahihi müslim.20-Tirmizi fiten.11)

İyiliği emretme, kötülükten sakındırma görevi Hz.Peygamberimiz’in (s.a.v.) ümmetine verilmiş bir görevdir. Bu ümmetin diğer ümmetlerden daha faziletli olmasının sebeplerinden biri de budur. Bu husus Kur'ân-ı Kerim'de şöyle açıklanmıştır:

"Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten vazgeçirmeye çalışırsınız.”(Ali imran.110),

Buradan şu anlaşılmaktadırki,Nasihatte bulunma,iyiliği emretme ve kötülükten alı koyma,herkesin üzerine farzdır.Bu farziyyeti iyi anlamalı,çalışma ve projelrimizi geliştirmeliyiz.Bu projenin başı olan eğitim ve öğretime çoook önem vermeliyiz.Eğitimsiz ve bilgisiz insanların emri bil maruf ve nehyi anil münkeri yapması çok büyük tehlikeler arzetmektedir.

Ohalde Ali imran suresi 104. Ayeti kerimesi mucibince ‘’ İçimizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten vazgeçiren alimlerimizin ,hocalarımızın,kuran kursu öğreticilerimizin bulunması ve bunların sayısının çoğaltılması elbetteki çok büyük bir kazanım olacaktır.

Dostlar din eğitimi çok önemlidir ve din eğitiminde açık verirsek bunun telafisi çok zor olacaktır.Bugün istatistiklere göre bağımlılık yaşının 9-10 lara kadar inmesi,gençliğimizin kendi kültürlerinden uzaklaşarak özentilere kapılarak,bizden ve dinden olmayan şeylere yönelmesi,Anne baba ve evlat arasında uçurumların oluşması.Akrabalık bağlarının kopması.Komşuluk ilişkilerinin neredeyse yok olmaya doğru gitmesi.Kişilerin İslamı kendi istek ve arzularına göre,yorumlaya kalkışması. Sünnetin devreden çıkartılmaya çalışılması,Sahabe efendilerimize dahi edepsizce saldırılması.Mezhep İmamlarımızın ,feylosofcasına yok sayılma çabaları.Hadis kitaplarını tedvin eden hadis alimlerimize mealist ve selefi anlayışlı zevatların saldırmaları ve daha birçok bozuk itikadi anlayışların yerleştirilmeye çalışılması, hep eğitim eksikliğinden kaynaklanmaktadır.

Bu kutlu vazifeyi her şeyini feda ederek yapmak isteyen eğitimcilerimize, alimlerimize, hocalarımıza, İmam-hatiplerimize ve kur’an kursu öğreticilerimize çok ihtiyacımız var.

HANİ BAZILARI DERLERYA KUR’AN KURSU ÖĞRETİCİLERİNİN SAYISI ÇOK Peki İstatistiklere göre din eğitimine göz atacak olursak, bizim daha çok kur’an kursu öğreticisine ihtiyacımız olduğu aşikar ortaya çıkacaktır.

Şöyleki Milli Eğitim bakanlığında 2018 yılı verilerine göre 925.500 civarında saygıdeğer öğretmenlerimiz var.Tabiki olmalı ve hatta 100 bine yakın öğretmen açığı var.

81 milyon nüfusumuz var.925.500 öğretmenimiz var,buda demektirki 875 kişiye bir öğretmen düşerken.81 milyon nüfusumuza karşılık,28 bin Kur’an Kursu öğreticimiz var.Buda demektir ki 2793 kişiye bir Kur’an kursu öğreticisi düşmektedir.Peki arada bu kadar çok fark olmasına rağmen hala Kuran kursu öğreticilerinin sayısı çokmu diyeceksiniz yada bu açığı kapatmak için projelermi yapacaksınız?

Kardeşlerim bütün bunlara rağmen, aldıkları ücretin azlığına bakmaksızın,Kur’an kurslarımızda görev yapan geçici (FAHRİ) Kur’an Kursu öğreticilerimiz,yıllardır bu kutlu vazifeyi yaparak liyakatlarının yanına tecrübeyide katark yapmalarına rağmen. Bir çok başarıya imza atmalarına rağmen. 2013 yılından bu güne kadar siyasilerimizin ve yetkililerinde söz vermelerine rağmen, hala kadro yada sözleşmeli statüye niçin geçirilmiyorlar.Acaba bunda bir art niyet yada engellememi var diyede sormaktan kendimizi alamıyoruz.

Umudumuz ve beklentimiz,Sayın Başkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’ ın bu sorunu çözeceğine ve MHP Genel Başkan yardımcısı, Sayın Mustafa KALAYCI beyin,Vekil imam,müezzin ve Geçici Kur’an Kursu Hocalarımızın Kadro yada sözleşmeye geçirilmeleri için ,Meclise verdikleri kanun teklifinin meclisde, Millet vekillerimizinde,kendi partimizin verdiği kanun teklifi değil anlayışına kapılmaksızın,çözülmesi gereken sosyal bir sorun olduğu anlayışıyla hareket ederek, vereceği saygın destekleriyle kabul edilerek bu sorunu,hep birlikte çözeceklerine olan inancımız tamdır.

Fahri(geçici) kkö’leri, vekil İmam ve Müezzinlerin kadro yada sözleşmeye alınmaları din eğitimi ve ülkemiz adına çok büyük bir kazanım olacaktır.

Bu sebebledirki,lütfen yıllardır beklediğimiz kadro yada sözleşme umudumuzun önüne kimse geçmesin ve engellemeye kalkmasın bu büyük bir vebaldir.

DİN EĞİTİMİ AÇIĞININ İVEDİ BİR ŞEKİLDE KAPATILMASI VE HATTA DİN EĞİTİMİ SEFERBERLİĞİNİN BAŞLATILMASINI TÜM KAMOYUYLA PAYLAŞIYORUZ.SAYGILARIMLA..

Enver KÖMÜRCÜ
Mihkur-Der Genel Başkanı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum